İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/6197 K.2023/5710

Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2022/6197Karar2023/5710Tarih23 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.379 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/6197 E., 2023/5710 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2020/1677 E., 2022/955 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
İstanbul Anadolu 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/102 E., 2019/217 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.379 kelime·12 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasında tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli, davacı vekili tarafından (katılma yolu ile) duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.11.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde duruşmalı temyiz eden davalı ... ile karşı taraftan davacı vekili Avukat ... ... geldiler. İhbar olunan ... vekili Avukat ... mesleki mazeret dilekçesinin reddine karar verildi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 957 ada 18 parsel sayılı taşınmazın 1977 yılından bu yana aralıksız, davasız ve malik sıfatı ile vekil edeni tarafından kullanıldığını, aynı yıl arsa üzerine gecekondu inşa edildiğini, ilgili tarihten itibaren ... vergisinin ödendiğini, davacının 16/03/1983 tarihli imar affından faydalanarak ...

Bankasına 23/04/1983 tarihinde para yatırdığını, taşınmazın ... ... ... adına kayıtlı olduğunun öğrenildiğini, tapu maliki ... ... ...’nın 28/05/1979 tarihinde öldüğünü, çekişme konusu yerin 20.04.2010 tarihinde kayıt malikinin mirasçıları adına intikal gördükten sonra 02.06.2010 tarihinde davalıya satıldığını, davalının mirasçılarla birlikte taşınmazın mevcut durumundan haberdar olduğunu, davalının kötüniyetli olup, davacının mağdur edilmesi amacıyla satış işleminin gerçekleştirildiğini,

Anayasa Mahkemesinin iptal kararına kadar 20 yıldan fazla süre geçtiğini ve tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, açılan davanın haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olduğunu, satış öncesi davacının evine gidilmediğini, taşınmazın emlakçı aracılığıyla satın alındığını, yerin harita ve planlar üzerinden gösterildiğini, tapu siciline ... ilke doğrultusunda gayrimenkulün satın alındığını, ... vergisi ödemenin kimseye mülkiyet hakkı veremeyeceğini, sunulan belgelerin niza konusu yere ilişkin olmadığını, TMK’nın genel hükümleri ile 713 üncü maddesinin huzurdaki davada uygulanamayacağını, İmar Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiğini,

dava konusu taşınmazın imar parseli olup geldisi 916 ada 1 parselin çok büyük bir alanı kapsadığını, eski malik ... ... ...'ya ait ... hissenin İmar Kanunu'nun 18 ... maddesi gereğince re’sen yapılan düzenlemeyle adına tescil olunduğunu, imar parselinin oluştuğu 05/04/1996 tarihinden itibaren 20 yıllık sürenin dolmadığını, TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "...ölmüş..." sözcüğünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle dayanak maddenin uygulanamayacağını, davacının tehditi,

kötüniyeti ve taşınmazın bulunduğu bölge nazara alındığında zamanaşımının kesilmiş sayılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2016 tarihli ve 2014/440 Esas, 2016/251 sayılı kararıyla özetle; davacı lehine zilyetlikle edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF VE İSTİNAFTAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci İstinaf Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde feri müdahil Ümraniye Tapu Müdürlüğü ile ihbar olunan Hazine vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin 16.02.2017 tarihli ve 2017/27 Esas, 2017/33 Karar sayılı ilamıyla “... davada dayanılan TMK.nun 713/2 maddesine ilişkin taşınmaz ve zilyetliğe ilişkin koşullar ile davalının kötüniyetli olduğu iddiasına yönelik delillerin toplanmadan ve değerlendirilmeden karar verildiği görülmektedir.

Yukarıda izah edildiği üzere dava konusu parselin imar uygulamaları sonucu ardı ardına tevhid ve ifrazlar sonucu oluştuğu tespit edilmiştir.

Dava konusu parselin öncesi kadastral parsel 13/12/1968 tarihinde kesinleşen kadastro çalışmaları neticesinde ... ... ...'nın miras bırakanı ... ... ... ve 5 arkadaşı adına paylı mülkiyet hükümlerine göre tescil edilmiş olduğu halde, bir kısım kayıt malikinin ölümü nedeniyle intikaller, paydaşların satış ve devirleri nedeniyle pek çok paydaş ihtiva eder hale gelmiştir.

Dosyada mevcut tapu kayıtlarıyla belirlenen durum ve davacı açıklamalarına göre, çok paydaşlı taşınmazın fiilen taksim edilip her bir paydaşın kullandığı payın zemin üzerinde belirlenmediği ve bu şekilde taksim yapılmadığından paydaşların haklarının taşınmazın her yerinde sözkonusu olduğu ve davacı tarafından taşınmazın paydaşlar arasında taksim edilerek müstakil parseller şeklinde kullanıldığının da iddia ve ispat edilmediği görülmüştür.

Bu durum karşısında davacının fiilen kullanımında olduğu iddia edilen taşınmaz bölümünün ifrazen belirlendiği tarihe kadar davalının satıcılarının mirasbırakanı ... ... ...'ya ait olduğunun kabulüne olanak bulunmamaktadır.

Diğer yandan dava konusu 957 ada 18 parsel evveli 957 ada 2 parsel numarasıyla 15/02/1990 tarihinde ifrazen ... ... ... adına tescil edilmiş olup, her ne kadar mevcut parsel numarasını alana kadar arada imar uygulaması nedeniyle parsel numarası değişmiş ise de, kural olarak imar uygulamasının kazanmayı sağlayan zilyetlik süresini kesmemesi nedeniyle taşınmazın ... ... ... mirasçıları adına intikal gördüğü 20/04/2010 tarihine kadar ispatlandığı takdirde dava konusu taşınmaza ait tapu kaydının TMK'nun 713/2 ... maddesi hükmü uyarınca hukuki değerini yitirmesi imkanı vardır.

TMK.nun 714. üncü maddesinde, kazandırıcı zamanaşımı sürelerinin hesabında, kesilmesinde ve durmasında Borçlar Kanunu'nun zamanaşımına ilişkin hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağı belirtilmiştir.

6098 sayılı TBK'nun 154 ( 818 sayılı BK 133) maddesinde zamanaşımını kesen nedenler sayılmış olup, ... beyanı verilmiş olması veya kural olarak salt imar uygulaması yapılmış olması bu sebeplerden değildir.İşlemeye başlayan zilyetliğin devamı sırasında imar mevzuatı uyarınca yapılan çalışmaların kural olarak kazanmayı sağlayan zilyetliğe bir etkisi bulunmamaktadır.

İmar Kanunları uyarınca yapılan uygulamalarda taşınmazın önceki maliki veya zilyedi adına tespit edilen taşınmaz değişmemiş, kayıt malikinin veya zilyedin zilyetliği devam ettiği takdirde zilyetliğin kesintiye uğramaksızın devam edeceği, ancak şuyulandırma sonucu taşınmaz değişmiş, kayıt maliki adına başka yer tespit ve tescil edilmiş ise o takdirde önceki zilyetliğin kesileceği kabul edilmektedir.

(Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2003/4114 Esas, 2003/6018 Karar; 2008/163 Esas,2008/1144 Karar; HGK 2005/8-645 Esas 690 Karar,...) incelenmekte olan davada bu koşullar araştırılmamıştır.

Mahkemece, dava konusu taşınmazın kadastro yoluyla tescilinden itibaren imar uygulamaları nedeniyle aldığı parsel numaraları dahil olmak üzere tüm pafta ve kayıtların getirtilmesi, mahallinde yapılacak keşifde buna ilişkin tüm dayanak ve kayıtların teknik bilirkişiler eşliğinde zemine uygulanması ve ayrıca düzenlenecek krokide çakıştırılması, davacının 1977 den itibaren kullandığını iddia ettiği yerin taraflar arasında ifraz edilen bölümde kalıp kalmadığının tespiti, böylece davaya konu taşınmaz bölümünün imar uygulamaları nedeniyle dava konusu ve öncesi tapu kayıtları ile irtibatının kesilip kesilmediği üzerinde durulması,

başka bir anlatımla zeminle kayıt arasında bağlantının devam ... etmediğinin tespiti, taşınmazın bulunduğu bölümün tapu kayıtlarıyla bağlantısının kesilmediği saptandığı takdirde taraf tanıklarının usule uygun şekilde ve mahallinde dinlenilmeleri, taraf delillerinin eksiksiz şekilde yöntemine uygun biçimde toplanılması, anlaşmazlık konusu taşınmaza ve zilyetliğe ilişkin delillerin davada dayanılan hukuki sebebe göre değerlendirilmesi,

yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde taşınmaza ve zilyetliğe ilişkin koşullarının oluştuğunun tespiti halinde davalının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatı davacı tarafa ait olduğundan bu hususun davacı tarafa hatırlatılması, 08/11/1991 ... ve 3/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında belirtilen ilkeler gözönünde tutularak karşı tarafın kazanımında kötüniyetli olduğu hususunda gerekirse davacıya delillerini sunmak üzere süre ve imkan tanınması, davalı karşılık delil gösterdiği takdirde onların da usule uygun biçimde toplanılması, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

Kabule göre de; dava TMK'nun 713/2 ... maddesinde yazılı ölüm nedenine dayalı iptal ve tescil davasıdır. TMK'nun 713/2 ... maddesindeki yollama nedeniyle bu tür davaların aynı maddenin diğer fıkralarında yazılı koşullara tabi olması gerektiği sonucuna ulaşılır. Aynı maddenin 3. fıkrasındaki "tescil davası" sözcüğünün 1. ve 2. fıkraya göre açılacak davaları kapsadığının kabulü gerekir (Yargıtay HGK 17/02/2010 tarih, 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar ).

Buna göre anılan maddeye dayalı davalarda davanın yöneltildiği davalılar harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Eksik harcın davacıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekir.

Mahkemece; bu husus gözden kaçırılarak harç, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıdan alınmasına hükmedilmesi de isabetsiz bulunmaktadır...” gerekçesiyle feri müdahil Ümraniye Tapu Müdürlüğü ile ihbar olunan Hazine vekilinin istinaf başvurularının hukuki yarar yokluğundan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararına Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile;

1. ... bilirkişi raporuna göre 1982 yılına ait çekilmiş ... fotoğraflı krokide davacı ...'e ait yapının var olduğu, parsel üzerindeki yapının 17,00m²’lik kısmının eski 801 ada 20 parsel sayılı taşınmazda kaldığı, bu parselinde imar uygulaması öncesinde ... adına kayıtlı bulunduğu, ... ... ...'nın dayanak 801 ada 21 numaralı parselden intikalen gelen hissesinin eski kadastral parselin hangi kısmına isabet ettiği hususunda dava dosyasında herhangi bir ... parselasyon planı bulunmadığından bir inceleme yapılamadığının, mütalaa edildiği,

2. “...Dinlenilen davacı tanıklarının birbirini doğrulayan beyanları göz önüne alınarak, ... ... ...'nın maliki olduğu anlaşılan ve keşifte sınırları belirlenmiş bilahare mirasçılar arasında 1979 tarihindeki ölümden sonra 2010 yılında yapılmış ve iyi niyetli kabul edilmesi mümkün olmayan tasarruf neticesinde davalı ...'e intikal ettiği anlaşılan taşınmazın mevcut kaydının iptali...”gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar karar verilmiştir.

C. İkinci İstinaf Kararı

1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

2. İstinaf Sebepleri; a.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1. Davalının tapu siciline güvenerek taşınmazı satın aldığını,

2. Davacı tanıklarının kötüniyete dair beyanları bulunmadığını,

3. İyiniyetli olunmadığının gerekçesinin kararda açıklanmadığını,

4. Gerekçenin doyurucu olmadığını,

5. Tapu kütüğünden tescilin yolsuz olduğunu anlaşılamadığını,

6. Davacının ne zamandır işgalci olduğunun araştırılmasının beklenemeyeceğini,

7. ... ... ...'nın 05/04/1996 tarihinde malik olup beyanlar hanesinde davacının ait bina bilgisi görüldüğünü,

8. Satış yapan kişilerin 20/04/2010 tarihinde intikalen malik olduklarını,

9. Tapunun hükmünü ancak 05.04.2016 tarihinde kaybedebileceğini,

10. Satın alınma tarihinde tapunun hukuki niteliğini koruduğunu,

11. Tapuda (önceki malik) ... ... ...'nın ölüm tarihine dair kayıt bulunmadığını,

12. Beyanlar hanesindeki davacı lehine ibarenin ancak enkaz bedeline dair şahsi hak sağlayabileceğini,

13. İmarla oluşan kaydın hamur kuralı gereğince zemin ile arzda yer ... muhdesatın farklı kişilere ait olmasının olağan olduğunu,

14. Davalının imar görmüş bölgede başkasına ait binanın olduğu zemindeki taşınmazı satın almasının sıradan bir davranış olduğunu,

15. Bu husustaki bilimsel hukuki mütalaanın 08/03/2016 tarihli dilekçe ekinde sunulduğunu ve dilekçe ekine emsal kararların da ibraz edildiğini,

16. Davacının somut delille iddiasını ispatlayamadığı gibi davalının hangi nedenle kötüniyetli olacağına da açıklık getirilmediğini,

17. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının gereklerinin yerine getirilmediğini,

18. Davanın kamu düzenine ilişkin olup resen araştırma ilkesine tabi bulunduğunu,

19. TMK’nın 713 üncü maddesinin son fıkrasına göre 3194 sayılı İmar Kanunu ve 2981 sayılı Yasa'nın öncelikle uygulanması gerektiğini,

20. İmar uygulamasının zamanaşımını kesip kesmeyeceği hususunda İmar Kanunu hükümlerinin önem teşkil ettiğini,

21. Taşınmazın yerinin değişmesi halinde süresin kesileceğini,

22. Davacının dava konusu taşınmazın bir kısmında zilyet olduğunu,

23. Binanın oturduğu alanın tespiti gerektiğini, kısmen işgal varsa bu bölümün ifrazının mümkün olup olmadığına göre karar verilebileceğini,

24. Eski 957 ada 2 parsel sayılı taşınmaz ile 957 ada 18 parsel sayılı taşınmazın zeminde farklı olduğunu,

25.Eski 957 ada 15 parsel sayılı taşınmaz kayıtlarının ikmal edilmediğini,

26. Zamanaşımı başlangıcının son kayıt tarihi olacağını ve ... ... ...'nın ölüm tarihinin ne şekilde tespit edildiğinin dayanak belgelerle incelenmesi gerektiğini,

27. Davacının iddiasına göre süre koşulunun 1999 yılında dolduğu halde ... süre sessiz kalması nedeniyle hak kaybına uğradığını ileri sürerek, istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ile davanın reddini talep etmiştir.

b. Davacı vekili istinaf dilekçesinde ; 1. Davalının harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden muaf tutmasının usul ve yasalara aykırı olduğunu,

2. Davalının kayıt malikinin mirasçısı olmadığını,

3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunu’nun 17.02.2010 ... ve 2010/8-58 Esas, 2010/78 Karar sayılı ilamında "...Hazine, diğer kamu tüzel kişileri ve gerekirse iptal ve tescil isteği nedeni ile davada taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları davalılar... yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar..." denildiğini,

4. Yorum veya kıyas yolu ile kayıt malikinin mirasçılarından taşınmazı satın ... kötü niyetli davalıyı da kapsayacak şekilde genişletilemeyeceğini ileri sürerek istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının yargılama giderleri yönünden kaldırılmasına ve yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Nizalı parselin kadastral parsel numarasından itibaren, imar, tevhid ve ifrazlar sonucu oluşan tüm parsel numaralarına ilişkin paftaların getirtildiği,

2. Yapılan keşifte nizalı taşınmaz bölümünün önce ve sonra aldığı parsel numaralarına ilişkin kroki ve kayıtların uygulandığı,

3. Nizalı yere ait zemin ve kayıt bağlantısının imar ve saire nedenlerle kesilmediği,

4. Dinlenen davacı tanıklarına göre davacının intikal kadar kazanmayı sağlayan zilyetlik süresi ve koşullarını gerçekleştirdiği,

5. Tapu kaydında üzerindeki binanın davacıya ait olduğuna ilişkin şerh bulunduğu,

6. Gerek kaldırma kararı öncesi ve sonrası dinlenen tanık beyanları gerekse ilgili şerh gereğince davalının iyiniyetli kabul edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve (katılma yolu ile) davacı vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde (özetle); dosya kapsamındaki beyan ve istinaf sebeplerine benzer gerekçeler dışında Anayasa Mahkemesinin iptal kararının görülmekte olan davalara ve usuli kazanılmış haklara etkisi hususunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay Daireleri arasında görüş ayrılıkları bulunduğunu, bu görüş ayrılıklarının giderilmesi ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla İçtihadı Birleştirme Kararı verilmesi için Yargıtay Birinci Başkanlık Kuruluna başvurulmasını ve temyize konu dava hakkındaki temyiz incelemesi açısından içtihadı birleştirme kararının bekletici mesele yapılmasını,

TMK'nın 713 üncü maddesinin beşinci fıkrasının son cümlesinde düzenlenen "...mülkiyet, birinci fıkrada öngörülen koşulların gerçekleştiği anda kazanılmış olur..." hükmünün TMK’nın 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer ... tapulu taşınmazlar bakımından uygulanmasının Anayasa aykırı olması nedeniyle bu hususta Anayasa Mahkemesine somut norm denetimi için başvuru yapılmasını talep ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf sebeplerine benzer gerekçeler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK’nın 713 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, 713 üncü maddesi,

3. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun, 1023 üncü maddesi,

4. 14.2.1951 ... ve 1949/17 Esas, 1951/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı,

5. 08.11.1951 ... ve 1990/4 Esas, 1990/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı

3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti 17.100,00 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.11.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6197, K. 2023/5710, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf Ve İstinaftan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Birinci İstinaf Kararı
  8. C. İkinci İstinaf Kararı
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6197
Karar No
2023/5710
Tarih
23 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6201 K.2023/8328
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/6206 K.2023/14374
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6207 K.2023/6938
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2022/6208 K.2023/9087
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2022/6211 K.2023/14332
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6212 K.2023/6159

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.