KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/6183 E., 2023/6280 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/357 E., 2022/1178 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/424 E., 2021/398 K.
Karar Metni
1.747 kelime·9 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasındaki geçit ... kurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki bulunduğu Sakarya ili, ... ilçesi, ... Köyü, ... mevki, 12 pafta, 533 parselde kayıtlı taşınmazın mevcut durumu itibariyle yola çıkışının bulunmadığını, yol ile müvekkilinin gayrimenkulü arasında davalılardan ...'a ait 1545 parsel,
1546 parsel, ...'e ait 532 parsel, ...'e ait 1475 parsel numaralı taşınmazlar bulunduğunu, işbu taşınmazlardan herhangi birinden uygun güzargah saptanmak koşuluyla geçit ... tesisinin tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; geçit hakkının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 747/2 inci maddesi uyarınca en uygun durumda olan ve daha sonra bundan en az zarar gören komşuya karşı kullanılması gerektiğini, diğer davalılar ile müvekkilinin arsası karşılaştırıldığında daha fazla zarar göreceğinden davanın müvekkili açısından reddine karar verilmesini, müvekkiline ait taşınmazın kullanılması durumunda yolun geçebileceği en uygun noktadaki taş duvarın sadece yeniden yapılma maliyetinin 40.000,00 TL civarında tutacağını, müvekkilinin arsası içinde bir adet villa ve müştemilat bulunduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya ait olan 533 parsel ve komşu parseli olan 532 parselin yanında ana yola bağlantısı olan bir çıkmaz sokak olduğunu, davacının hali hazırda bu çıkmaz yolu kullanarak ana yola geçit yapabileceğini, mahkeme çıkmaz yolun yeterli olmadığı kanısında ise davacının ana yola erişmesini sağlayabilecek en uygun parsellerin 532 No.lu parsel ve 1545 No.lu parseller olduğunu, en küçük arsanın ve ana yola en uzak olan arsanın müvekkiline ait olduğunu, arsa üzerinde müvekkilinin ikamet ettiği evinin bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; en uygun yol belirlenirken mevcut imar planındaki açılmamış yolun dikkate alınmadığını, geçit ... tesis edilebilecek en uygun yolun bilirkişi raporunda (6) numaralı alternatif olarak gösterilen 1545 ve 1546 sayılı parsellerde kurulacak geçit olduğunu, nitekim 1545 ve 1546 parsel sayılı taşınmazların yüzölçümlerinin 1475 parsel sayılı taşınmazdan büyük olması,
yol durumu, 1545 ve 1546 parsel sayılı taşınmazların dava tarihinde şekli, fiili kullanımı ve ekonomik bütünlüğü ile geçit tesis maliyeti göz önünde bulundurulduğunda en uygun geçidin bu alternatif üzerinden belirlenebileceği anlaşıldığından davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden kabulü ile davacıya ait Sakarya ili, ... ilçesi, ...
Mahallesi, 7 pafta, 533 parsel lehine, dahili davalılar ..., ... ve ...'a ait 1545 ve 1546 No.lu parseller aleyhine fen bilirkişisinin 03.09.2020 tarihli rapor ve krokisinde gösterdiği (6) No.lu güzergah olarak gösterilen yerden, 1545 parsel sayılı taşınmazın doğu sınırından 1,50 metre ve 1546 parsel sayılı taşınmazın batı sınırından 1,50 metre toplamda 3 metre genişliğinde 159,04 m² lik alandan geçit ... tesisine, geçit ... tesisine karar verilen 159,04 m² alanlı taşınmazın değerinin 87.450,00 TL olarak tespitine, karar kesinleştiğinde davacı tarafça depo edilen 87.450,00 TL'nin dahili davalılar ..., ... ve ...'a Sakarya ili,
Sapanca ilçesi, Yanık Mah., 1545 ve 1546 parsel sayılı tapu kaydındaki hisseleri oranında verilmesine, davanın (1) numaralı hüküm bendinde sayılmayan davalılar yönünden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç
Davalılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; bilirkişi raporları arasında çelişki giderilmeden alınan en son bilirkişi raporu ve ek raporuna aykırı olarak müvekkillerin maliki olduğu taşınmazlardan geçit ... tesisine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kanuna ve Yargıtay Yerleşik İçtihatlarına göre geçit hakkının önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşudan isteneceğinin dikkate alınmadığını, 05.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna göre geçit ... için
belirlenen alternatiflerden en uygununun maliyetinin oldukça düşük olması nedeniyle 1 No.lu (1475 parsel) yol olduğunu, ayrıca bu taşınmazın bölünmesinin yüklü taşınmaz bakımından herhangi bir olumsuz durum yaratmayacağının bilirkişiler tarafından belirtildiğini, müvekkilin parselleri ana yola cepheli ve ticari imarlı olduğundan buradan geçit ... tesis edilmesi durumunda parsellerin ticari değerini düşüreceğini, müvekkillerinin telafisi mümkün olmayan maddi zarara uğrayacağını, müvekkilin parsellerinden direkt Sapanca-İzmit ana yoluna verilecek bir yolun çıkışta kazalara sebebiyet vermesi ihtimalinin bulunduğunu,
kararın gerekçeli olmadığını, geçit ... için belirlenen değerin düşük olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın müvekkillerine ait taşınmazlardan yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının genel yola ulaşmak üzere geçit ihtiyacının bulunduğu anlaşılmakta olup, fen bilirkişisi ...'ın 03/09/2020 tarihli krokili raporu ile ziraat mühendisi ...
Kabakçı ve inşaat mühendisi ... ve gayrimenkul değerleme uzmanı ...'ın 14/06/2019 tarihli nedenlerini açıklayıcı, taraf, hakim ve kanun yolu (BAM - Yargıtay) denetimine açık ve gerekçeli, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli raporlarına göre; dava konusu 533 parsel sayılı taşınmaz lehine, aynı yerdeki 1545 parsel ile 1546 parsel sayılı taşınmazlar üzerinde fen bilirkişisinin raporuna ekli 6 ncı alternatif/yol başlıklı krokide gösterilen 159,04 m2'lik kısmın en uygun geçit yolu olduğu tespit edildiğinden dosya içeriğine, toplanan delillere, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalılar ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, geçit ... kurulması talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit ... verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır.
Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit ... verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş
olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir.
2. Türk Medeni Kanunu'nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması hâlinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit ... taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak ... olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
3. Uygun güzergâh saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
4. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit ... tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hâllerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
5. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet ... kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
6. Geçit ... kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar ..., ... ve ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.12.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
TMK'nun 747.maddesi "Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit ... tanınmasını komşularından isteyebilir.
Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır.
Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir." hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenlemeye göre, ilk Derece Mahkemesince, en uygun güzergahın 1545 ve 1546 sayılı parseller olduğu kabul edilerek, dosyada örneği bulunan çaplı krokiye göre 1545 parselden 1,5 ve 1546 sayılı parselden 1,5 m. olmak üzere 533 parsel lehine 3. genişliğinde yol oluşturulmasına karar verilmiştir. Oysa fen bilirkişisi ... tarafından hazırlanarak dosyaya sunulan 15/05/2019 tarihli raporda, Belediye imar planına göre 532 parsel sayılı taşınmazın doğusundan 10. M genişliğinde imar yolunun mevcut olduğu belirtilmiştir. Yine ... 24/05/2019 tarihli cevap yazısında, söz konusu parsellerin 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde kaldığı, bununla birlikte, olduğu gibi bırakılan kadastral parsel olduğu belirtilmiştir.
30/04/2019 tarihinde yapılan keşif sırasında dinlenen mahalli bilirkişiler ... ve ... yeminli beyanlarında; doğma büyüme oralı olduklarını, daha önceden burada yol olduğunu, ancak duvar örüldüğünü beyan etmişlerdir.
Dosyada yer alan bu bilgiler gereğince, taşınmazın bulunduğu Belediye Başkanlığı'na yeniden müzekkere yazılarak; 532 sayılı parselde imar planının uygulanıp uygulanmayacağı, parselde DOP kesintisi yapılıp yapılmayacağı, kamulaştırma yapılması gerekiyorsa bunun miktarı belirlendikten sonra, TMK'nun lafzına ve ruhuna uygun şekilde geçit irtifakı kurulması gerekirken, yetersiz inceleme ile ve sadece bilirkişi raporu ile yetinilerek iki ayrı ayrı parselden irtifak ... tesisi TMK'nun 747. maddesine aykırıdır.
Bu gerekçe ile sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne iştirak etmiyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6183, K. 2023/6280, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama