İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3041 K.2022/7193

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2013 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptali talebi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2022 günlü hükmün…

Esas2022/3041Karar2022/7193Tarih24 Kasım 2022Okuma6 dk · 1.117 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/3041 E., 2022/7193 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
24 Kasım 2022
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.117 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 20.09.2013 gününde verilen dilekçe ile vasiyetnamenin iptali talebi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2022 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı; miras bırakan ...'nin, ... 2. Noterliğince düzenlenen 04.02.2005 tarih ve 1640 yevmiye numaralı vasiyetnamesi ile oğlu olan davacıyı mirasçılıktan çıkardığını, vasiyetnamede mirastan mahrumiyet için gösterilen olaylarla davacının ilgisinin bulunmadığını, muris babasıyla ilgilendiğini, annesinden intikal eden malvarlığı için kanunların kendisine tanıdığı hak arama yöntemi ile hareket ettiğini, mirastan mahrumiyet için geçerli bir sebep olmadığını, vasiyetnamenin davalının yönlendirmesiyle yapıldığını belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı; davacının muris babasıyla sağlığında ilgilenmediğini, miras yoluyla intikal eden taşınmazların haksız yıkımı için uğraştığını, kamu görevlileri hakkında soruşturma açtırdığını, yaşananların murisin sağlığını bozduğunu, davacının aile yükümlülüklerini ağır şekilde ihlal ettiğinden vasiyetname ile mirasçılıktan çıkarıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece ilk kararında, davacının murisine karşı ailevi ve hukuki vazifelerini büyük bir kusurlu davranışla yerine getirmediğini, murisin yanına gelmediğini, gerekli yardımı göstermediğini ve ilgilenmediğini gerekçe göstererek davanın reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 06.04.2017 tarih ve 2015/19402 Esas, 2017/4866 Karar sayılı ilâmı ile “ Miras bırakan, oğlu olan davacıyı mirastan çıkarma sebebini vasiyetnamesinde; '... bana ve aile üyelerime aile hukukundan ... yükümlülüklerini hiç yerine getirmemiştir. Yine Kanun'un 230. maddesinde belirtilen yardım, saygı ve anlayışı göstermemiş ve aile onurunu gözetmemiştir.

Tam tersine bana bu yaşıma kadar sürekli eziyet etmiştir. Bir evlada yakışmayacak davranışlarda bulunmuştur. Eşimle birlikte Almanya'da 20 yıl çalışarak edindiğimiz Bozdoğan-... ve İzmir'deki taşınmazları eşimin vefatından sonra mahkeme kanalıyla yok denecek düşük fiyatlara sattırmıştır.

Altıntaş Mah. 95 sok. no.50 adresindeki Göztepe Apartmanının 3. katında yaptırdığımız tadilattan sonra kızımın evlenmesinden itibaren 1998 yılından bu güne kadar kızımla beraber oturduğumuz konutu yıktırmak için belediyeye şikayette bulunmuş, belediye yıkmadı diye belediye başkanı ve bürokratlarına soruşturma açtırtmış ve en sonunda ... Belediye Başkanı ...'in sırf binayı yıktırmamasından dolayı hakkında ağır ceza mahkemesinde görevi suistimal davası açılmasına neden olmuştur.

80 yaşından sonra beni sokağa atmak için bu kadar gayret gösteren bir evladın verdiği üzüntü nedeniyle 2003 yılında felç geçirip bir hastanede 3 ay evde yatalak olarak kalmama neden olmuştur.' olarak açıklamıştır.

Dinlenen davacı tanıkları, davacının mirasbırakana karşı gerekli evlatlık vazifelerini yaptığını, davacının kendisiyle ilgilendiği yönünde murisin beyanları olduğu, davacının annesinin ölümünden sonra problemleri olduğu, davacının yurtdışından muris babasını ziyarete geldiği ancak, davalının kapıyı açmadığı anlaşılmaktadır.

Toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının miras bırakana karşı gerekli evlatlık vazifelerini yerine getirmeye çalıştığı, ailesini ziyarete gittiği anlaşılmakla, aile yükümlülüklerinin önemli ölçüde yerine getirmediği hususunun davalı tarafça ispat edilemediği, bu itibarla mirasçılıktan çıkarmanın geçerli olmadığı ortadadır.

Hâl böyle olunca, mahkemece; dava konusu 04.02.2005 tarihli vasiyetname ile miras bırakan ...'nin çocuğu olan davacı hakkında gösterdiği sebeplerin, mirasçılıktan çıkarma sebebi sayılabilecek nitelik ve nicelikte bulunmadığı gözetilerek, TMK'nun 512. maddesinin 3. fıkrasının ilk cümlesi uyarınca mirasçılıktan çıkarmanın tasarruf nisabı oranında geçerli olacağı, başka bir ifade ile davacının saklı payını isteyebileceği ve davaya tenkis davası olarak devam edilebileceği düşünülmeden, istemin tümden reddilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, “Davanın KABULÜ İLE, mirasçılıktan çıkarılma işleminin saklı payı oluşturan 153.434,59 TL miktarında iptaline, saklı paya tekabül eden 153.434,59 TL'nin davalının tercih tarihi olan 28.12.2020 itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,” karar verilmiştir.

Hükmü, davacı ve davalı vekilleri temyiz etmiştir.

1) Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya kapsamına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2) Davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;

Mirastan iskat, mahfuz hissenin temelini teşkil eden aile dayanışmasının zedelendiği hallerde, mahfuz hisseli mirasçıyı mirastan uzaklaştırma olanağını miras bırakana tanıyan ölüme bağlı bir tasarruftur.

Bu tasarrufla vasiyetci mahfuz hisseli bir mirasçısını miras hakkından ve mahfuz hissesinden yoksun bırakır. Normal koşullarda vasiyetci mahfuz hisse üzerinde tasarruf edemez, etse bile bu tenkis yolu ile iskat olunan mirasçılara dönebilir. Ancak iskat yoluyla ve iskat sebeplerinin gerçekleşmesi halinde mahfuz hisseden yoksun kalma konusu gündeme gelir. Vasiyetci her zaman ve dilediği taktirde mahfuz hisse dışında kalan hisseler üzerinde dilediği gibi tasarruf edebilir. Onun için mirasdan iskat sadece mahfuz hisseli mirasçılar hakkında hüküm ifade eder.

İskat haksız ise iskat edilen mirasçı davacı: İskata itiraz edebilir ve iskatın iptalini veya tenkisini isteyebilir (MK. madde 512/2).

Mirasçılık ve mirasın geçişi miras bırakanın ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirlenir (4722 s. Türk Medeni Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 17). Miras bırakan 01.01.2002 tarihinden önce ölmüşse 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi hükümlerinin, 01.01.2002 tarihinden sonra ölmüşse 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanması gerekir.

Saklı payları zedeleyen vasiyetnameler, kayıtsız koşulsuz tenkise tabidir (TMK md. 519).

Tenkis davası, miras bırakanın saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlar arası karşılıksız kazandırmaların yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşaî) davalardandır.

Tasarrufa konu malın sabit tenkis oranında bölünmezliği ortaya çıktığı takdirde, 564. maddedeki tercih ... gündeme gelecektir. Böyle bir durum ortaya çıkmadan, diğer bir anlatımla davalının tercih ... doğmadan, bu hakkın kullanılması söz konusu olamaz. Buna bağlı olarak daha önce bir tercihten söz edilmiş olsa bile bu tercih sonuç doğurmaz. O zaman davalıdan tercihi sorulmalı ve 11.11.1994 günlü 4/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı uyarınca süratle dava konusu olup sabit tenkis oranına göre bölünemeyen malın, karar tarihindeki rayice göre değeri belirlenmeli ve bu değerin sabit tenkis oranıyla çarpımından bulunacak naktin ödetilmesine karar verilmelidir.

Somut olaya gelince; mahkemece bozma ilâmı doğrultusunda tenkis araştırması yapılmış, davalı taraf tercih hakkını taşınmazın aynından yana kullandığından davacı tarafa ödenecek tenkis alacağının hesaplanmasına yönelik bilirkişiden güncel değerler uyarınca ek rapor alınmıştır.

Dosya kapsamına sunulan 12.12.2021 tarihli raporda, tenkise tâbi 3 adet bağımsız bölümde muris ...’nin 1/2’şer pay sahibi olduğu dikkate alınmaksızın taşınmazların tüm değeri üzerinden tenkis alacağı hesaplandığı, bu nedenle davalının ödemesi gereken bedelin hataen yüksek gösterildiği anlaşılmıştır.

Ayrıca dava her ne kadar vasiyetnamenin iptali talebi ile açılmışsa da bozma sonrası tenkis yargılaması yapıldığından davacı lehine nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş ve bu hususlar hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 1. fıkrasının birinci ve ikinci cümlelerinde yer alan "153.434,59 TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerlerine "81.891,46 TL" ibaresinin yazılmasına, hükmün 4. fıkrasındaki "5100TL" ibaresi hükümden çıkarılarak yerine "11.445,88 TL" ibaresinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve DEĞİŞTİRİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3041, K. 2022/7193, 24 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3041
Karar No
2022/7193
Tarih
24 Kasım 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3044 K.2022/18032
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/3045 K.2022/5549
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/3048 K.2022/18031
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/3049 K.2022/16233
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/3050 K.2022/15987
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/3052 K.2022/16141

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.