KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/1828 E., 2022/5315 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2022
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ
Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACI-BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVALI : ...
DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN
DAVADA DAVACI : ...
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 06/05/2013 gününde verilen dilekçe ile asıl davada elatmanın önlenmesi ve kal; birleştirilen davada temliken tescil talebi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın kabulüne dair verilen 15/06/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenilmekle; süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıya ait 96 ada 180 parsel sayılı taşınmazın, davalı tarafından tandırlık yapmak ve duvar çekmek suretiyle tecavüz edildiğini belirterek, elatmanın önlenmesini ve yıkım talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, söz konusu yapıların 30 yıl önce belediyeye başvurularak görevli personelin gösterdiği yere yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuş; birleşen dava dilekçesinde ise, dava konusu taşınmazın üzerinde bulunan yapıların arzın değerinden fazla olduğunu, iyiniyetle yapıldığını belirterek, temliken tescil talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, dava konusu 96 ada 180 parsel sayılı taşınmazın yargılama sırasında malikinin değişmesi nedeniyle taraf teşkilinin sağlanması gerektiğinden bahisle karar bozulmuş, bozmaya uyan mahkemece, taraf teşkili sağlanarak, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne dair verilen karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal; birleşen dava ise, temliken tescil talebine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına göre, Mahkemece mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğinden ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığından, davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, dava konusu 96 ada 180 parsel sayılı taşınmaz,1960 yılında kadastro tespiti yapılan 96 ada 29 parsel sayılı taşınmazdan 1986 yılında ifrazen oluşmuştur. Dosya kapsamından, taşınmaz çapa bağlandıktan sonra dava konusu muhdesatın yapıldığı anlaşıldığından, davalı-birleşen dosyada davacı iyiniyetli olduğunu ispat edememiştir.
Hal böyle olunca, mülkiyet hakkına üstünlük tanınarak, asıl davada elatmanın önlenmesi ve yıkım talebinin kabulüne, birleşen davada temliken tescil talebinin ise reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/1828, K. 2022/5315, 20 Eylül 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama