İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5703 K.2023/1790

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü karar verilmiştir.

Esas2022/5703Karar2023/1790Tarih28 Mart 2023Okuma10 dk · 2.037 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/5703 E., 2023/1790 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2023
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/148 E., 2022/389 K.
Karar
Esastan red
İlk derece mahkemesi
Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2016/455 E., 2020/288 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.037 kelime·10 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulü karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde davalı vekili Av. ......ile diğer taraftan bir kısım davalılar ... vd. vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. İşin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 28.03.2023 günde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin davalının eşi dava dışı...'e adlarına taşınmaz satın alması için banka havalesi ve elden teslim suretiyle toplam 4.050.000,00 TL gönderdiğini, bir süre sonra...'in müvekkillerinden aldığı paralarla müvekkilleri adına taşınmaz satın almak yerine davalı adına taşınmaz alarak gönderilen parayı kendi menfaatlerine sarf ettiklerinin ortaya çıktığını, bu kez davacı ... ile... arasında "Borç tespit ve ödenmesine ilişkin protokol" başlıklı adi yazılı belge düzenlendiğini, anılan protokolde...'in davalı ve kendi adına aldığı gayrimenkulleri devretmeyi taahhüt ettiğini,

anılan belgeye dayalı olarak başlatılan icra takibinden sonuç alınamadığını, davalı ve eşinin konusu suç teşkil eden eylemleri nedeniyle müvekkillerinin yaptığı şikayet üzerine aleyhlerine Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2015/113 Esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığını, dava konusu taşınmazlara el koyulduğunu ve yargılama sonucunda davalı ve eşinin cezalandırılmasına karar verildiğini, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının kesin delil niteliğini taşıdığını, anılan karar ile davalı adına kayıtlı dava konusu 45208 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölümün,

45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölümün ve 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin davacıların dolandırılması suretiyle edinildiğinin sabit olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazların müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II.CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin olaylarla ilgisi olmadığını, davacı tarafça müvekkili aleyhine açılan alacak davasının derdest olduğunu, davacıların müvekkiliyle herhangi bir iş veya ticari ilişkilerinin bulunmadığını,müvekkilinin davacıları tanımadığı gibi eşiyle olan işlerinin ayrıntısını bilmediğini, husumetin 2013 yılında çıktığını,...'in ceza yargılaması sırasında verdiği ifadeden davacılarla iş ilişkisine devam edebilme vaadiyle baskı altında protokolü imzaladığının öğrenildiğini, ... yönünden dahi kesin olmayan protokole dayanılarak davalıya isnatta bulunulamayacağını,

müvekkilinin dava konusu taşınmazlardan 22 numaralı bağımsız bölümü 2013 yılı öncesinde müteahhitten harici satış sözleşmesiyle satın aldığını, 2013 yılından sonra edindiği taşınmazların dava konusu diğer taşınmazlar olduğunu ve yine bunları da kendi birikimiyle satın aldığını, müvekkilinin eşi...'in borcundan sorumlu tutulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuş aksi halde müvekkili aleyhine açılan alacak davası ile iş bu davanın birleştirilmesini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar ile dava dışı... arasındaki para trafiği başladıktan sonra davalının dava konusu taşınmazları edindiği, davalı ile dava dışı...'in fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Ankara Batı 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/163 Esas sayılı dava dosyası ile eldeki dava dosyasının birleştirilmesi gerektiğini, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle karar verildiğini, belirli bir tarihten sonra edinilen tüm taşınmazların dolandırıcılık faaliyeti sonucunda edinildiğinin kabulünün mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, 22 numaralı bağımsız bölümün edinme tarihinin 02.01.2012 olduğunu, davacıların yalnızca tazminat talep edebileceğini, dayanılan protokolün geçersiz olduğunu beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesince, davanın hile hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğu, özellikle fiilin hukuka aykırılığına ilişkin olarak ceza hakimi tarafından yapılan tespitler gözetilerek ve dosya içeriğine göre davalının dava dışı eşi... Budak ile iştirak halinde davacıları hileye düşürdüğünün kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü ve re'sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 74 üncü maddesi şöyledir:

"Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.

Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz."

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas ve 1947/6 Karar sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1. İnanç sözleşmesi,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu 05.02.1947 tarihli ve 1945/20 Esas ve 1947/6 Karar sayılı kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması halinde hakimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarihli, 2014/14-516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

Öte yandan;Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.06.2017 tarihli 2017/15-503 Esas, 2017/1190 Karar sayılı kararında da belirtildiği gibi ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı Kanun'un 74 üncü maddesinde düzenlenmiş olup hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Bu ilke ceza kurallarının kamu yararı yönünden bir yasağın yaptırımını; aynı uyuşmazlığı kapsamına alan hukuk kurallarının ise kişi ilişkilerinin medeni hukuk alanında düzenlenmesi ve özellikle tazmin koşullarını öngörmesi esasına dayanmaktadır.

Bu açık hüküm karşısında ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hakimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.

Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hakiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hakiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır.

Hukuk yargılaması usulü bir şekil hukukudur. Davanın açılması, itirazların ileri sürülmesi, tanıkların ve diğer delillerin bildirilmesi belirli süre koşullarına bağlı kılındığı gibi ikinci tanık listesi verilememesi, iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı gibi yargılamanın süratle sonuçlandırılması gayesi ile belirli kısıtlamalar getirilmiştir. Bunun sonucunda, hukuk hakimi şekli gerçeği arayacak, maddi gerçek öncelikli hedef olmayacaktır. Ancak ceza hakimi bunun tersine öncelikli hedef olarak maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacaktır. O halde ceza mahkemesinin maddi nedensellik (illiyet) bağını tespit eden kesinleşmiş hükmünün hukuk hakimini bağlamasına, Türk Borçlar Kanunu'nun 74 üncü maddesi bir engel oluşturmaz.

Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir.

2. Bu genel açıklamalardan sonra somut olaya gelince. 21.10.2019 tarihinde kesinleşen Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/316 Esas, 2019/48 Karar sayılı ilamında davalı yönünden tespit edilen maddi olgu kararın gerekçesinde aynen, "Sanık...'in eşi olan diğer sanık ...'ın, sanık...'e müştekiler tarafından gönderilen paraların sanık... tarafından kendi hesabına aktarılması üzerine kendi adına gayrimenkuller satın aldığı,

sanık...'in müştekilerle ticari ilişkiye girmeden önce eşi ile olan banka hesap hareketlerinin cüzi miktarları kapsadığı müştekilerle olan ticari ilişkileri başladıktan sonra yüksek miktarlarda para trafiğinin de başladığı ve bu para trafiğinden sonra sanık ...'ın kendi adına gayrimenkuller satın aldığı, Asuman'ın aldığı gayrimenkullerin eşi... tarafından gönderilen paralarla alındığının sabit olduğu, bu haliyle de sanık ...'ın eşi... ile fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek müştekileri ayrı ayrı dolandırdığı, sanık ...'ın para trafiği başlamadan önce edindiği gayrimenkullerin bu suç kapsamı dışında bulunduğu,

para trafiği başladıktan sonra edinilen gayrimenkullerin müştekiler dolandırılarak elde edildiği, sanık ...'ın dolandırıcılık eylemininde dosya kapsamı ile sübut bulduğu" şeklinde ifade edilmiştir.

3. Dava konusu 45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; dosya içeriğinden, davalının bu taşınmazı dava dışı Veli Güneş'ten 03.01.2013 tarihli satış işlemiyle aldığı tespit edilmiştir. Ancak davalı, taşınmazı davacılar ile dava dışı... arasında para trafiği başlamadan önce kendi birikimiyle, dava dışı Biltaş Ltd. Şti'nden 02.01.2012 tarihli harici satış sözleşmesiyle edindiğini ileri sürmüş olup, bu iddiasının ispatı için Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/113 Esas sayılı dosyası, fatura, dekont, hesap ekstresi, harici satış sözleşmesi vs. delile dayanmıştır.

Ankara Batı 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/316 Esas, 2019/48 Karar sayılı ilamının gerekçesinde de belirtildiği üzere para trafiği başlamadan önce edinilen taşınmazların davalının mahkumiyetine karar verilen dolandırıcılık suçu kapsamı dışında bulunduğunun kabulü gerektiğinden; dava konusu 45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölümün para trafiği başladıktan sonra mı yoksa para trafiği başlamadan önce mi davalı tarafından edinildiğinin tespitine yönelik maddi olgunun doğru olarak belirlenmesi için, davalının bu taşınmaza ilişkin dayandığı deliller toplanarak,

banka kayıtları ilk açılımından itibaren hesap özetleri ile birlikte temin edilerek, yukarıda belirtilen ceza mahkemesi dosyası getirtilerek, dosyanın içeriği mahkumiyet kararının bu taşınmazı da kapsayıp kapsamadığına ilişkin olarak ayrıntılı şekilde incelenerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmediğinden dava konusu 45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölüm yönünden hükmün bozulması gerekmiştir.

4. Dava konusu 45208 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölüm ile 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan temyiz incelemesinde ise; yukarıda anılan ceza mahkemesi kararı ile davacılarla dava dışı... arasında başlayan para trafiğinden sonra davalı tarafından edinilen taşınmazların davacıların gönderdiği paralarla satın alındığına yönelik maddi olgu kesinleştiğinden; diğer bir anlatımla, ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığından,

dava konusu 45208 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölüm ile 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin davalı tarafından edinilme tarihleri nazara alındığında; bu taşınmazlara yönelik, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Bu taşınmazlara yönelik davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince.

Dairemizce yukarıda açıklanan nedenlerle dava konusu 45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölüm yönünden hükmün bozulması, 45208 ada 9 ve 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise hükmün onanmasına karar verilmesi gerektiği değerlendirildiğinden İlk Derece Mahkemesince yalnızca 45208 ada 9 ve 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmazların değeri üzerinden nispi karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış olup,

bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin aşağıdaki şekilde düzeltilerek bu taşınmazlar yönünden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. Davalı vekilinin dava konusu 45208 ada 9 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 11 numaralı bağımsız bölüm ile 45955 ada 1 parsel sayılı taşınmaza yönelik yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Davalı vekilinin bu taşınmazlara yönelik diğer temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendi hükümden çıkartılarak yerine "Alınması gereken 35.275,28 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 256,17 TL peşin harç ile 12.920,00 TL tamamlama harcı toplamı 13.176,17 TL harcın mahsubuyla bakiye 22.099,11 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına; davacı tarafça yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 256,17 TL peşin harç ve 12.920 TL tamamlama harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA

3.Davalı vekilinin dava konusu 45935 ada 1 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 22 numaralı bağımsız bölüme yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile bu taşınmaz yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL'nin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.03.023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5703, K. 2023/1790, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I.dava
  4. Iı.cevap
  5. Iıı.ilk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V.temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5703
Karar No
2023/1790
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/5707 K.2023/885
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5709 K.2023/1607
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5711 K.2023/1170
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5711 K.2023/9197
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/5713 K.2023/1606
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2022/5715 K.2023/2570

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.