İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/358 K.2022/2057

7. Hukuk Dairesi

Esas2022/358Karar2022/2057Tarih16 Mart 2022Okuma6 dk · 1.202 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/358 E., 2022/2057 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Mart 2022
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.202 kelime·6 dk okuma·3 bölüm

7. Hukuk Dairesi

MAHKEMESİ

Asliye Hukuk Mahkemesi DAVALILAR : ... vd.

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07/06/2006 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil talebi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23/03/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, önalım hakkı nedeniyle tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacı vekili, davacının murisi ...’ın paydaşı olduğu 853 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşı ...’in 3/12 payını 26.08.2004’te davalıya satış yoluyla devrettiğini ve bildirim yapılmadığını ileri sürerek, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir.

Davalı, taşınmaz paydaşlarına ulaşamadığından satışı bildiremediğini, davacının satıştan bilgisi bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemenin davanın kanıtlamadığı gerekçesiyle reddine ilişkin kararı Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2011 tarihli ve 2011/57-4530 sayılı ilamıyla bozulmuştur.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın kabulü ile payın davacı adına tesciline karar verilmiştir. Davalılar vekilinin temyizi üzerine, hükmün Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01.03.2016 tarihli, 2015/16257 Esas - 2016/2554 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Davacı vekilin karar düzeltme talebi Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.12.2017 tarihli, 2017/526 Esas - 2017/9234 Karar sayılı ilamıyla reddedilmiştir.

Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne, dava konusu ...,... parsel numaralı taşınmazın davalıya ait 3/12 hissesinin iptali ile davacı murisi ... adına tesciline, ölü kişi adına tescil yapılamayacağı ve infazının mümkün olmaması sebebiyle Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/129 Esas ve 1965/535 Karar sayılı ilamında belirtilen mirasçıları adına ve hisseleri oranında kayıt ve tesciline karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir.

Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir.

Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı tapu kayıt maliki ...’ın mirasçısı olup 853 parsel sayılı taşınmazın dava dışı önceki paydaşı ...’in 3/12 payını 26.08.2004’te davalıya satış yoluyla devrettiğini ve bildirim yapılmadığını ileri sürerek, önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir.

Eyüp 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1965/129-535 E. K. sayılı mirasçılık belgesine göre tapu kayıt maliki muris ...’ın mirasçıları ..., ..., ..., ... ve kızı ...’ nin oğlu ...’dir.

Davacı kendi adına davayı açmış olduğundan verilen hükmün Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 11.04.2011 tarihli ve 2011/57-4530 sayılı ilamında “… davacı ...'a diğer mirasçıların muvafakatlerinin sağlanması ya da terekeye temsilci atanması için süre verilerek tüm mirasçıların davaya katılmaları sağlanarak taraf teşkili tamamlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı…” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine mahkemece 08.09.2011 tarihli duruşmada. “Davacı vekiline Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mirasçıların muvafakatini sağlaması veya terekeye mümessil tayin ettirmesi için gelecek celseye kadar süre verilmesine” dair ara karar verilmiştir. Bu süre içerisinde tüm mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanamamasına rağmen mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 01.03.2016 tarihli, 2015/16257 Esas, 2016/2554 Karar sayılı ilamında; “… ... oğlu ...'a ait mirasçılık belgesinden mirasçıları arasında yer aldığı anlaşılan ...'in davaya muvafakatinin sağlanmadığı görülmektedir.

Davacının payına dayanarak dava açtığı, "... oğlu ...'ın" diğer mirasçılarının muvafakatinin alınmadığı veya terekeye temsilci atanmadığı anlaşıldığından taraf teşkili sağlanmadan işin esası hakkında bir karar verilmesi doğru görülmediği…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bu defa davacı vekili tarafından tüm mirasçıların davaya muvafakatinin sağlanamadığı gerekçesiyle muris ...’ın terekesine temsilci atanması cihetine gidilmiştir.

Ancak muris ...’ın değil ...’ın terekesine temsilci atanmasına yönelik İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/702 Esas, 2019/557 Karar sayılı ilamı mahkemece esas alınıp taraf teşkilinin sağlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemece, 08.09.2011 tarihli duruşmada; “Davacı vekiline Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda mirasçıların muvafakatini sağlaması veya terekeye mümessil tayin ettirmesi için gelecek celseye kadar süre verilmesine” dair ara karar verilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere davacı vekilince tapu kayıt maliki muris ...’ın mirasçılarının davaya muvafakati sağlanamadığı gibi terekesine mümessil de tayin ettirilememiştir. Bu haliyle davacının davayı açmakta taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2022 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.

(Muhalif)

KARŞI OY

Sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne karşı muhalefet görüşün aşağıdaki şekilde açıklanmıştır.

Taraflar arasındaki dava önalım (şufa) hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescile ilişkindir.

Yerel mahkeme şu anda inceleme konusu olan 3. kararını vermiş olup, ilk iki karar Yüksek Yargıtayca iki defa usulden bozulmuştur. Son karar ile davanın kabulü yönünde karar verilmiş ise de, Dairemizin sayın çoğunluğu, davacıya verilen mehillere rağmen taraf teşkili sağlanmadığı için neticeten davacının, davayı açmakta taraf sıfatı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek bozma yönünde görüş belirtmiştir.

Davanın 16/06/2006 tarihinde açılmasına, iki ayrı bozma ilamı bulunmasına rağmen aradan geçen uzun zaman içerisinde problemin çözülememesi ve halen davacının, dava açmakta taraf sıfatının bulunup bulunmadığı ile uğraşılması öncelikle adil yargılanma yönünden bir eksikliktir.

Bozma ilamlarına göre yargılama yönünden süreçlerden sorumlu olan ilk derece mahkemesidir. Davacıya usulüne uygun bir şekilde bozma gerekçelerinin açıklanması, hangi konularda eksiklik bulunduğu ve bunların hangi yöntemlerle giderilmesi gerektiği yönünde aydınlatmada bulunması gereken merci mahkemedir.

İlk bozma ilamı sonrası mahkemece, 08/09/2011 tarihli duruşmada davacıya mehil verilmiş ise de, hangi konuda mehil verildiği hususlar ayrıntılı şekilde açıklanmamıştır.

İkinci bozma ilamı sonrası mahkemece,25/09/2018 tarihinde yapılan ilk duruşmada bozma ilamına uyulmuş ve yine özensiz bir şekilde davacıya mehil verildiği ve sonrasında davacı tarafından açılan bir davayı bekleme yönünde ara kararları ile neticeten 23/03/2021 tarihinde temyize konu karara ulaşıldığı açıktır.

Oysa verilen mehil, HMK yazıldığı şekilde detaylı bir şekilde açıklanmış olsa, davacının açtığı davanın neye ilişkin olduğu getirtilip incelenmiş olsa, bu kadar süre beklenmesine gerek kalmayacağı, belki davacının daha önceden uyarılması ile taraf teşkilinin sağlanması mümkün iken, gelinen bu aşamada aradan geçen uzun zamana rağmen taraf teşkilinin sağlanmamasında, davacı kadar mahkemenin de özensiz davranışlarının bulunduğu açıktır.

HMK, yargılamaya hakim olan ilkeler başlığı altında bazı ilkeleri açıklamış olup, bunlardan bazıları konumuzla yakınen ilgilidir.

Buna göre yargılamanın sevk ve idaresi hakime ait olup, buna ilişkin her türlü takibin olması gerekir. Bundan dolayı ara kararlarını düzenlerken tarafların hak ve yükümlülüklerinin ayrıntılı-açıklayıcı şekilde düzenlenmesi gerekir.

Yine Hakimin davayı aydınlatma ödevi itibariyle de, ara kararlarının ayrıntılı düzenlenmesi gerekeceği açıktır.

Neticeten bozma ilamları sonrası düzenlenen ara kararlarının yeterince açık olmaması, istenilen hususların detaylı olarak belirtilmemesi karşısında davacının verilen ara kararlarına yalnızca kendi kusuru ile uymaması sonucuna varılamaz. Bu durumda yargılamayı yöneten hakimin ağırlıklı eylemi sonucu, davacının ara kararlarını yerine getiremediği, gerekli denetimin zamanında yapılmadığı hususları dikkate alındığında, ara kararı yerine getirilmediğinden dolayı davanın reddi kararına varan sayın çoğunluğun görüşüne katılınmamıştır.

Bütün açıklamalar gereğince, Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 01/03/2016 tarih, 2015/16257 Esas - 2016/2554 Karar sayılı ilamının gereği, bozmaya uyulmasına rağmen yerine getirilmediği için kararın bu gerekçe ile bozulması, bozma karar gereğinin yerine getirilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerekçesi ile, sayın çoğunluğun bozma görüşüne farklı gerekçe ile karşı oy kullandığımı saygı ile bildiririm.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/358, K. 2022/2057, 16 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Mahkemesi
  4. Karar
  5. Karşı Oy
  6. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/358
Karar No
2022/2057
Tarih
16 Mart 2022

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/358 K.2022/2059
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2022/358 K.2022/3011
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/358 K.2022/3935
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/359 K.2022/4858
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/359 K.2022/2104
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/359 K.2022/3697

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.