KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/6471 E., 2022/7415 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2022
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
565 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyası davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 18/10/2021 gün ve 2021/1644 Esas, 2021/1981 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Asıl ve birleştirilen davalarda dava, imar uygulamasının iptali nedeniyle kadastral mülkiyet durumunun ihyası veya tazminat isteklerine ilişkindir. Davacı Hazine vekili; 906 ve 865 parsel sayılı taşınmazların tescilsiz alandan ihdasen Hazine adına tescil edildiğini ve Seyhan Belediyesince başka bir çok parselle birlikte 38 nolu imar düzenlemesine tabi tutulduklarını, Adana Büyükşehir Belediyesi tarafından aynı alanda yapılan imar düzenlemesinin idari yargı yerinde iptal edildiğini, taşınmazların sicil kaydının dayanaksız hale geldiğini ileri sürerek; kadastral mülkiyet durumunun ihyasını, Hazine adına tescili, bu mümkün olmaz ise tazminat isteminde bulunmuştur.
Mahkemece ilk hükümde, Seyhan Belediyesi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, sicil kayıtlarının illetini teşkil eden idari işlemin idari yargı yerinde iptal edilerek kayıtların dayanıksız hale geldiği ve sicil kaydının yolsuz tescil durumuna düştüğü gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı, davalı ... ve dahili davalı ... vekilleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 08.05.2013 tarihli, 2013/7366 Esas- 2013/7128 Karar sayılı ilamıyla; ''...
38 nolu imar düzenlemesinin çekişme konusu alanla ilgili olarak halen geçerliliğini koruduğu uygulama neticesinde alınan bilirkişi raporları, encümen kararları, idare mahkemesinin Adana Büyükşehir Belediye Başkanlığının imar düzenlemesinin iptaline ilişkin kesinleşmiş ilamları ve aynı nitelikteki emsal dosyalardan anlaşılmaktadır.
O halde; anılan 38 nolu imar düzenlemesi ile ilgili idari yargıda dava açılarak işlem iptal ettirilmedikçe eldeki davanın dinlenme olanağından söz edilemez.
Hal böyle olunca; mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.'' şeklindeki gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmün davacı vekilince temyizi üzerine; Dairemizin 18.10.2021 tarihli, 2021/1644 Esas- 2021/1981 Karar sayılı ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Dairemizin onama ilamına karşı, davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesi; ''... (2) Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur.'' şeklinde düzenleme içermektedir.
Her ne kadar Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 8. maddesinde birleştirilen dosyalar için ayrı vekalet ücretine hükmolunacağı düzenlenmişse de; eldeki davada birleştirilen dosyaların asıl dosyada taraf olmayan tapu malikleri için açıldığı, asıl ve birleştirilen davaların aynı hukuki nedene dayandığı ve aynı taşınmaza ilişkin olduğu anlaşıldığından davalılar lehine asıl ve birleştirilen dosyalarda tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki; bu husus hükmün bozulmasını gerektirmişse de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekirken maddi hata sonucu onandığı bu defa yapılan inceleme ile anlaşıldığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile.
Dairemizin 18.10.2021 tarihli, 2021/1644 Esas- 2021/1981 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hüküm sonucunun HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince aşağıda gösterildiği şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6471, K. 2022/7415, 5 Aralık 2022 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama