KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2022/7321 E., 2023/1808 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.095 kelime·5 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacıların maliki oldukları 574 ada 2, 3, 4, 5, 6, 7 parseller, 575 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 576 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 577 ada 1, 2, 3, 4, 5, 6 parseller, 578 ada 1, 2, 3, 4 parseller ile 579 ada, 2 numaralı parselde kayıtlı taşınmazların ... tarafından kullanıldığını ileri sürerek, şimdilik kaydı ile 07.01.2008-17.01.2013 tarihleri arası için 12.000,00 TL ecrimisilin her ayın sonundan itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini istemiş, 27.06.2016 tarihinde bedel 46.877,93 TL'ye yükseltilmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; daha önce kesinleşen ecrimisil dosyasında 2005 yılı için ödenen 1.003,56 TL dikkate alınarak 2008 ile 2013 yılları arası dönem için ecrimisil miktarının belirlenmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığı ve kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki bulunması nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesince bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “…dava konusu taşınmazların bir kısmının yol olduğu, bir kısmının da askeri bölge içinde kaldığı, askeri bölge içirisinde kalan yerlerin sınırlarının kroki üzerinde gösterildiği ve bu alanlarının metrekarelerinin ayrı ayrı hesaplandığı, el atılan parsellerin toplam 3.906,44 metrekarelik alanının geriye doğru 5 yıllık ecrimisil bedelinin toplamda 46.877,93 TL olduğu, taraflar arasında dava konusu taşınmazlara ilişkin kira sözleşmesinin bulunduğu, 2007 yılına kadar kira sözleşmesi kapsamında davalı kurum tarafından davacılara kira ödemesinin yapıldığı iddia edildiği,
ancak bu tarihten sonra kira sözleşmesinin davalı kurum tarafından iptal edilerek kira bedellerinin ödenmediği, davalı kurum tarafından, davacılarca 20.000,00 TL kira bedelinin belirlenmesi nedeniyle kabul edilmediğinin savunulduğu, taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğu ve 2007 yılından sonra ise kiralama işleminin yapılmadığı, davalı kurumca el atmanın mevcut olduğu…” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflar arası imzalanan sözleşmenin bakan oluru olmaması nedeniyle geçersiz olduğunu, bu değer üzerinden ecrimisil hesaplanmasının hatalı olduğunu, taraflar arasında önceki dönem için görülen davada belirlenen değerin çok üzerinde bir ecrimisile hükmedildiğini, davalı kurumun harçtan muaf olduğunu savunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tâbi olup, bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hâkimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmî veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut hâliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3.Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece; davalı kurum harçtan muaf olmasına karşın hüküm fıkrasının 3 No.lu bendinde yanılgılı değerlendirme ile harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiştir. Ancak bu husus hükmün bozulmasını gerektirmiş ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) No.lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE;
2. (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm sonucunun 3 üncü fıkrasının hükümden çıkarılmasına, yerine; “3-Bu dava için davacı tarafından yapılan (posta, bilirkişi vb.) giderler olmak üzere toplam 988,05 TL yargılama gideri, davacı tarafından yatırılan 170,80 TL keşif harcı olmak üzere toplam 1.193,00 TL'nin davalıdan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438/7 nci maddesi gereğince DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA,
HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince ilâma karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7321, K. 2023/1808, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama