İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7226 K.2024/836

Taraflar arasındaki asıl davada tapu kaydındaki taşınmaz satış vaadi şerhinin terkini, birleştirilen davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada…

Esas2022/7226Karar2024/836Tarih14 Şubat 2024Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/7226 E., 2024/836 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Şubat 2024
Mahkemesi
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/2308 E., 2022/2534 K.
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bafra 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2017/247 E., 2022/187 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma·12 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada tapu kaydındaki taşınmaz satış vaadi şerhinin terkini, birleştirilen davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davada davanın kabulüne, birleştirilen davada zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.

Kararın taraflar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, asıl davada davalı birleştirilen davada davacı vekilinin duruşma talebinin miktardan reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalı arasında 08.01.1998 tarihli, Bafra 2. Noterliği'nin 00256 Yevmiye numaralı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca taşınmazın makul süre içerisinde davalı adına tescil edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından geçen süre içerisinde taşınmazın tesciline yönelik hiçbir girişimde bulunulmadığını, sözleşme tarihinden bu yana taşınmazın vergilerinin ve tüm masraflarının davacılar tarafından karşılandığını, davalı tarafından 13.10.2015 tarihinde davacıların hisseleri üzerine satış vaadi şerhi konulduğunu,

gayrimenkul satış vaadi sözleşmelerinde zamanaşımının 10 yıl olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin zamanaşımından dolayı geçersiz olduğunu belirterek tapuda davacıların hisselerine konulan şerhin tapu kütüğünden terkin edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 08.01.1998 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile taşınmazın bedelinin ödendiğini, tarafına teslim edildiğini, taşınmazın kayınpederi olan ... tarafından kullanıldığını, ancak davalılarca tapuda işlem yapılmadığını belirterek taşınmazdaki davalılar adına olan hisselerin iptali ile davacı adına tescil edilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı vekili tarafından cevap dilekçesi sunulmamış; beyanlarında özetle, davalı tarafından davaya konu evin satın alındıktan sonra kayınpederi tarafından kullanıldığını, Noter senedinde teslim alındığı hususunun yazılı olduğunu belirtmiştir.

2. Birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesi sunmamış; 01.12.2017 tarihli dilekçedeki beyanlarında; sözleşmeye ilişkin zamanaşımı süresinin dolduğunu, tüm vergilerin taraflarınca ödendiğini, tanıklarca bu durumun ispat edildiğini, davacı ... tarafından tapuda işlem yapma yönünde bir girişimde bulunulmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık anlatımlarından ve dosyaya sunulan vergi dekontlarından, taşınmazın zilyetliğinin asıl dosya davalısına devredilmediği, hala asıl dosya davacıları üzerinde bulunduğu, dinlenen tanık anlatımlarından taşınmazın 2014-2015 yıllarına kadar asıl dosya davacılarının amcası, davalının ise kayınbabası tarafından kullanılmakta olduğu, asıl dosya davalısının satış vaadi sonrası hiçbir dönem taşınmaza zilyet olmadığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulü ile şerhin terkin edilmesine, birleştirilen davanın ise zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

1. Asıl davada davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

2. Asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Noter senedinde taşınmazın teslim alındığı bedelinin de ödendiğinin yazılı olduğunu, bu durum resmi belge ile ispat edildiğini, bu nedenle zamanaşımı iddiasının dinlenemeyeceğini, mahkemece Noter senedindeki bu yazılı husus dikkate alınmadan karar verildiğini, tescil işleminin davacıların oyalamaları nedeni ile yapılamadığını belirterek kararın kaldırılmasını, asıl davanın reddini, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden Yasa'ya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından; asıl davada davacılar ve birleştirilen davada davalılar vekili ile asıl davada davalı ve birleştirilen davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Taraf vekilleri, istinaf dilekçelerinde ileri sürdükleri sebepleri tekrarlayarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması talebiyle ile temyiz yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada tapu kaydındaki taşınmaz satış vaadi şerhinin terkini, birleştirilen davada taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 201, 204, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2, 706 ve 716 ncı maddeleri,

3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29, 146 ve 237 nci maddeleri,

4. 1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.

3. Değerlendirme 1. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle konuya ilişkin yasal düzenlemeler ile hukuki kavram ve kurumların ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.

2. Özel Hukukta teknik bir kavram olan “zamanaşımı” alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden, dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade etmektedir. Türk Hukuk Lûgatında da “Yasa'nın belirlediği koşullar altında bir sürenin geçmesi üzerine bir hak kazanma ya da bir yükümden kurtulma yolu” olarak tanımlanmıştır (Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1244).

3. Sözleşmeden doğan alacaklar bakımında da sözleşmenin türüne göre Kanun'larda özel bir zamanaşımı süresinin öngörülmemesi hâlinde 6098 sayılı Kanun'un 146 ncı maddesi kapsamında on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır.

4. Kaynağını, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 22 nci (6098 sayılı TBK'nun 29 uncu) maddesinden alan taşınmaz satış vaadi sözleşmeleri, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 213 üncü (6098 sayılı TBK'nun 237 nci) maddesi ile Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı ve Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi hükümleri uyarınca Noter önünde re’sen düzenlenmesi gereken, bir başka anlatımla geçerliliği resmi şekil şartına bağlı kılınan, tam iki tarafa borç yükleyen ve kişisel hak sağlayan sözleşme türüdür. Vaat alacaklısı, taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile mülkiyet devir borcu yüklenen satıcıdan edim yerine getirilmediğinde Türk Medeni Kanunu'nun 716 ncı maddesi uyarınca açacağı tapu iptali ve tescil davasında borcun hükmen yerine getirilmesini isteyebilir.

5. Taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Kanununun 146 ncı maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Ancak satışı vaat edilen taşınmaz, sözleşme ile veya fiilen satış vaadini kabul eden kişiye yani vaat alacaklısına teslim edilmiş ise on yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanunu'nun 2 nci maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmayacağından dinlenmez.

6. Yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında bulunan 08.01.1998 tarihli sözleşmede, satmayı vaat edenler tarafından taşınmazın teslim edildiği, almayı vaat eden tarafından ise taşınmazın teslim alındığı ibareleri yer almaktadır. Anılan ibareden açıkça taşınmazın zilyetliğinin devredildiği anlaşılmaktadır.

Asıl davada davacılar tarafından taşınmazın asıl davada davalı ...'a teslim edilmediği iddiası, yasal şekilde düzenlenmiş satış vaadi sözleşmesine aykırıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204 üncü maddesi uyarınca noterde düzenlenen bu tür senetler aksi ispat olununcaya kadar kesin delil teşkil eder.

Yine aynı Kanun'un 201 inci maddesine göre senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikteki işlemlerin de miktar ve değeri ne olursa olsun tanıkla ispatına olanak yoktur.

7. O halde mahkemece, işin esası hakkında yargılama ve değerlendirme yaparak bir karar verilmesi gerekirken tanık beyanlarına itibar edilerek davada zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

8. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. KARAR

1. Açıklanan sebeplerle; Yukarıda V.C.3.(2.) ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

V.C.3.(8.) bentte açıklanan nedenlerle taraf vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7226, K. 2024/836, 14 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. İstinaf Sebepleri
  9. C. Gerekçe ve Sonuç
  10. V. Temyiz
  11. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  12. B. Temyiz Sebepleri
  13. C. Gerekçe
  14. VI. Karar
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7226
Karar No
2024/836
Tarih
14 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2022/7226 K.2024/1778
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2022/7229 K.2024/800
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7230 K.2024/801
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7233 K.2024/589
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7236 K.2024/590
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/7239 K.2024/971

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.