İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1129 K.2023/2559

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/1129Karar2023/2559Tarih15 Mayıs 2023Okuma9 dk · 1.850 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/1129 E., 2023/2559 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
15 Mayıs 2023
Mahkemesi
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İlk derece mahkemesi
Şanlıurfa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.850 kelime·9 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili; müvekkillerinin kardeşi muris ...'ın 26.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, vefat etmeden önce kansere yakalanan murisin son birkaç yıllık yaşamını hastanede geçirdiğini, murisin evliliğinde mutlu olmadığını ve müşterek çocuklarının da bulunmadığını, Şanlıurfa 2. Noterliği tarafından muris adına düzenlenen 00939 yevmiye numaralı 12.01.2017 tarihli düzenleme şeklinde vasiyetname ile murisin Mersin ili, ... ilçesi, ....

Köyü'nde bulunan taşınmazdaki hissesi ve adına verilecek emekli ikramiyesinin tamamını öldükten sonra eşi ...'a vasiyet ettiğini, Şanlıurfa 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1137 Esas, 2018/63 Karar sayılı dosyada vasiyetnamenin açılmış sayılmasına karar verildiğini, Şanlıurfa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/487 Esas sayılı dosyasında vasiyetnamenin tenfizi davası açıldığını, dosyanın halen derdest olduğunu, murisin vasiyet düzenlediği tarihte temyiz kudretinden yoksun olduğunu, vasiyetname aslının arkasında Şanlıurfa ....Noteri tarafından vasiyet edenin hukuki ehliyeti bulunmadığına ilişkin dipnot düşüldüğünü,

vasiyetnamenin hastanede düzenlendiğinin aşikar olduğunu ve birçok yönden hukuka aykırılık barındırdığını, mühendis olan murisin imza atamayacak kadar hasta durumda iken düzenlenen vasiyetnamenin geçerli olmadığını belirterek, kanuna aykırı vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ile murisin yaklaşık 36 yıl evli kaldığını, vasiyete konu taşınmazın müvekkili ve murisin ortak taşınmazları olduğunu, davacı tarafın iddiasının aksine murisin kanser hastalığının değil KOAH rahatsızlığının bulunduğunu, davalı lehine yapılmış olan vasiyetnamenin iptalini isteyen davacıların murisle hiç ilgileri olmadığından hastalığını da bilemediklerini, murisin babasından kendi payına düşmesi gereken ancak bir şekilde davacılara intikal eden miras payının dahi müvekkili tarafından alınmadığını, murisin Köy tarafında bulunan payına düşen mallarının da kardeşleri arasında paylaştığını belirterek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

1. İlk Derece Mahkemesinin 10.02.2020 tarih ve 2018/405 Esas, 2020/79 Karar sayılı kararıyla; "vasiyetnamenin iptali davası için düzenlenen hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğu, dava konusu vasiyetnamenin TMK 535 maddesine göre düzenlenmiş olmasına rağmen vasiyetname düzenlenirken memur tarafından mirasbırakana okunmamış olduğu, okumak için mirasbırakana verilerek belirtilen hükümde düzenlenen şekle aykırı davranıldığı,

bu aykırılığın vasiyetnameyi geçersiz kılacağı, ayrıca tanıkların da mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu tevsik eden beyanları olmadığı, bu beyanın yokluğunun da vasiyetnameyi geçersiz kılacağı" gerekçesi ile davanın kabulü ile davaya konu olan vasiyetnamenin davacı yönünden iptaline karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2021 tarihli ve 2020/621 Esas, 2021/288 Karar sayılı ilamıyla; "dava dışı mirasçılar ... ve ...'ın davaya dahil edilmediği, vasiyetnamenin açılıp okunmasına ilişkin dosyanın getirtilip vasiyetnamenin davacıya tebliğ edildiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında 1 yıllık hak düşürücü sürenin dolup dolmadığını değerlendirilmesi gereken ilk derece mahkemesince bu işlemin yapılmadığı" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi yukarıda karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davanın kabulü ile Şanlıurfa 2. Noterliğinin 12/01/2017 tarih 00939 yevmiye sayılı vasiyetnamesinin davacılar yönünden iptaline" karar vermiştir.

4. İlk Derece Mahkemesince "davaya konu vasiyetnamenin, okur yazar olan miras bırakanın ellerindeki rahatsızlıkları nedeniyle, noter tarafından okuyamayan veya yazamayanlara özgü vasiyetname şeklinde düzenlenmiş olduğu, TMK'nun 535. maddesine göre vasiyetname düzenlenirken, memurun vasiyetnameyi iki tanığın önünde vasiyet edene okuması ve mirasbırakanın, vasiyetnamenin son arzuları olduğunu beyan etmesi,

tanıkların da hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini, hem de vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve vasiyetnamenin miras bırakanın son arzularını içerdiğini beyan ettiğini yazdırmaları gerektiği; dava konusu vasiyetnamenin TMK'nun 535 maddesine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, vasiyetname düzenlenirken memur tarafından mirasbırakana okunmamış olduğunu, okumak için miras bırakana verilerek yasa ile düzenlenen şekle aykırı davranıldığı,

bu aykırılığın vasiyetnameyi geçersiz kılacağı, ayrıca tanıkların da mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu tevsik eden beyanlarının olmadığı, bu beyanın yokluğunun da vasiyetnameyi geçersiz kılacağı" gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; resmi şekilde vasiyetname düzenleten murisin neden imza atamadığı hususunun vasiyetnameye şerh düşüldüğünü, Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin yerleşik kararları ile Yargıtayın İçtihatı Birleştirme Kararlarında da okuryazar kişilerin dileğine göre ve hiç bir sebep bildirmeye veya vasiyetnameye yazdırmaya yer olmaksızın, okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebileceklerinin açıkça ifade edildiğini, vasiyetnamede imzası bulunan ve bildirilen tanıklar dinlenmeden hüküm kurulduğunu, vasiyetnamede miras bırakanın vasiyetnameyi açıkça okuduğunun belirtilmiş olduğunu,

miras bırakanın hukuki ehliyete haiz olduğu, bu durumun tanıkların ve noterin beyanlarıyla anlaşılmasının yanısıra hastane raporuyla da kanıtlanan raporla vasiyet edence düzenlettirildiğini, belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

1. Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b/1 inci maddesi hükmü uyarınca davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermiştir.

2. Bölge Adliye Mahkemesince "vasiyetnamenin memur tarafından vasiyet edene okunduğu ve tanıkların, miras bırakanı tasarrufa ehil gördükleri, vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğu ve vasiyetnamenin murisin son arzularını içerdiğine dair beyanının bulunmadığının tespit edildiği, ilk derece mahkemesinin TMK'nın 535.inci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekil şartlarına uygun olarak düzenlenmeyen vasiyetnamenin iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, özellikle, davanın yasada belirtilen hak düşürücü süre içerisinde açıldığı saptanarak yazılı şekilde karar verilmiş olmasının doğru olduğu" gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı davalı ... vekili istinaf dilekçesindeki nedenleri ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 532, 533, 534 ve 535. maddeleri,

1.TMK'nın 532 nci maddesi, "(f.1) Resmî vasiyetname, iki tanığın katılmasıyla resmî memur tarafından düzenlenir.(f.2) Resmî memur, sulh hâkimi, noter veya kanunla kendisine bu yetki verilmiş diğer bir görevli olabilir."; 533. maddesi ise, "(f.1) Mirasbırakan, arzularını resmî memura bildirir. Bunun üzerine memur, vasiyetnameyi yazar veya yazdırır ve okuması için mirasbırakana verir. (f.2) Vasiyetname, mirasbırakan tarafından okunup imzalanır. Memur, vasiyetnameyi tarih koyarak imzalar." şeklinde düzenlenmiştir.

2. TMK'nın 535 inci maddesi; “Mirasbırakan vasiyetnameyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur vasiyetnameyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine mirasbırakan vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan eder.

Bu durumda tanıklar, hem mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun vasiyetnamenin son arzularını içerdiğini beyan ettiğini vasiyetnameye yazarak veya yazdırarak altını imzalarlar.” hükmünü içermektedir.

3. Okur-yazar kişiler de hiç bir gerekçe göstermeden okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunu seçebilirler. Bu yön 26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının sonuç bölümünde açıkça ifade edilmiş olup, içtihadın yürürlüğünden bu yana bu yolda süregelen uygulamaya paralel olarak yasada da düzenleme yapılmıştır. Ancak, okur-yazar kişilerce, okuyamayan veya imzalayamayanlar gibi resmi vasiyetname düzenletme yolunun seçilmesi halinde de; TMK'nın 535 inci maddesinde gösterilen şekle uyulmak zorundadır.

4. 26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının 2 nci bendinde "...Hiç şüphe yok ki, vasiyetçinin okuma yazma bilmemesi veyahut hastalık yüzünden vasiyet senedinin düzenlendiği sırada okuyup yazamayacak bir durumda bulunması hallerinde, 480. madde gereğince senet düzenletmesi düşünülemeyeceğinden, 482. madde uyarınca işlem yapılması zorunluğu vardır.

Lâkin bu, hiç bir zaman, okuyup yazabilen bir kimsenin dahi senedi resmî memura okutturarak vasiyet senedi düzenlettirmesine engel sayılmamalıdır. Kanun, senedi vasiyetçinin okumasını veyahut onun memur tarafından vasiyetçiye okunmasını, memurun senede yazdıklarının vasiyetçinin iradesine uygunluğunu sağlamak amacı ile emretmiştir. Senedi rahatça okuyabilecek durumda bulunan kimsenin onu kendisinin okumak istemesi esastır.

Bir vasiyetçi, senedi memura okutturmayı uygun görürse bunda özel bir sebep var demektir. Senedi vasiyetçi de okusa, memur da okusa, vasiyetçi senette yazılanlardan, yine aynı derecede bilgi edinmiş olur. Buna göre, 481. madde yerine 482. madde gereğince işlem yapılması halinde dahi kanun koyucunun güttüğü amaç, yine gerçekleşmiş bulunur.

Gerek 482. madde hükmünden, gerekse Medeni Kanunun diğer hükümlerinden, okuyup yazabilecek durumda olan kimsenin vasiyet senedinin 482. madde uyarınca düzenlenmesi halinde şekil bakımından eksik sayılacağı sonucu çıkarılamaz...",

Kararın 3 üncü bendinde "Vasiyetçi imza atamayacak durumda ise, 482. madde gereğince düzenlenen resmî senette imzası bulunmayacaktır ve 482. madde hükmü de bunu açıkça öngörmektedir (Derpiş etmektedir). Lâkin vasiyetçi, resmî memurun okuduğu senedi, kendisi imza ederse, bu imza dolayısiyle senedi şekil bakımından eksik saymak için hiç bir sebep yoktur..."

Kararın 4 üncü bendinde "Medeni Kanunun birinci maddesi hükmünce kanunun yorumlanmasında ve uygulanmasında hâkimin göz önünde tutacağı kaynaklardan bulunan İsviçre ilmî içtihatları incelendiğinde, miras hukuku üzerine en geniş iki şerh yazımı bulunan Tuor ile Eseher'in de, söz konusu 482. (İsviçre kanununda 502.) maddenin uygulanmasında vasiyetçinin serbest seçiminin esas olduğunu, okuyup yazabilen vasiyetçinin, her hangi bir sebep bildirmeksizin, bu şekillerden birisine göre işlem yaptırabileceğini kesin olarak kabul ettikleri görülmektedir " hükmü yer almaktadır.

3. Değerlendirme

1. Dava konusu düzenleme şeklinde vasiyetname incelendiğinde; vasiyetnamenin davet üzerine noter tarafından ....

Eğitim Araştırma Hastanesinde tanzim edildiği, birinci sayfasında vasiyet eden ...'ın notere okur yazar olduğunu söylediği fakat ellerinin titremesi nedeniyle imza atamadığı, bundan dolayı işleme sol el baş parmak izinin belgeye basılması isteğini beyan ettiği, yine noterin vasiyet edenin bu işlemi yapma yeteneği ve okur yazar olduğunu anladığı hususuna yer verildiği;

noterin vasiyet eden sözlerini bitirdikten sonra sözlerinin tutanağa yazıldığını, yazılan vasiyetnamenin okunması için vasiyet edene verildiğini, vasiyet edence okunduktan sonra son ve gerçek isteklerinin yazıldığını beyan ettiğini, bu beyan sonrası belgenin birlikte imzalanarak mühürlendiğini, vasiyet edenin sol baş parmak izinin vasiyet eden sıfatıyla ... tarafından tasdiklendiği; ikinci sayfada ise vasiyet edence vasiyetnameyi okuduğunu ve isteklerini tam olarak kapsadığını noter huzurunda tanıklara beyan ederek yine sol baş parmak izi ile bu beyanını tasdiklediği;

devamında tanıkların söz alarak vasiyetin noter tarafından okunmak üzere vasiyet edene verildiğini, adı geçenin vasiyetnameyi önlerinde okuduktan sonra vasiyet edence yazılanların son ve gerçek isteklerine uygun olduğunu ve vasiyet edeni bu işlemi yapmaya yeterli (tasarrufa ehil) gördüklerini beyan ettikleri anlaşılmaktadır.

2. İlk Derece Mahkemesince; "dava konusu vasiyetnamenin TMK'nun 535. maddesine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, vasiyetname düzenlenirken memur tarafından mirasbırakana okunmamış olduğunu, okumak için miras bırakana verilerek yasa ile düzenlenen şekle aykırı davranıldığı, bu aykırılığın vasiyetnameyi geçersiz kılacağı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş.

Bölge Adliye Mahkemesince de aynı gerekçeyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş ise de bu gerekçenin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.

26.03.1962 günlü ve 23/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Kanun'un senedi vasiyet edenin okumasını veyahut onun memur tarafından vasiyetçiye okunmasını, memurun senede yazdıklarının vasiyetçinin iradesine uygunluğunu sağlamak amacı ile emrediliği, senedi rahatça okuyabilecek durumda bulunan vasiyet edenin son arzularını içeren vasiyetnamesini yine kendisinin okumak istemesini esas olduğu belirtilmiştir.

Okur yazar olan vasiyet edenin bu anlamda vasiyetinin iradesine uygunluğunu kendisi okuduktan sonra anlayıp kabul ettiğini beyan etmesi nedeniyle aranan şekil şartına uygun olduğu anlaşılmaktadır. İzah olunan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

15.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1129, K. 2023/2559, 15 Mayıs 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1129
Karar No
2023/2559
Tarih
15 Mayıs 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2022/1133 K.2023/6534
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/1135 K.2023/3436
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1138 K.2023/497
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1139 K.2023/498
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/1139 K.2023/2694
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/1140 K.2023/503

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.