KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/5064 E., 2022/7011 K.·İlk Derece
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2022
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
990 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.07.2018 tarihinde verilen dilekçeyle ortaklığın giderilmesi talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 29.06.2020 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davalı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesince istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine iadesine kararının ve temyiz talebinin reddine dair verilen ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARŞIOY
Dairemizce temyiz incelemesi yapılan karar, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesinin 04.07.2022 tarih VE 2020/3728 Esas, 2022/1207 Karar sayılı ek kararıdır. Bu ek kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi, davacının 30.06.2022 tarihli temyiz dilekçesini, kesin olarak verilen bir kararın temyizinin mümkün olmadığı gerekçesi ile HMK'nIn 346/1 inci maddesi gereğince reddetmiştir.
Kesin olarak verilen karar ise, yine aynı Dairenin 18.05.2022 tarih ve 2020/3728 Esas, 2022/1207 Karar sayılı kararıdır. Bu kararda ise Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi davalının istinaf talebini kabul ederek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verdikten sonra "Yargılamanın eksiklikler tamamlanarak kaldığı yerden devamı için dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine" şeklinde hüküm oluşturmuştur.
HMK'nın 353/1-a bendi aynen: "(1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a) Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir."
Aynı maddenin 1-a/6. bendi ise aynen: "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." şeklindedir.
HMK'nın 353/1-a bendine göre verilen kararlar kesin olmakla birlikte, verilen kararın gerçekte bu bendin kapsamında kalıp kalmadığının incelenmesi Yargıtay tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında sadece HMK'nın 353 üncü maddesinden bahsedilerek kararın kesin olarak verildiğinin belirtilmesi durumunda temyiz yoluna başvuran, temyiz incelemesinin sağlayacağı teminattan yoksun hale gelir.
Nitekim.
Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesi 18.05.2022 tarih ve 2020/3728 Esas, 2022/1207 Karar sayılı kararının gerekçe kısmında; "(...) Mahkemece her bir taşınmaz hakkında ayrı ayrı ortaklığın satış suretiyle mi aynen taksim suretiyle mi giderilebileceği değerlendirilerek her bir taşınmaz hakkında ayrı ayrı karar verilmesi gerekirken Mahkemece iki adet bağımsız bölüm davacıda, iki adet bağımsız bölüm davalıda kalacak şekilde ortaklığın aynen taksim suretiyle giderilmesine, kalan bir adet bağımsız bölümün ise ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmesinin hatalı olduğu,
bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazların ortaklığının satış suretiyle giderilebileceğinin belirtildiği, dava konusu taşınmazların bağımsız bölüm niteliğinde olduğu dikkate alındığında aynen taksimin mümkün olamayacağı, bu nedenle taşınmazların satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafın satışın paydaşlar arasında yapılmasını talep ettiği de dikkate alınarak davalının bu hususta beyanı alınmak suretiyle davalının da satışın paydaşlar arasında yapılmasını talep etmesi halinde taşınmazların paydaşlar arasında satış suretiyle,
davalının satışın umum arasında açık arttırma suretiyle yapılmasını talep etmesi halinde taşınmazların umum arasında satış suretiyle ortaklığının giderilmesine karar verilmesi gerektiği halde bu hususlar yerine getirilmeden karar verilmiş olması sebebiyle, mahkeme kararının yerinde olmadığı, istinaf sebebi yerinde olduğundan HMK 353/1-a/6 maddesi gereğince istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir." şeklinde gerekçe oluşturduktan sonra, bu gerekçe ile çelişki oluşturacak şekilde, dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine karar vermiştir.
Karardan anlaşılacağı gibi, toplanmamış herhangi bir delil yoktur. Aksine, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlar üzerindeki ortaklığın satış yolu ile giderilebileceği vurgusu yapılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf talebi kabul edildiğine göre, İlk Derece Mahkemesince toplanan delillere göre HMK'nın 353/1-b/2 nci bendi gereğince istinaf talebi konusunda esastan inceleme yapılarak karar verilmesi gerekir.
Açıkladığım nedenlerden ötürü davacının temyiz talebinin kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 49. Hukuk Dairesinin 04.07.2022 tarih ve 2020/3728 Esas, 2022/1207 Karar sayılı ek kararının kaldırılarak, 18.05.2022 tarih ve 2020/3728 Esas, 2022/1207 Karar sayılı kararının bozulması gerektiği kanaatindeyim. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5064, K. 2022/7011, 17 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama