KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/3209 E., 2022/6965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
577 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 22/09/2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen 06/07/2001 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı, davalı Hazine vekili ve katılma yolu ile davalı ... İdaresi vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu Çayağzı 189 parsel sayılı taşınmazın İstanbul Defterdarlığı tarafından 08/09/1994 tarihinde yapılan ihalesinde en yüksek payı sürdüğünü, ihalenin kesinleştiğinin tarafına bildirildiğini, arsanın sınırlarının tespiti için Beykoz Kadastro Müdürlüğü’ne başvurduğunu paftasına bakıldığını, parselin bir kısmının orman sınırları içinde kaldığını, mahallindeki ölçümde bu durumun doğrulandığını, defterdarlığa başvurarak orman dışında kalan kısmı kabul ettiğini bildirdiğini, olumlu veya olumsuz bir cevap verilmediğini belirterek, taşınmazın hali hazırdaki karşılığının tapu kaydının Hazine adından iptali ile isabet eden ihale bedeli karşılığında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, 189 parsel sayılı arsa vasıflı tamamı Hazine adına kayıtlı taşınmazın defterdarlık makamının 15/08/1994 tarihli onayı üzerine 468.400.000,00 TL tahmini satış bedeli üzerinden açık teklif usulü ile yapılan ihalesinde en yüksek bedel olan 1.015.000.000,00 TL teklif veren davacı üzerine geçici ihalesine karar verildiğini, geçici teminat bedeli olan 60.892.000,00 TL’nin yatırıldığını, taşınmazın ormanla ilişkisinin anlaşılması üzerine satış bedelinin tahsil edilmediğini, idare veznesine yatırılan teminat tutarı olan 60.892.000,00 TL’nin geçen zamanda dikkate alınarak yasal faizi ile birlikte iade edilmesinin uygun görüldüğünün bildirildiğini, ihalenin kesinleşmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... İdaresi vekili, 189 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen 20/10/2015 tarihli hüküm davacının temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 28/11/2019 tarihli kararı ile ilamda yazılı nedenlerle bozulmuştur.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 12/12/2005 tarihli rapor ve ekinde yer alan krokiye göre dava konusu 189 parsel sayılı taşınmazın A harfi ile gösterilen 905,22 m2’lik alanın davacı adına kayıt ve tesciline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı, davalı Hazine vekili ve katılma yolu ile davalı ... İdaresi vekili temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacı ve davalı ... İdaresi vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Dava, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümleri çerçevesinde yapılan ihale ile alınan taşınmaza ilişkin tapu iptali ve tescil isteminden ibarettir.
Dava konusu 3 pafta 189 parsel sayılı taşınmaz Hazine adına kayıtlı olup, İstanbul Defterdarlığının 11/08/1994 tarihli onayı ile 468.400.000,00 TL tahmini satış bedeli üzerinden 08/09/1994 tarihinde açık teklif usulü ile ihaleye çıkarılmış olup, en yüksek bedel teklifinde bulunan davacıya ihale edilmiştir. Davacı tarafından geçici teminat bedeli yatırılmıştır. Davacının tescil istemine hak kazanabilmesi için ihale bedelinin eksiksiz olarak ilgili yere yatırılmış olması gerekmektedir. Eksik ihale bedeli varsa bu bedelin ödenmesine karar verilmeden tescil hükümü kurulması doğru değildir.
Bunun yanında hükme esas alınan 189 parsel sayılı taşınmaz imar uygulaması sonucu ifraz edilerek 1018 ada 6, 1020 ada 1, 1031 ada 2 ve 1043 ada 1 sayılı parseller oluşturulmuştur. Bu taşınmazlara ait güncel tapu kayıtları getirtilmeden sicil kaydı kapatılan ve üzerinde işlem yapma olanağı kalmayan 189 sayılı parsel üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiş hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3209, K. 2022/6965, 16 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama