İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/157 K.2022/4087

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/02/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebi üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15/12/2020 günlü…

Esas2022/157Karar2022/4087Tarih6 Haziran 2022Okuma6 dk · 1.258 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/157 E., 2022/4087 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
6 Haziran 2022
Mahkemesi
Tüketici Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.258 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 28/02/2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptal ve tescil, olmadığı takdirde tazminat talebi üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15/12/2020 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davalı yüklenici ... ile arsa sahibi diğer davalılar arasında .... Noterliğinde tanzim edilen 20.06.2001 tarih ve 12169 yevmiye no'lu kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... Mevkisindeki 756 ada 271 parsel sahibi taşınmaz üzerine bina yapılmasının kararlaştırıldığını, yüklenici müteahit ...'ın sözleşme gereğince kendisine bırakılan 42 no'lu bağımsız bölümü ....

Noterliğinde tanzim edilen 22.10.2002 tarih ve 18313 yevmiye no'lu satış vaadi sözleşmesi ile dava dışı ...'na satmayı vaat ettiğini, ...'nun ....

Noterliğinde tanzim edilen 14.02.2011 tarih ve 02470 yevmiye no'lu satış vaadi sözleşmesi ile bağımsız bölümü müvekkili ...'a temlik ettiğini, müteahhit tarafından inşaatın yapılarak bitirildiğini ancak müvekkiline satılan 42 no'lu bağımsız bölümün müvekkili adına tescilinin gerçekleştirilmediğini, açıklanan nedenlerle dava konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde ise şimdilik 50.000,00 TL'nin davalı ...'tan tahsilini istemiştir.

Davacı vekili 12.05.2014 tarihli ıslah dilekçesi ile dava konusu 42 no'lu bağımsız bölümün 40/48 payının davalı arsa sahiplerine, 8/48 payının ise arsa sahibi olmayan hissedar ...'ye ait olduğunu belirterek 40/48 hissenin tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline, 8/48 hissenin karşılığı bedelin davalı müteahhit ...'ten tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar ..., ..., ... ve ..., davalı ... ile aralarında .... Noterliğinde tanzim edilen 20.06.2011 tarih ve 12169 yevmiye no'lu kat karşılı inşaat sözleşmesi yapıldığını, söz konusu sözleşme gereğince dava konusu 42 no'lu bağımsız bölümün müteahhit ...'a ait olacağının kararlaştırıldığını, müteahhit ...'in kendileri aleyhine Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/1172 Esas sayılı dosyasında dava açarak 42 no'lu bağımsız bölümün kendisi adına tapuya kayıt ve tescilini talep ettiğini, söz konusu davanın halen derdest olduğunu ve bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı ile aralarında herhangi bir sözleşme bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Davalı ... vekili, müvekkili ile davacı arasında 42 no'lu bağımsız bölümün satışı ile ilgili olarak .... Noterliğinde tanzim edilen 20.10.2002 tarih ve 18313 yevmiye no'lu satış vaadi sözleşmesinin taraflar arasında yapılan 30.11.2002 tarihli fesihname ile hükümsüz hale geldiğini, bu nedenle müvekkili aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini bildirmiştir.

Mahkemece davacının tapu iptali ve tescil isteminin kısmen kabulü ile; dava konusu davalılar adına kayıtlılı 40/48 payının iptali ile davacı adına tesciline, davalı ... hakkında açılan tapu iptali ve tescil isteminin reddine, ... adına kayıtlı 8/48 payın bedeli olan 11.666,66 TL'nin davalı ...'tan tahsiline karar verilmiş, hükmün davalı ...'ın temyizi üzerine karar Dairemizin 15.10.2015 tarih 2015/10719 Esas, 2015/9055 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.

Davalı ... tarafından onama ilamına karşı karar düzeltme isteminde bulunulması üzerine, Yargıtay 14. Hukuk Dairesi'nin 29.04.2016 tarih, 2016/1633 Esas, 2016/5229 Karar sayılı ilamıyla; "...tefhim edilen kısa kararda tazminat talebi ile ilgili bir hüküm kurulmadığı halde gerekçeli kararda ''8/48 hissenin bedeli olan 11.666,66 TL'nin davalı ...'tan tahsili ile davcıya verilmesine'' şeklinde hüküm kurulduğu, kararın Dairemizce gerekçeli karar ile hüküm sonucunun çelişkili olması nedeniyle bozulması gerekirken sehven onandığı bu defa yapılan inceleme sonucu anlaşılmış, davalının yerinde görülen karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin onama ilamı kaldırılarak hükmün yukarıdaki gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle hüküm, bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacı ... vekilinin davalılar aleyhine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası ile sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacak davasının reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği,

bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği” benimsenmiştir.

Yüklenicinin arsa payı karşılığı inşaat yapmakta olduğu veya arsa sahibinin aynı zamanda yüklenici sıfatıyla hareket ederek (yapsatçı konumunda) inşa etmekte olduğu binalardandan bağımsız bölüm satın alınması halinde Türk Borçlar Kanununun 184. maddesi gereğince üçüncü kişiye yapılacak temlikin yazılı olması yeterlidir.

Bu tür davalarda mahkemece öncelikle yüklenicinin edimini (eseri meydana getirme ve teslim borcunu) yerine getirip getirmediğinin, ardından sözleşme hükümlerindeki iskan koşulu (oturma izni) v.s. diğer borçlarını ifa edip etmediğinin açıklığa kavuşturulması zorunludur. Bunun için de davaya konu temlik işleminin geçerli olup olmadığı, arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yüklenicinin borçlarının neler olduğunun sözleşme hükümleri çerçevesinde incelenip değerlendirilmesi gerekmektedir.

Davacının arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye bırakılması kararlaştırılan bağımsız bölümü yükleniciden temlik alması halinde arsa sahibini ifaya zorlayabilmesi için bazı koşulların varlığı gerekir. Türk Borçlar Kanununun 188. maddesi gereğince.

“Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.” Buna göre temliki öğrenen arsa sahibi, temlik olmasaydı önceki alacaklıya (yükleniciye) karşı ne tür defiler ileri sürebilecekse, aynı defileri yeni alacaklıya (temlik alan davacıya) karşı da ileri sürebilir.

Temlikin konusu, yüklenicinin arsa sahibi ile yaptığı sözleşme uyarınca hak kazandığı gerçek alacak ne ise o olacağından, temlik eden yüklenicinin arsa sahibinden kazanmadığı hakkı üçüncü kişiye temlik etmesinin arsa sahibi bakımından bir önemi bulunmamaktadır.

Diğer taraftan, yüklenici arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden kazanacağı şahsi hakkı üçüncü kişiye (davacıya) temlik etmişse, üçüncü kişi (davacı) Türk Borçlar Kanununun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamaz.

Somut olaya gelince; her ne kadar mahkemece müteahhit ile dava dışı ... arasında, noterde düzenleme şeklinde yapılan 22.10.2002 tarihli satış vaadi sözleşmesinin aynı taraflarca 30.11.2002 tarihli olduğu belirtilen adi yazılı sözleşme ile feshedildiği kabul edilmiş ise de; taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin geçerliliği noterde düzenlenmiş olmasına bağlı olduğundan, sözleşmenin feshi de Noterlik Kanunu’nun 81/2’nci maddesine göre noterde yapılması halinde mümkündür. Taraflar sözleşmenin feshini noterde usulüne uygun olarak yapmadıkları takdirde geçerli bir fesihten bahsedilemeyecektir.

Diğer bir fesih yolu ise Türk Borçlar Kanunu’nun 123. maddesine göre taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde diğer tarafın fesih ihbarı göndermesidir. Sözleşmenin fesih edilmemesi durumunda ise, yükümlülüklerini yerine getirmeyen taraftan yükümlülüklerini yerine getirmemesinden dolayı doğan zarar tutarı ve yükümlülüklerinin yerine getirilmesi talep edilebilir.

Başka bir deyişle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde, yüklenicinin temliki nedeniyle dava açan davacı, tapu iptal tescil talebini sözleşme tarafı olan yüklenici ile tapuda malik görünen arsa maliklerine yöneltebilirken, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağı bulunmaması halinde sözleşemeden kaynaklı zararlar için alacak talebini ancak sözleşmenin tarafı olan kişi ya da kişilere yöneltebilir.

O halde mahkemece; davaya konu satış vaadi sözleşmesinin halen geçerli olduğu dikkate alınarak, davacının tapu iptal ve tescil talebi yönünden; dava konusu bağımsız bölümün de yer aldığı Mersin 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/343 Esas, 2014/342 Karar sayılı tapu iptal tescil davası hükmü de nazara alınmak suretiyle bir değerlendirme yapılması, sözleşmenin ifa edilememesinden kaynaklı tazminat talebi yönünden ise, sorumluluğun ancak sözleşmeyle bağlı olan sözleşme tarafına ait olacağı hususları nazara alınarak bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 06.06.2022 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/157, K. 2022/4087, 6 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/157
Karar No
2022/4087
Tarih
6 Haziran 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/158 K.2022/11604
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/159 K.2022/409
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2022/159 K.2022/12445
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/159 K.2022/10110
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/160 K.2022/14754
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/160 K.2022/11601

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.