İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/5825 K.2023/1810

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye…

Esas2022/5825Karar2023/1810Tarih28 Mart 2023Okuma7 dk · 1.393 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/5825 E., 2023/1810 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Mart 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/552 E., 2022/125 K.
Karar
Davanın kabulü
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.393 kelime·7 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen inançlı işleme dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 28.03.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belirlenen günde duruşma talepli temyiz eden davalı ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosya ve içeriğindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 891 ada 143 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın 1. kat 3 No.lu dairesini dava dışı... ...’den 21.08.1995 tarihinde 1.350.000 TL bedelle satın aldığını, ancak bu tarihte boşanma aşamasında olduğu için satın aldığı daireyi geçici olarak 1/2’şer oranda kardeşleri ...ve ... adına tescil ettirdiğini, satın alma sırasında davalı ...’in hiçbir gelirinin bulunmadığını, bir süre sonra dava dışı kardeşi...'ın taşınmazdaki 1/2 payını müvekkiline sormadan 22.06.2004 tarihinde diğer kardeşi davalı ...’e devrettiğini;

... ile görüştüğünde, dairenin tapusunu müvekkiline devredeceğini, hatta zamanı olmadığından vekalet vereceğini söylediğini, daha sonra tapunun müvekkiline devri için dava dışı ...'a Beyoğlu 8. Noterliğinde düzenlenen 25.05.2007 tarihli ve 10155 yevmiye No.lu vekaletnameyi verdiğini, ancak ...’in taşınmazın tapu kaydına 07.09.2006 tarihinde “bizzat malik gelmeden işlem yapılmasın” şerhi koydurduğundan devir işleminin yapılamadığını;

2. Davalı ...’in diğer kardeşlerinden habersiz annesine vasi tayin edilmesi, kendi lehine vasiyet düzenlettirmesi ve vasiyetnamenin iptali için Bandırma’da dava açılması olaylarını bahane ederek, bu davalarla uğraşmamak için tapu devrini müvekkiline karşı baskı aracı olarak kullandığını, daha sonra ...’in kredi kullanmak amacıyla adına kayıtlı olan daire üzerinde dava dışı banka lehine ipotek tesis ettirdiğini öğrendiklerini, 21.08.1995 tarihli satım sözleşmesinin muvazaalı olması nedeni ile batıl olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın davalı ... adına tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tescilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; inanç sözleşmesinin yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini, taraflar arasında yazılı bir anlaşma olmadığından davanın dinlenemeyeceğini, müvekkilince verilen vekaletname ile dava dışı ...’a satış yetkisi verildiğini, ancak davacının ödeme yapmaması nedeniyle satışın yapılmadığını, vekaletnamenin inanç sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceğini, tapudaki şerhin müvekkilinin o tarihte ehliyet ve pasaportunu kaybetmiş olması nedeniyle konulduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 08.12.2016 tarihli ve 2012/68 Esas, 2106/467 Karar sayılı kararıyla; taşınmazın sonradan davacıya iade edileceğine dair herhangi bir yazılı belge bulunmadığı gerekçesiyle ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 05.04.2017 tarihli ve 2017/324 Esas, 309 Karar sayılı kararıyla; davacının inançlı işleme dayalı olarak açtığı tapu iptali ve tescil davasında; davalı adına kayıtlı taşınmazın inançlı olarak kendi adına satın alındığı iddiasını, yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı kabul edilecek bir belge ile ispatlayamadığı anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 13.11.2018 tarihli ve 2018/2060 Esas, 7727 Karar sayılı ilamı ile özetle.

"Somut olayda, davacı ile davalının kardeş oldukları, dava konusu 143 parselde kain 1. kat 3 No.lu bağımsız bölümün 21.08.1995 tarihinde dava dışı... ...'den satın alındığı, davacının boşanma arefesinde olması nedeniyle taşınmazın 1/2 payının dava dışı kız kardeşi ...Yörükoğlu adına, 1/2 payının ise davalı ... adına satış suretiyle tescil edildiği, davalının 07.09.2006 tarihinde taşınmazın tapu kaydına “malik bizzat gelmeden işlem yapılmasın" şerhini koydurduğu ve bu şerhin kayıtlı olduğunu bilerek 25.05.2007 tarihinde dava dışı ...'a dava konusu taşınmazın tamamının davacı ...'ya satışını da içeren vekalet verdiği,

ancak tapudaki şerh nedeniyle devrin yapılamadığı, yaklaşık iki buçuk yıl sonra 31.08.2009 tarihinde ...'ı azlettiği;

3. Dava konusu taşınmazın ilk satıcısı... ...'in 10.03.2012 tarihli beyan dilekçesinde taşınmazın satış bedelinin davacı tarafından ödendiğini bildirdiği, satıcı...’in taşınmaz satımı konusunda davacı ile anlaştıklarına ilişkin beyanı ile davacı ve davalının dayısı Hasan ...'un tarihsiz beyan dilekçesi, davalının Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 1998/1619 Esas, 1999/462 Karar sayılı dosyasında sunduğu 23.02.1999 havale tarihli beyan dilekçesinde "Evimden çıkarıldıktan sonra arkadaşlarım ve yakın akrabalarımın yanında kalarak hayatımı devam ettirmeye çalıştım.

Devamlı arkadaşlarımdan borç alarak ayakta durmaya çalışıyorum" şeklindeki beyanı dikkate alındığında, dosyada bulunan bu belgelerin davacı ile davalı arasında yapılan muamelelerinin ispatına yarayan en azından delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiği;

4. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı anlaşılmışsa da dosyada mevcut delillerin, yazılı delil başlangıcının varlığına delalet edecek kuvvette olduğu nazara alınarak, bunun her türlü delille tamamlanması halinde davacı tarafa tescil imkanı verilmesi gerektiği; o halde mahkemece, yazılı delil başlangıcı bulunduğunun kabulü ile tarafların delilleri toplanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, yazılı delil başlangıcı bulunduğunun kabul edilerek tanıkların dinlendiği, satıcı... ve bir kısım tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere, davacının boşanma arefesinde olduğundan tapuyu üzerine almak istemediği, bu sebeple taşınmazın 1/2 payının dava dışı kız kardeşi ...adına, 1/2 payının davalı ... adına satış suretiyle tescil edildiği, tapunun daha sonra iade edilmek üzere geçici olarak verildiği, davalının o dönem öğrenci olduğu,

taşınmazda davacının ikamet ettiği, davalının 07.09.2006 tarihinde taşınmazın tapu kaydına "malik bizzat gelmeden işlem yapılmasın" şerhini koydurduğu ve bu şerhin kayıtlı olduğunu bilerek 25.05.2007 tarihinde dava dışı ...'a dava konusu taşınmazın tamamının davacı ...'ya satışını da içeren vekalet verdiği, ancak şerh nedeniyle devrin yapılamadığı,

2. Vekalet verilirken bedel karşılığı devre ilişkin bir anlaşmanın olmadığı, davalı tarafından yaklaşık iki buçuk yıl sonra ...'ın azledildiği, dava konusu taşınmazın ilk satıcısı... ...'in 10.03.2012 tarihli beyan dilekçesinden ve talimat yoluyla alınan beyanından anlaşıldığı üzere, taşınmazın satış bedelinin davacı tarafından ödendiği, taşınmaz satımı konusunda davacı ile anlaştıklarına ilişkin beyanı ve davacı tanık anlatımları dikkate alınarak, davacı ile davalı arasındaki inanç sözleşmesinin ispatlandığı, davalının ise dava konusu taşınmaz için bedel ödediğine dair bir ispatının olmadığı gerekçe gösterilerek, davanın kabulüne ve dava konusu 3 No.lu bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı temyiz dilekçesinde özetle; vekilinin istifa dilekçesinin tarafına tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlanarak yokluğunda yapılan celsede karar verildiğini, talimat yoluyla tanık dinleme işlemlerinin usulsüz yapıldığını, davanın diğer kardeş ...Yörükoğlu’na da yöneltilmesi gerektiğini, ...’ın tanık olarak dinlenmesini talep ettiklerini, ancak mahkemece muvafakati olmaksızın dinlenmesinden vazgeçildiğini,

2. Davacı tarafça inançlı işlem iddiasına delil teşkil edebilecek hiçbir yazılı belge sunulmadığını, buna rağmen inançlı işlemin bulunduğuna dair kabulün hatalı olduğunu, davacı ile aralarında yaptıkları 15.04.2005 tarihli kira sözleşmesinin taraflar arasında inançlı işlem bulunmadığını ispatladığı, davacı tanıklarının beyanlarını da kabul etmediğini, bir kısmını hiç tanımadığını;

3. Davacının kendi muvazaasına dayanamayacağını; boşanma davasındaki beyanlarında, ekonomik olarak zor durumda olduğundan kardeşlerince dava konusu dairede oturmasına izin verildiğini belirterek dava konusu taşınmazın tarafına ait olduğunu ikrar etmesine rağmen, eldeki davada kötüniyetli olarak taşınmazın kendisi tarafından alındığını iddia ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında var olduğu iddia edilen inanç ilişkisinin ispatlanıp ispatlanmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 8.400,00 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5825, K. 2023/1810, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Bozma Kararı
  11. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VI. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5825
Karar No
2023/1810
Tarih
28 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/5826 K.2023/2210
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2022/5830 K.2023/1009
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5839 K.2023/1449
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5841 K.2023/1465
  • Yargıtay 12. Ceza Dairesi E.2022/5846 K.2023/809
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/5852 K.2023/1875

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.