İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5738 K.2023/1066

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2022/5738Karar2023/1066Tarih22 Şubat 2023Okuma7 dk · 1.416 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/5738 E., 2023/1066 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Şubat 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.416 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili.

Zeki Yıldız isimli kişiden 30.11.2004 tarihinde satın alarak 1130 ada, 4 parseldeki 2 No.lu dükkanda davalı ... ile birlikte paydaş olduklarını, Abdullah'ın 05.02.2007 tarihinde payını davalı ...'e sattığını ve taşınmazı Tülin'ın kızı olan davalı ...'in haksız yere işgal ederek kullandığını, pay ve paydaş çoğunluğu sağlanmadan davalılar arasında kurulan kira ilişkisinin geçerli olmadığını, satın aldığı kişinin açmış olduğu ortaklığın giderilmesi davası ile intifadan men olgusunun gerçekleştiğini ileri sürerek, davalı ...'in elatmasının önlenmesine,

01.01.2005 tarihinden dava tarihine kadar şimdilik 7.100,00 TL ecrimisilin dönem sonlarından itibaren işleyecek reeskont ticari faizi ile birlikte davalılar Tülin ve Abdullah'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ortaklığın giderilmesi davası sonunda taşınmazın davalı ...'e ihale edildiğini ve elatma isteği yönünden davanın konusuz kaldığını bildirmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, dava konusu yeri 15.14.2008 tarihinden beri davalı ...'in, annesi olan davalı ...'in muvafakati ile kullandığını, kira gelirinin söz konusu olmadığını, davalı ...'ın ise taşınmazda herhangi bir tasarrufunun bulunmadığını, payını da bu nedenle sattığını, intifadan men olgusunun gerçekleşmediğini, davacının payını satın aldığı Zeki'nin açtığı ortaklığın giderilmesi davasından feragat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda; davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki olduğu ve kabule göre de davalılar ... ve ... hakkında açıkça bir hüküm kurulmamış olması ve kararın mefhumu muhalifinden bu davalılar hakkındaki davanın reddedildiği düşünülebilirse de bu kez lehlerine vekalet ücretine hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle karar bozulmuştur.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen ikinci kararda: “…elatmanın önlenmesi davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu taşınmazda davalı ...'in tasarruf ettiği gerekçesi ile onun yönünden ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiş, davalılar vekili ile vekalet ücretine hasren davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur."

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…Hemen belirtmek gerekir ki; verilen ilk hükmü davacı vekilinin temyiz etmemiş olması sebebi, vekâlet ücreti bakımından davalı taraf yararına kazanılmış hak olgusunun gerçekleştiği belirlenmek suretiyle el atmanın önlenmesi talebi bakımından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, dava konusu taşınmazın tamamının davalı ...'in tasarrufundan bulunduğu saptanmak suretiyle hüküm altına alınan tarihler arasında ...'ın ecrimisilden sorumlu tutulmuş olmasında da kural olarak bir isabetsizlik yoktur,

davacı vekilinin tüm temyiz itirazları ile davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. reddine. Davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince; somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yukarıda belirtilen ilke ve usullere uygun olarak düzenlendiği söylenemez.

Şöyle ki, ecrimisil hesaplamasında, ilk dönem ecrimisil tutaranın belirlenip, sonraki dönemler için ecrimisil değerinin, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere hesaplanması gerekirken, dava tarihindeki ecrimisil miktarının belirlenip geriye doğru hesaplama yapılmak suretiyle ecrimisilin belirlenmiş olması doğru değildir.

Hal böyle olunca, ecrimisil yönünden yukarıda belirtilen ilkeler ve olgular doğrultusunda bilirkişilerden rapor alınması, gerek görülmesi halinde uzman bilirkişilerle birlikte mahallinde yeniden keşif yapılması, daha sonra davalı taraf yararına kazanılmış hak olgusu da dikkate alınarak varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, hatalı bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, haklarında ret kararı verilen davalılar Abdullah ve Meryem lehine, gerekçe gösterilmeden nispi yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması da doğru değildir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

İlk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen üçüncü kararda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, davacı vekili karara karşı temyiz başvurusunda bulunmuştur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince karar: “…hal böyle olunca, mahkemece bilumum davalar için de yetki içeren, davacı vekili Av.... vekaletnamesinin boşanma vekaletnamesi olarak kabul edilmesi, davacının ilk vekaletname verdiği vekillerden birinin firari durumda olduğunu bilmemesi ve diğer iki davacı vekilinin de vekillikten istifa etmesinin davacı kusuru sayılamayacağı davacıya vekilinin istifasının tebliğinden sonra yetkili vekilince davanın takip edildiği gözönüne alınmadan yasaya aykırı olarak ve hukuki olmayan gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, davalılar vekilinin karar düzeltme talebi reddedilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda; ilgili vergi dairesinden 2005-2010 dönemine ilişkin iş yeri-dükkan-kira beyannamelerinin getirtildiği, oluşturulan bilirkişi kurulu vasıtası ile keşif ve bilirkişi incelemesi yapıldığı, 01.01.2005-31.12.2009 tarihleri arasındaki toplam ecrimisilin 77.346,00 TL olarak belirlendiği, konusuz kaldığından ...'a yönelik müdahalenin önlenmesi davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ilk hükmün davacı tarafından temyiz edilmemesi sebebi ile müdahalenin önlenmesi davası yönünden davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, ...'a yönelik davanın reddine, ...'a yönelik davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; elatmanın önlenmesi talebi için lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, davalı ... için de kabul kararı verilmesi gerektiğini, ecrimisilin de hatalı hesaplandığını savunmuştur.

Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden davanın reddine ve lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, zamanaşımı def’inin dikkate alınmadığını, davalı ... için ecrimisil talebinin reddedilmesi gerektiğini, ecrimisilin hatalı hesaplandığını savunmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.

Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.

4. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.

5. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.

3. Değerlendirme

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, elatmanın önlenmesi davasının konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş verilen ilk hükmüde davacı vekilinin temyiz etmemiş olması hasebi ile vekâlet ücreti bakımından davalı lehine kazanılmış hak olgusunun gerçekleştiği belirlenmek suretiyle elatmanın önlenmesi talebi bakımından davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi,

dava konusu taşınmazın tamamının davalı ...'in tasarrufunda bulunduğu saptanmak suretiyle hüküm altına alınan tarihler arasında ...'ın ecrimisilden sorumlu tutularak kısmen kabule yönelik verilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Aşağıda yazılı fazla alınan harcın davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

22.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5738, K. 2023/1066, 22 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5738
Karar No
2023/1066
Tarih
22 Şubat 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5740 K.2023/882
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5742 K.2023/877
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5746 K.2023/876
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2022/5746 K.2023/12276
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5747 K.2023/1071
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/5747 K.2023/2340

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.