İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7356 K.2023/1521

Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; karşı davada sözleşmenin iptali, projenin tadili, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının…

Esas2022/7356Karar2023/1521Tarih14 Mart 2023Okuma6 dk · 1.289 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2022/7356 E., 2023/1521 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
14 Mart 2023
İncelenen kararın mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.289 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil; karşı davada sözleşmenin iptali, projenin tadili, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Kararın İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı- karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu 8 No.lu bağımsız bölümü 8/800 arsa payı ile birlikte 30.01.2008 tarihinde satın aldığını, projede salon olarak görünen yerin davalı tarafça aynı katta bulunan işyerine birleştirilmiş olduğunu sonradan öğrendiğini belirterek; projeye aykırı değişiklik yapmak suretiyle gerçekleşen elatmanın önlenmesini, taşınmazın mimari projeye uygun eski hale getirilmesini ve arsa payı maliki olduğu tarihten itibaren hak ettiği ecrimisilin tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesinde; davacının taşınmazı fiili durumuyla kabul ederek satın aldığını, bedelin de taşınmazın fiili durumuna göre belirlendiğini, satın alma tarihinden sonra taşınmazda değişiklik yapılmadığını, dava konusu edilen yeri müvekkili kullanmadığından ecrimisil istenemeyeceğini belirterek asıl davanın reddini savunmuştur.

2. Davalı-karşı davacı vekili cevap dilekçesi ile davacıya yöneltmiş olduğu karşı davasında; davacıya yapılan satış işleminin yanılma sebebiyle iptalini, bu olmaz ise mevcut duruma göre mimari projenin tadil edilmesini, bu da olmazsa denkleştirici adalet ilkesi gereğince satış bedelinde müvekkili aleyhine oluşan zarara karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın davacıdan tahsilini talep etmiş, 01.06.2015 tarihli dilekçesi ile tazminat talebini 22.230,00 TL olarak güncellemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 02.06.2016 tarihli ve 2013/476 Esas, 2016/366 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davacı vekili ve karşı davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8 Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarih ve 2018/6960 Esas, 2020/7057 Karar sayılı ilamında; karşı davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, “...Asıl dosyada davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, taşınmazın tapu kaydının incelenmesinde, dava konusu bağımsız bölümün bulunduğu bina üzerinde kat mülkiyeti kurulduğu anlaşılmaktadır.

Kat mülkiyeti kurulmuş olan binada bir bağımsız bölümü satın alan kişi, tapu kaydında yazılı miktar ve buna bağlı olarak projesinde yazılı miktar ile satın almış ve mülkiyeti kazanmış olur. Başka bir deyişle, bağımsız bölümün, projesinde belirtilen şekilde bir bütün olarak satın alındığının kabulü gerekir. Davacının, bağımsız bölümün fiili durumu ve projesi arasında bulunan uyumsuzluk karşısında kötü ya da iyiniyetli olduğu söylenemez.

Buna göre, projede 8 nolu bağımsız bölüme ait olmakla fiilen komşu bağımsız bölüme eklenmiş olan salonun dahil edildiği bağımsız bölümün tapu kaydı getirtilerek, kime ait olduğu ve kimin kullandığı hususları üzerinde durulmalı, davacı tarafa ecrimisil talebi açıklattırılmalı, tüm eksiklikler giderildikten sonra oluşacak duruma göre işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar vermiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesi (özetle), (asıl dava yönünden,) mimari projede davacıya ait salon olarak görünen 24,07 m2’lik alanın, 9 ve 10 No.lu bağımsız bölümlere eklenerek işyeri olarak kullanıldığı, 9 ve 10 No.lu dükkanların davalının babası ...'e ait olduğu, Yalçın ile davalının bu işyerindeki faaliyetleri birlikte yürüttüğü, bu haliyle davalının da kullanımı bulunduğu ve davacının 8 No.lu bağımsız bölümü satın aldığı 31.01.2008 tarihinden dava tarihine kadar geçen süreçte dava konusu alanı kullanamadığı,

yine kullanamamaktan kaynaklı olarak bu alanın semerelerinden de faydalanamadığı ve uyuşmazlığın çözümünde mimari projeninin esas alınması gerektiği, (karşı dava yönünden ise,) karşı davanın reddine ilişkin hükmün Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2018/6960 Esas, 2020/7057 Karar sayılı ilamıyla bozma kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiği, bozma ilamına uyulmakla asıl dava davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, sözleşmenin iptalini, mimari projenin tadilini ve tazminatı gerektirecek yanılma halinin de mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı-karşı davacı vekili özetle; 1. Dava konusu 24,07 metrekarenin 9 ve 10 No.lu bağımsız bölüme katılmış olup, bu bağımsız bölümlerin de dava dışı ... adına kayıtlı olduğu gibi yerin de onun tarafından kullanıldığını,

2. Bu yönü ile müdahalenin men’i talebi hakkında pasif husumet yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiğini,

3. Ecrimisil istemi yönünden kötüniyetin söz konusu olmadığını,

4. Yemin delilinin usule aykırı şekilde kullandırılmadığını,

5. Asıl davada taraf teşkilinin sağlanmadığını,

6. Karşı davanın Yargıtay bozma ilamının "usulü müktesep hak oluşturduğu" gerekçesiyle reddedilmesinin usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu,

7. Yargıtayın karşı davaya karşı temyiz başvurusunun reddine dair kararının maddi hataya dayandığı ve usulü müktesep hak oluşturmadığını,

8. Davacıların anlaştıkları ve ona göre bedel ödedikleri bağımsız bölümü, onaylı mimari projesinin düzeltilmemesinden kaynaklı olarak bedelini ödemedikleri halde büyüttüklerini,

9. Ortada sözleşmenin kurulmasında tarafların farkına varmadıkları ancak sözleşmenin unsurlarını bozan saikte esaslı hatanın bulunduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil, karşı dava sözleşmenin iptali, projenin tadili, ya da tazminat isteklerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, (4721 sayılı Kanun) 683 nci maddesi.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 995 inci maddesi.

3. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.

3. Değerlendirme 1. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 68 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 8 No.lu bağımsız bölümün davacı-karşı davalılar Alibey ve Saliha adına kayıtlı olup, dava konusu salonun 9 ve 10 Nol.u bağımsız bölümlere dahil edilerek tasarruf edildiği sabittir. 9 ve 10 No.lu bağımsız bölümlerin ise dava dışı İbrahim Oğlu ... adına tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

2. Bilindiği üzere; elatmanın önlenmesi istekli davalar, doğrudan bu eylemi gerçekleştiren kişi ya da kişiler aleyhine açılabilir, davalı sıfatı yükleneceklerin kayıt maliki olmaları aranmaz. Bununla birlikte, davada kal ve/veya eski hale getirme istekleri bulunması halinde, kal’i ve eski hale getirilmesi istenen yapı, TMK'nin 684 ve 718. maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca; kal ve/veya eski hale getirme istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar davada taraf olmayan maliki etkileyecektir. Bu yönü ile davalı-karşı davacı ...’in eski hale getirme ve kal istemi yönünden pasif dava ehliyeti bulunduğundan söz edilemez.

3. Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilkeler ve açıklamalar doğrultusunda davacı tarafa 68 ada 7 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 9 ve 10 No.lu bağımsız bölüm maliki İbrahim Oğlu ... hakkında eski hale getirme ve kal istemli dava açılması için süre ve imkan verilmesi, (var ise) davanın açılması halinde her iki davanın 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesi uyarınca birleştirilmesinin sağlanması ve her iki dosyanın birlikte görülmesi, akabinde savunma ve delilleri toplandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan dava dışı İbrahim Oğlu ...’in savunma ve hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yukarıda (3.1., 3.2., 3.3.,) No.lu bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Bozma nedenine göre davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Peşin yatırılan harcın yatıranlara iadesine,

HUMK'un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

14.03.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7356, K. 2023/1521, 14 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7356
Karar No
2023/1521
Tarih
14 Mart 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7357 K.2023/1800
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7357 K.2023/2142
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7358 K.2023/2127
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2022/7359 K.2023/1799
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7359 K.2023/2113
  • Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2022/7360 K.2023/2120

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.