KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/2993 E., 2022/7413 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
881 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tenkis istenmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 29.01.2021 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı, mirasbırakanı ...'nın 106 ada 3 ve 4 parsel sayılı taşınmazlarını kadastro tespiti sırasında bağış suretiyle davalı olan oğulları adına tespit ve tescil ettirdiğini, anılan işlemle saklı payının zedelendiğini ileri sürerek tenkise karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, zamanaşımı itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacının saklı payının ihlal edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. YARGITAY BOZMA KARARI
Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 29.09.2016 tarihli ilamında; "mirasbırakanın ölüm tarihindeki tüm terekesinin tespiti, tarafların gösterdiği delillerinin toplanması, yukarıda değinilen açıklamalar ve ilkeler doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak davacının saklı payının zedelenip zedelenmediğinin tespiti, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı ...'ın dava devam ederken dava konusu taşınmazlardaki payını diğer davalı ...'ya sattığı, bu haliyle dava konusu taşınmazlarda hak sahipliğinin kalmadığı ve husumetinin ortadan kalktığı anlaşılarak bu davalı yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... hakkında açılan davada ise muris Rauf tarafından yapılan iktisabın davacının saklı payını ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar Karar, davacı vekili tarafından duruşmalı olarak karar temyiz edilmiştir. 7.2. Temyiz Nedenleri Mahkemece bir çok bilirkişi raporu alındığını ve hepsinde birbirinden farklı parsellerin hesaba katıldığını, ölüm tarihinde muris adına kayıtlı tüm taşınmazların hesaba katılarak karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir.
B. Gerekçe
1.İlgili Hukuk 1.1.Dava, tenkis talebine ilişkindir.
1.2.Tenkis (indirim) davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası kazandırmaların (tebberru) yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) davalardandır. Tenkis davasının dinlenebilmesi için öncelikli koşul;miras bırakanın ölüme bağlı veya sağlar arası bir kazandırma işlemi ile saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olmasıdır.
Saklı payların zedelendiğinden söz edilmesi ise kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümü ile bilinmesiyle mümkündür. Tereke miras bırakanın ölüm tarihinde bırakmış olduğu mameleki kıymetler ile, iadeye ve tenkise tabi olarak yaptığı kazandırmalardır. Bunlar terekenin aktifini oluşturur.
Miras bırakanın borçları, bakmakla yükümlü olduğu kişilerin bir aylık nafakası, terekenin defterinin tutulması, mühürlenmesi, cenaze masrafları gibi giderler de pasifidir. Aktiften belirtilen borçların indirilmesi net terekeyi oluşturur. Tereke bu şekilde tesbit edildikten sonra mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre değerlendirilmesi yapılarak parasal olarak miktarının tesbiti gerekir.
(MK.565) Miras bırakanın Medeni Kanunun 564. maddesinde belirlenen saklı paya tecavüz edip etmediği bulunan bu rakam üzerinden hesaplanır. Tasarruf oranı aşılmış ise tasarrufun niteliğine göre icap ederse kazandırma işleminde, saklı payları zedeleme kastının bulunup bulunmadığı objektif (nesnel) ve subjektif (öznel) unsurlar dikkate alınarak belirlenmelidir. Zira tasarruf oranını aşan her kazandırmada saklı payları zedelenen kastının varlığından söz edilemez.
1.3.Mutlak olarak tenkise tabi tasarruflarda (ölüme bağlı tasarruflar veya Medeni Kanunun 565. maddesinin 1,2 ve 3 bentlerinde gösterilenler) veya saklı payın ihlal kastının varlığı kesin olarak anlaşılan diğerlerinde özellikle muayyen mal hakkında tenkis uygulanırken Medeni Kanun'un 570. maddesindeki sıralamaya dikkat etmek davalı mahfuz hisseli mirasçılardan ise aynı kanunun 561. maddesinde yer alan mahfuz hisseden fazla olarak alınanla sorumluluk ilkesini gözetmek, dava konusu olup olmadığına bakılmayarak önce ölüme bağlı tasarruflarla davacının saklı payını tamamlamak, sonra sağlar arası tasarrufları dikkate almak gerekir.
Bu işlem sırasında dava edilmeyen kişi veya tasarrufların tenkisi gerekeceği sonucu çıkarsa davacının onlardaki hakkını dava etmemesinin davalıyı etkilemeyeceği ve birden çok kişiye yapılan teberru tenkise tabi olursa 563. maddede yer alan, alınanla mütenasip sorumluluk kuralı gözetilmelidir.
2.Değerlendirme
2.1. Somut uyuşmazlıkta; saklı payların ihlalinden söz edebilmek için kazandırma konusu temlik içi tereke ile kazandırma dışı terekenin tümünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde eksiksiz olarak bilinmesi ile mümkündür. 08.05.2013 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu edilmeyen 132 ada 40, 132 ada 43, 132 ada 67, 134 ada 49 ve 184 ada 1 parsellerin muris Rauf zilyetliğinde iken ve kadastro sırasında bağış yoluyla davalılar adına tespit görmüştür.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise adı geçen bu taşınmazların terekenin aktifinde gösterilmek suretiyle, temlik dışı tereke olarak, terekenin aktifinde kabul edilerek tenkis hesabına alındığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar, bahsi geçen taşınmazlar dava konusu edilmediğinden onlar hakkında tenkis alacağına yönelik hesap yapılmaması gerekmekte ise de, 132 ada 40, 132 ada 43, 132 ada 67, 134 ada 49 ve 184 ada 1 parseller artık terekenin aktifinde temlik dışı tereke olarak yer almadığından bu parsellerin aktif terekeye alınması suretiyle saklı pay hesabına gidilemez.
Mahkemece, yetersiz ve eksik hazırlanmış rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
2.2.Öte yandan, kabule göre de, davalı ...’ın kendisine devredilen taşınmazı satış yoluyla devretmesinin davanın sonucuna etkili olmayıp, davalı ... hakkında dava bedel yönünden devam etmektedir. Nitekim, tenkis davası mirasbırakan tarafından yapılan fazla kazandırmanın indirilmesine yönelik bir dava türü olup, temlik yoluyla devredilen taşınmazın davalı tarafından satılması da mahkemenin gerekçesinde belirttiği üzere husumetin ortadan kalkmasına neden olmayacağından, davalı ... hakkındaki davanın da pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
VI.KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/2993, K. 2022/7413, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama