KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/3971 E., 2024/170 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 1999/552 Esas, 2021/577 Karar
- Karar
- Asıl davanın reddi, birleştirilen davalarda gaipliğin kaldırılması talebi
Karar Metni
1.122 kelime·6 dk okuma·11 bölüm
hakkında karar verilmesine yer olmadığı, tapu iptal ve tescil talebinin kabulü
Taraflar arasındaki asıl davada gaipliğe karar verilmesi ve tapu iptal tescil, birleştirilen dosyalarda gaiplik kararın kaldırılması ile tapu iptal ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 2. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2002/483 Esas sayılı dosyasında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2001/661 Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; Beyoğlu, ... Mahallesi, 481 ada 1 parsel sayılı taşınmaz maliklerinin sağ veya ölü olduklarının bilinmediğini, bu nedenle Beyoğlu 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1978/141 Esas sayılı dosyada tapu maliklerine kayyım tayin edildiğini, taşınmazın kayyımla idaresinin 10 seneyi geçtiğinden bahisle tapu maliklerinin gaipliğine, dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Müdahiller ... ve ... vekili müdahale dilekçesinde özetle; müvekkillerinin Beyoğlu, ... Mahallesi, 481 ada 1 parsel sayılı taşınmazda 28/64 pay sahibi olduklarını, müvekkillerinin hiç bir zaman gaip olmadıklarını belirterek, asıl davanın reddine müdahale taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep etmişlerdir.
3. Birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/661 Esas sayılı davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Beyoğlu, ... Mahallesi, 481 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 36/64 hissenin maliki evveli olduklarını, müvekkillerinin Fransa'da ikamet ettiklerini, Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.1994 tarih ve 1990/735 Esas, 1994/113 Karar sayılı ilamı ile gaipliklerine ve adlarına kayıtlı tapu kaydının iptali ile Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini öğrendiklerini, müvekkillerinin gaip olmadıklarından bahisle gaiplik kararının kaldırılmasını Hazine lehine oluşturulan kaydın iptali ile taşınmazın 36/64 hissesinin müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
4. Birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/483 Esas sayılı davada davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin Beyoğlu, ... Mahallesi, 481 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 36/64 hissesinin maliki evveli olduklarını, müvekkillerinin Fransa'da ikamet ettiklerini Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.03.1994 tarih ve 1990/735 Esas, 1994/113 Karar sayılı ilamı ile gaipliklerine ve adlarına kayıtlı tapu kaydının iptali ile Hazine adına hükmen tesciline karar verildiğini öğrendiklerini, müvekkillerinin gaip olmadıklarından bahisle gaiplik karanın kaldırılmasını, Hazine lehine oluşturulan kaydın iptali ile taşınmazın 36/64 hissesinin müvekkilleri adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/661 Esas sayılı ve 2002/483 Esas sayılı davalarında davalı vekili cevap dilekçesinde.
Mahkemenin 2002/483 Esas sayılı dosyası ile 1999/552 Esas sayılı dosyası ile birleştirilen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/661 Esas sayılı dosyasının tarafları ve dava konusunun aynı olduğunu, Mahkemenin 1999/552 Esas numarası üzerinden görülmekte olan dava ve bu dosya ile birleşen Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2001/661 Esas sayılı dosyasının derdest olduğunu ve derdestlik itirazlarının kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, Beyoğlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/735 Esas,
1994/113 Karar sayılı ve 08.03.1994 tarihli kararı ile tapu maliklerinin gaipliklerine ve adlarına kayıtlı taşınmazın iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, kararın 26.05.1994 tarihinde kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazın tescilinin sağlandığını belirterek, davacıların tapuda hissedar olan kişilerle aynı kişiler olduklarını ve hayatta bulunduklarını ve davacıların bir kısmının tapuda hissedar olan kişilerin mirasçısı olduklarını ispat etmeleri gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 12.02.1998 tarihli ve 1996/828 Esas, 1998/52 Karar sayılı kararıyla; gaipliğine karar verilmesi istenen ... ve ...'nın 02.10.1997 tarihli celsede hazır bulunarak, gaip olmadıklarını beyan ettikleri gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 12.02.1998 tarihli ve 1996/828 Esas, 1998/52 Karar kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 28.06.1999 tarihli ve 1999/6658 Esas, 1999/7465 Karar sayılı ilamıyla; "Şükrü ve ... dışındaki tapu malikleri olduklarını iddia edenlerin Beyoğlu 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1996/847 Esas sayılı dosyada dava açtıklarını ve bu dosyanın sonucu beklenmeksizin tüm paylar yönünden davanın reddi kararı verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle davacının Şükrü ve ...'in payları yönünden temyiz itirazlarının reddine, diğer paydaşların paylarına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 1. Asıl dava yönünden dava konusu taşınmaz maliklerinin gaip olmadıkları anlaşıldığından davanın reddine,
2. Birleştirilen davalarda usulünce kesinleşmiş bir gaiplik kararı bulunmadığından gaipliğin kaldırılmasına yönelik talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Genevieve Je Anne Marie Du Fresne de Virel'in davanın açıldığı tarihte ölü olduğu anlaşıldığından davacı yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, diğer davacılar yönünden Mahkemenin 1990/735 Esas sayılı davada verilen karara kesinleşme şerhi verilmiş ve anılan şerhe istinaden Hazine adına hükmen tescil işlemi yapılmış ise de tescil işleminin yolsuz tescil hükmünde olduğu anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Frank George Wisner hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından anılan mirasçı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı Maliye Hazinesi vekili temyiz dilekçesinde özetle; mirasçılık sıfatı yönünden yeterli araştırmanın yapılmadığını, birleştirilen davalarda davalı sıfatlarının bulunmadığı halde Mahkemece husumet itirazlarının dikkate alınmadığını, bu sebeple de aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, aksi düşünülse dahi vekalet ücretinin yüksek olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının müvekkili lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada gaipliğe karar verilmesi ile tapu iptal ve tescil, birleştirilen davalar gaipliğin kaldırılması ve yolsuz tescil nedeniyle tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacı-birleştirilen davalarda davalı Maliye Hazinesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/3971, K. 2024/170, 15 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama