İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3807 K.2023/309

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/3807Karar2023/309Tarih18 Ocak 2023Okuma7 dk · 1.498 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/3807 E., 2023/309 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ocak 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.498 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, tarafların murisi ...'den intikal eden taşınmazları davalıların kullandığı, fındıktan elde ettikleri gelirlerden davacıların payına düşen miktarları vermedikleri ileri sürülerek; 136 ada, 103 parsel ile 109 ada, 5 parseli davalılardan ...'ın vefat eden eşi...'in kullandığı gerekçesi ile 60.000,00 TL; 129 ada, 14, 41, 49 ve 56 parsel, 132 ada, 1 parsel, 146 ada, 2 parsel sayılı taşınmazları davalı ...'ın kullandığı gerekçesi ile 60.000,00 TL ecrimisilin, gelirin elde edildiği tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınmazların 1996 yılında vefat eden babasından kaldığını, taşınmazları davacıların da bilgisi doğrultusunda kendisi ile abisi ...arasında 1980 yılında babaları tarafından taksim edildiğini, taşınmazların bir kısmı üzerindeki fındık ağaçlarının tamamını, bir kısım taşınmazlardaki fındık ağaçlarının ise yarısını kendisinin diktiğini, taşınmazların tamamının bakım ve imarını kendisinin yaptığını, talep edilen bedelin yüksek olduğu beyan ederek haksız açılan davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... cevap dilekçesinde; intifadan men şartının gerçekleşmediği, taşınmazlarda herhangi bir tasarrufunun bulunmadığı, taşınmazları 2010 yılında ölen eşinin kullandığı ileri sürüldüğüne göre diğer mirasçılara da dava yöneltilmesinin zorunlu olduğu, biran için kendisinden ecrimisil istenebileceği kabul edilse dahi istenen miktarın fahiş olduğu, diğer davalı ile müşterek kullanım söz konusu olmadığı için aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından davanın ayrılması gerektiği savunulmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı ... yönünden eksik husumet nedeni ile davanın usulden reddine, davalı ... yönünden ise 26.115,11 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan ...vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…davacılar vekilinin, davalı ...’e yönelik temyiz itirazlarının tamamı ile davalı ... vekilinin ise sair temyiz itirazlarının reddine; davalı ... vekilinin ecrimisile yönelik temyiz itirazlarına gelince, dava konusu taşınmazların fındıklık vasfında olduğu ve tarafların ortak murisi ... adına kayıtlı olduğu, davacıların muris ...'den gelen miras payları da göz önüne alınarak 14.01.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplanan ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, davacıların miras payları dikkate alınmaksızın tam pay üzerinden karar verilmiş olmasının doğru olmadığı;

davacılar vekilinin davalı ... ile ilgili kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince.

Mahkemece, davalı ...'nin eşi olan ve 2010 yılında vefat eden ... dışında başka mirasçılarının bulunduğu, diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri için verilen kesin süreye rağmen süresi içerisinde diğer mirasçıların davaya dahil edilmesini talep etmiş ise de, adreslerinin ve kimlik bilgilerinin açık olarak belirtilmediği, bu durumda kesin süre içerisinde usulü eksiklik yerine getirilmediği gerekçesi ile ... köyü 136 ada 103 parsel ve Ortacı köyü 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davalı ...'a karşı açılan davanın husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verildiği,

muris ...'in 24.10.2010 tarihinde vefat ettiği, ecrimisil istenilen dönemin ise 2010 ila 2014 yılları arası döneme denk geldiği, buna göre Mehmet'in ölüm tarihi olan 24.10.2010 tarihinden itibaren davalı ...'nin kullanımı iddia edildiğine göre bu dönem için diğer mirasçıların davaya dahil edilmelerine gerek bulunmadığı, davalı ...'nin bu dönem için pasif husumet ehliyetinin tam olduğu;

ancak 24.10.2010 tarihinden önceki dönem için muris Mehmet'in kullanımına göre borçlarından mirasçılarının müştereken ve müteselsil sorumlu olmaları karşısında zorunlu dava arkadaşlığı kapsamında... dışındaki mirasçıların davaya dahil edilmelerinin gerektiği, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken adres ve kimlik bilgilerinin bildirilmediği gerekçesi ile mirasçılardan ...'a karşı açılan davanın husumet eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

1. İlk derece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davalılardan ... yönünden, tapu kayıtlarına göre; dava konusu taşınmazlarda davalılar ... ve ... ile davacılar ..., ... ve ...'un elbirliği mülkiyeti şeklinde malik oldukları, taraflar arasında görülen ...

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/423 Esas ve 2014/313 Karar sayılı ortaklığın giderilmesi davası ve dosya ve bozma kapsamına göre; davaya konu 129 ada 14, 41, 49 parseller, 146 ada 2 parsel, 131 ada 1 parsel sayılı taşınmazların davalılardan ... tarafından.

136 ada 103 parsel ile ....Köyü 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazların ise vefat edene kadar muris ... tarafından, vefat tarihinden sonra ise murisin eşi ... tarafından kullanıldığı, bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde bozma ilamı uyarınca davalı ... yönünden davacıların, murisleri ...'den gelen miras payları gözetilerek 14.01.2016 tarihli bilirkişi ek raporunda hesaplanan ecrimisile hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

2. Mahkemece diğer davalılar ...ve ... yönünden ise.

Zonguldak Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1097 Esas ve 2010/1130 Karar sayılı veraset ilamına göre; muris ...'ın 24.10.2010 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak eşi ..., çocukları ..., ..., ..., ..., torunları ...., ..., ...'ın kaldığı, bozma ilamı uyarınca muris ...'ın vefat tarihi olan 24.10.2010 tarihinden önceki dönem yönünden mirasçılarının müşterek ve müteselsil sorumlu olmaları karşısında zorunlu dava arkadaşlığı kapsamında ... dışındaki mirasçılarının davaya dahil edildiği,

136 ada, 103 parsel ile 109 ada, 5 parsel sayılı taşınmazlar yönünden 01.01.2010-24.10.2010 tarihleri arası dönem için ...'ın dahili davalı mirasçıları, 25.10.2010- 2011- 2012- 2013- 2014 tarihleri arası dönem için Davalı ...'ın sorumlu olmaları nedeniyle 20.10.2015 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazlar için hesaplanan ecrimisil bedelleri üzerinden davacıların kök murisi ...'den gelen miras payları ve sorumluluk dönemleri değerlendirilerek yapılan hesaplama sonucunda bulunan ecrimisile hükmedilmiş, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ecrimisilin eksik hesaplandığını, yapılan hesaplamada ürün masraflarının yüksek hesaplandığını savunmuştur.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazda kullanımlarının olmadığını, murisin başka mirasçılarının da bulunduğunu, zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını, hesaplanan ecrimisilin de fazla olduğunu savunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arası ecrimisil talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere ecrimisil; malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir nev’i haksız işgal tazminatıdır.

2. Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır.

Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir.

Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

4. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.

5. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)

6. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk derece mahkemesi kararının bozmaya uygun, resmi veriler ışığında belirlenen ecrimisil miktarına hükmedilmesinin doğru olduğu, dava tarihi ve hükmedilen ecrimisil dönemi dikkate alındığında beş yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davalılar murisinin ölüm tarihine kadar olan sürede mirasçılarının, murisin ölümü sonrası sürede ise ilgili davalının ecrimisilden sorumlu olduğuna dair karar verilmiş olmasının da isabetli bulunduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

SONUÇ / HÜKÜM

Davacılar ve bir kısım davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3807, K. 2023/309, 18 Ocak 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3807
Karar No
2023/309
Tarih
18 Ocak 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/3808 K.2023/284
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3810 K.2023/310
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/3815 K.2023/356
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2022/3828 K.2023/16
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/3837 K.2023/94
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2022/3872 K.2023/265

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.