İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/198 K.2023/1385

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2022/198Karar2023/1385Tarih9 Mart 2023Okuma7 dk · 1.433 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/198 E., 2023/1385 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Mart 2023
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.433 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların murisi ... ve ...'in ... Noterliği'nin 06.06.1971 tarih ve 5328 yevmiye No.lu resmi senetle ...

Köyü hudutları dahilinde adlarına kayıtlı veya murislerinden adlarına intikal eden gayrimenkullerdeki hisselerinin tamamını 100.000,00 TL bedelle ...'e satmayı vaat ettiklerini, bu satış vaadi sözleşmesi üzerine ... ve ...'in taşınmazın fiili kullanımını, zilyetliğini davacıların murisi ...'e bıraktığını, dava konusu taşınmazlardan bir kısmının kamulaştırıldığı halde kamulaştırma bedelini de aldıklarını belirterek,

satış vaadine konu olan Rize ili, Merkez ilçesi, Pilavdağı Mahallesinde bulunan 681 ada 10, 24, 38, 40, 56 parsel, 682 ada 1 parsel, 683 ada 7 parsel sayılı taşınmazlarda davalılara ait olan payların ... mirasçısı olan davacılar adına tapuya kayıt ve tescili ile Karayolları Genel Müdürlüğünce kamulaştırılan 682 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin davalılardan alınarak davacılara ...'in veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine talep ve dava etmiştir

II. CEVAP

Davalı ...'in mahkemeye sunmuş olduğu cevap dilekçesi ile davayı kabul ettiğini beyan ederek yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme "....Davacı tarafça sunulan noterde düzenleme şeklinde yapılan taahhütnamenin ilgilisi ... ve İshak Sönmez tarafından düzenlenmiş tek taraflı borç doğuran bir tasarruf işlemi olduğu, sözleşme unsurlarının hiçbirini içermemesi sebebiyle mülkiyet hakkını geçirecek nitelikte bir sözleşme olmadığı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı ve dolayısıyla davacı yanın bu taahhütnameye dayanarak tescil talebinde bulunma imkanının bulunmadığı, bu cihetle kamulaştırıldığı için tescil talebinde bulunulamayan taşınmazın kamulaştırma bedelinin istenilmesinin de mümkün olmadığı;

ayrıca davalıların dava konusu taşınmazlara elbirliği malik oldukları, bu nedenle aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğu, kabul, feragat veya sulh gibi işlemleri ancak birlikte yapabilecekleri, bu sebeple maliklerden biri olan davalı ...'in kabul beyanının sonuca etkili olmadığı" gerekçesi ile davayı reddetmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. HMK'nın 204 üncü maddesinde ''İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.'' denilmektedir. Rize Noterliği'nce düzenlenen 06.06.1971 tarih 5328 yevmiye numaralı resmi senedin dava yönünden kesin delil niteliğinde olduğu,

Nitekim bu resmi senedin sahteliğine yahut gerçeği yansıtmadığına dair herhangi bir iddianın ortaya atılmadığını,

Taraflar arasındaki ilişkilerde hukuki güvenliği sağlamak adına, belgelere resmiyet kazandırarak kamu hizmeti yürüten noterlik tarafından düzenlenen bu resmi senet ile davalıların murislerinin dava konusu taşınmazlardaki hak ve hisselerini davacıların murisine satarak satış bedelini aldıkları ve murisi ...'e satış vaadinde bulunduklarının ispatlandığını,

2. Dosya kapsamında sunulan tarafların murisleri arasında imzalanmış olan 18.06.1999 tarihli belgede de görüleceği üzere; davalıların murisi 1971 tarihli düzenleme şeklindeki noter satış vaadini ve karşılığında aldığı bedeli ikrar etmiş ve o tarihlerde taşınmaz üzerinde yapılan kamulaştırma işlemi sebebiyle kendisine ödenen kamulaştırma bedelini murisi ...'e iade ettiğini,

3. Hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte biran için dosyada mevcut noter senedinin mülkiyetin devri sonucunu doğuran bir sözleşme niteliğinde olmadığı düşünülse bile davalılardan ...'in davayı kabul etmesi ve diğer davalı ...'in vasisi tarafından da söz konusu satışın mahkeme huzurunda ikrar edilmiş olması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini bildirilerek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebini esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf talep dilekçesinde belirttiği aynı nedenlerle temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, "Re'sen Taahhütname" başlıklı 16.06.1971 tarih ve 5328 yevmiye No.lu senede dayalı tapu iptal ve tescili ile kamulaştırma bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmeleri kaynağını Borçlar Kanunu'nun 22 nci maddesinden alır. Bu tür sözleşmeler mülkiyet naklini gerektirdiğinden Borçlar Kanunu'nun 213, Türk Medeni Kanunu'nun 706 ve 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddeleri uyarınca Noter önünde re'sen düzenlenmesi gereken bir başka anlatımla geçerliği resmi şekil koşuluna bağlı kılınan tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türündendir.

Borçlar Kanunu'nun 1 inci maddesine göre sözleşme “iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleridir.” Yasa'daki rıza beyanından maksat tarafların karşılıklı irade açıklamalarıdır. Şayet, karşılıklı ve birbirine uygun taraf iradeleri bir akdin konusu ve onun esaslı noktalarında birleşmiş ise sözleşme meydana gelmiş sayılır.

Taraflar sözleşmeyi doğrudan yapabilecekleri gibi Borçlar Kanunu'nun 22 nci maddesinden yararlanarak bir akdin ileride yapılmasına dair sözleşmede yapabilirler. Uygulama ve doktirinde buna “sözleşme yapma vaadi” veya “önakid” denilmektedir. Tarif etmek gerekirse önakid; taraflardan her ikisinin birbirlerine ya da taraflardan yalnız birinin diğerine karşı ileride üçüncü bir şahısla bir borç sözleşmesi yapmayı taahhüt etmesi demektir.

Önakitle ileride yapılması vaat edilen borç sözleşmesine de “asıl sözleşme” denilmektedir. Önakid taraflara asıl sözleşmeyi yapma borcu yükler ve önakidle vaatte bulunan bu borcu yerine getirmediği takdirde alacaklı mahkemeye başvurarak borçlunun aynen ifaya mahkum edilmesini isteyebilir. Doktirinde hakim olan görüşe göre de mahkemenin vereceği hüküm borçlunun (vaatte bulunanın) asıl sözleşmeyi yapma iradesi yerine geçer.

Önakit taraflara asıl sözleşmeyi yapma borcu yüklediğinden önakitin bir sözleşme biçiminde yapılması ve bu sözleşmede iki tarafın karşılıklı ve birbirine uygun surette rızalarını beyan etmeleri zorunludur. Açıkça söylemek gerekirse gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde bir akit olması itibariyle iki tarafın varlığı şarttır.

Zira iki taraf bir araya gelip noter huzurunda icap ve kabul şeklindeki iradelerini açıklamadan orta yerde biçimine uygun düzenlenmiş resmi şekil şartına bağlı bir sözleşmeden söz edilemez.

2. 6100 sayılı HMK'nın 308 inci maddesinde kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesi olarak tanımlanmış, 309/4 üncü maddesinde kayıtsız ve şartsız olması gerektiği, 311 inci maddesinde de kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağı belirtilmiştir.

TMK’nın 640 ıncı maddesi; “Birden çok mirasçı bulunması halinde, mirasın geçmesiyle birlikte paylaşmaya kadar, mirasçılar arasında terekedeki bütün hak ve borçları kapsayan bir ortaklık meydana gelir. Mirasçılar terekeye el birliğiyle sahip olurlar ve sözleşme veya kanundan doğan temsil ya da yönetim yetkisi saklı kalmak üzere, terekeye ait bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf ederler.

Mirasçılardan birinin istemi üzerine sulh mahkemesi, miras ortaklığına paylaşmaya kadar bir temsilci atayabilir.

Mirasçılardan her biri, terekedeki hakların korunmasını isteyebilir. Sağlanan korumadan mirasçıların hepsi yararlanır.

Bir mirasçı ödemeden aciz halinde ise, mirasın açılması üzerine diğer mirasçılar, haklarının korunması için gerekli önlemlerin gecikmeksizin alınmasını sulh mahkemesinden isteyebilirler.”

TMK'nın 701 inci maddesi; “Kanun veya kanunda öngörülen sözleşmeler uyarınca oluşan topluluk dolayısıyla mallara birlikte malik olanların mülkiyeti, el birliği mülkiyetidir.

El birliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.”

TMK’nın 702 nci maddesi; “Ortakların hakları ve yükümlülükleri, topluluğu doğuran kanun veya sözleşme hükümleri ile belirlenir.

Kanunda veya sözleşmede aksine bir hüküm bulunmadıkça gerek yönetim, gerek tasarruf işlemleri için ortakların oy birliği ile karar vermeleri gerekir.

Sözleşmeden doğan topluluk devam ettiği sürece paylaşma yapılamaz ve bir pay üzerinde tasarrufta bulunulamaz.

Ortaklardan her biri topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabilir bu korumadan bütün ortaklar yararlanır.” hükümlerini düzenlemiştir.

3. Değerlendirme 1. Somut olaya gelince; davacı, 16.06.1971 günlü “Re'sen taahhütname” başlıklı belgeye dayanmıştır. Noterde düzenleme şeklinde yapılan bu taahhütname ilgilisi Meryem ve İshak Sönmez tarafından düzenlenmiş tek taraflı borç doğuran bir tasarruf işlemi ise de hiçbir zaman yukarıdan beri sayılan sözleşme unsurlarını içermediğinden taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesi olarak kabul edilemez. Dolayısıyla davacı yanın bu taahhütnameye dayanarak tescil talebinde bulunma olanağı yoktur.

2. Davalılara intikal eden payların TMK'nın 701 ve 702 nci maddeleri gereğince el birliği mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, el birliği mülkiyetinde mirasçıların belirlenmiş payları olmayıp her birinin payının terekeye dahil taşınmazların tamamı üzerinde söz konusu olduğu ve TMK'nın 702/2 nci fıkrasında tasarrufi işlemlerde oy birliği arandığı, eldeki dava da bir tasarrufi işlem olduğundan tüm mirasçıların birlikte hareket edip davayı kabul etmeleri gerekmektedir. Bir veya birkaç mirasçının davayı kabul etmesinin el birliği mülkiyetinde geçerli bir hukuki sonuç doğurmayacağı, karşı tarafa herhangi bir hak bahşetmeyeceği için davalılardan ...’in davayı kabule ilişkin beyanlarına sonuç bağlanamaz.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

09.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/198, K. 2023/1385, 9 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/198
Karar No
2023/1385
Tarih
9 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu E.2022/200 K.2023/171
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/201 K.2023/1610
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2022/203 K.2023/146
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/203 K.2023/1715
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2022/203 K.2023/1092
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/205 K.2023/1606

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.