İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/1664 K.2023/2266

Taraflar arasındaki mera sınırlandırılmasını iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Esas2023/1664Karar2023/2266Tarih25 Nisan 2023Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/1664 E., 2023/2266 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Nisan 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki mera sınırlandırılmasını iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemiz tarafından bozulmuştur.

Bozma kararına karşı davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmakla; kesinlik, süre, karar düzeltme şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkillerinin murisleri .... adına tapuda kayıtlı bulunan ve zilyet olunan İstanbul, Arnavutköy ilçesi, .....

Köyü, 611-637-639 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinin 1985/208 Esas, 2002/32 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama sonucu 611 parsel sayılı taşınmazdan 6194 m2, 637 parselden 1481 m2 ve 639 No.lu parselden 43.157 m2'lik kısımlarının kesilerek mera olarak ilgili tapu müdürlüğünün mera tescil kütük defterine kaydedildiğini, mahkeme aşamasında da yapılan yargılama sonucunda da müvekkillerinin murisleri tarafınca bugüne kadar bir bütün olarak kullanılan taşınmazların değişik dönemlerde kültür arazisi olarak kullanıldığını, bu taşınmazların mücavir alan ve belediye sınırları içerisinde kaldığını,

yapılan yeni düzenlemeler sonucu 20.06.2007 tarih ve 6558 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5685 sayılı Kanun'un 1 inci maddesi ile 08.06.2004 tarih ve 25486 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 5178 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde "mera özelliğini kaybetmiş arazilerin maliklerine iadesi" hakkında hükümler getirildiğini, anılan yasa hükümlerinde aranan tüm şartların dava konusu taşınmazda mevcut olduğunu, açıklanan nedenlerden dolayı İstanbul, Arnavutköy ilçesi, Yassıören Köyü'nde bulunan 611, 637, 639 parsel sayılı taşınmazla ilgili Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinin 1985/208 Esas,

2002/32 Karar sayılı kararıyla müvekkillerine ait taşınmazlardan mera olarak kesilip ilgili tapulama müdürlüğünün mera tescil kütük defterinde yazılı bulunan taşınmazların davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde.

Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinin 1985/208 Esas, 2002/32 Karar sayılı kararıyla mera olarak ayrılarak mera kütük defterine tescil edilen dava konusu taşınmazların davacılar adına tapuya tescili için açılan bu davanın haksız olup reddi gerektiğini, taşınmazların içinde bulunduğu bölgede geçerli imar planı bulunmadığını, taşınmazların nazım imar planı ve uygulama imar planı içinde olmadığını ve Sazlıdere havza sınırı dışı içme suyu havzasında uzun mesafeli koruma alanında bulunduğunu,

davacıların mera vasıflı taşınmazları kullandıkları iddiası ile dava açtıklarını ancak meraların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesinde belirtildiği üzere orta mallarından olduğunu, devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, bu nedenle kayıtlı olsun ya da olmasın kazandırıcı zamanaşımı yoluyla iktisap edilemeyeceğini, 4342 sayılı Mera Kanunu'nun 4 üncü maddesi gereği hiçbir şekilde özel mülkiyete konu olamayacağını, amacı dışında kullanılamayacağını, zamanaşımı uygulanamayacağını ve sınırlarının daraltılamayacağını, bu nedenle davacıların ve murislerinin taşınmazlara zilyetliklerinin hiçbir hukuki değer taşımadığını,

taşınmazın hâlâ mera vasfında olduğunu, açıklanan nedenlerle dava konusu taşınmazlar hakkında yasal düzenlemelerdeki şartlar oluşmadığından reddine karar verilmesini istemiştir.

III. YEREL MAHKEME KARARI

1. Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin reddine karar verilmiştir.

2. Mahkeme gerekçesinde belirttiği üzere ''Yapılan yargılamada celp edilen kayıtlar, mahallinde yapılan keşif, alınan bilirkişi raporları, dinlenen tanık beyanları, celp edilen kadastro mahkemesi dosyası ve tüm dosya içeriğine göre dava konusu parselleri de kapsayan bölgede 1/5000 ölçekli Nazım İmar planı ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı bulunmadığı anlaşıldığından 5685 sayılı Yasa'nın 1 inci maddesi ve 5178 sayılı Yasa'nın 5 inci maddesindeki koşullar oluşmadığından davacı vekilinin davasının reddine karar vermek gerekmiştir.''

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Yerel Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Dava konusu taşınmazların mera vasfında olmadığını, kültür arazisi olarak kullanıldığını belirtmiştir.

V.BOZMA KARARI

Dairemizin 22.12.2022 tarihli ve 2022/6840 Esas, 2022/7994 Karar sayılı kararı ile bozulmuştur. Bozma gerekçesinde; '' ....Mahkemece yazılı gerekçeler ile davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taşınmaz başında yapılan keşifte alınan beyanlar soyut nitelikte, zirai bilirkişi tarafından verilen rapor taşınmazın niteliğini belirlemekten uzaktır.

Doğru sonuca ulaşılabilmesi için bir arazinin kullanım süresi ile niteliğini en iyi belirleme yönteminin hava fotoğrafları Harita Genel Komutanlığından (tespit tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı evreye ilişkin) istenerek dosya arasına konulmalıdır. Aynı tarihlere ilişkin fotoplan, fotometrik ve fotogrametrik paftalar ile kadastro tespit tarihine yakın tarihte çekilmiş uydu fotoğrafları İl Kadastro Müdürlüğünden getirtilmelidir.

Bundan sonra mahallinde yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek yerel bilirkişilerle, taraf tanıkları, fen bilirkişi, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile 3 kişilik ziraat mühendisinden oluşacak bilirkişi kurulu aracılığıyla yapılacak keşifte çekişmeli taşınmazların önceki ve şimdiki niteliği, taşınmazlar üzerinde zilyetliğin bulunup bulunmadığı, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, kim tarafından ne zamandan beri ne suretle kullanıldığı,

ekonomik amaca uygun zilyetliğin ne zaman başladığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, 3 kişilik uzman ziraat mühendisleri kurulundan komşu parsellerle mukayese edilmek suretiyle taşınmazların toprak yapısı ve niteliğini belirtir ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, rapora taşınmazların değişik yönlerden çekilmiş komşu taşınmazlar ile arasındaki sınırları gösterecek şekilde renkli fotoğrafların eklenmesi istenilmeli, fen bilirkişisine keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli ayrıntılı rapor ve harita düzenlettirilmeli,

jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak çekişmeli taşınmaz bölümleri hava fotoğraflarında işaretlenerek bu yerlerin önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, arazinin ekonomik amaca uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle kullanılıp kullanılmadığı ve kullanımın hangi tarihten itibaren olduğu konusunda rapor düzenlettirilmeli, gerek en eski gerekse kadastro tespit tarihine yakın uydu fotoğrafları değerlendirilmeli, tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.

Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup kararın bozulması gerekmiştir.'' şeklinde belirtilmiştir.

VI-KARAR DÜZELTME

A.Karar Düzeltme İsteminde Bulunanlar Bozma kararına karşı davalı Hazine vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.

B. Kara Düzeltme Sebepleri

Hazine vekili; taşınmazların Kadastro Mahkemesi kararı ile mera olarak sınırlandırıldığını, taşınmazların imar planı ve uygulama imar planı içinde bulunmadığını, Sazlıdere havza sınırı dışı içme suyu havzasında uzun mesafeli koruma alanında kaldığını, meraların zilyetlikle iktisabının mümkün olmadığını belirterek, bozma kararının kaldırılarak hükmün onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mera olarak sınırlandırılan taşınmazların tescili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 4342 sayılı Yasa Madde 4 – Mera, yaylak ve kışlakların kullanma hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye aittir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır.

Komisyonun henüz görevine başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur.

Mera, yaylak ve kışlaklar; özel mülkiyete geçirilemez, amacı dışında kullanılamaz, zaman aşımı uygulanamaz, sınırları daraltılamaz. Ancak, kullanım hakkı kiralanabilir. Kiralama ilkeleri yönetmelikle belirlenir.

(Değişik dördüncü fıkra: 27/2/2013-6443/1 md.) Amaç dışı kullanılmak suretiyle vasıfları bozulan mera, yaylak ve kışlakları tekrar eski konumuna getirmek amacı ile yapılan veya yapılacak olan masraflar sebebiyet verenlerden tahsil edilir. Yapılan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar genel bütçeye, yapılacak olan masraflar karşılığı tahsil edilen tutarlar ise il müdürlüklerince hazırlanan ıslah projelerine uygun olarak o yerin ıslah çalışmalarında kullanılmak üzere köy sandığında veya belediye bütçesinde açılacak hesaba gelir kaydedilir.

Umuma ait çayır ve otlak yerlerinin kullanılmasında ve bunlardan faydanılmasında mera yaylak ve kışlaklara ilişkin hükümler uygulanır.

2. 4243 sayılı Yasa Geçici Madde 3 (1) - (Ek: 27/5/2004-5178/5 md.; Değişik: 20/4/2005 – 5334/1 md.)

Belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 01.01.2003 tarihinden önce kesinleşen imar plânları içerisinde yerleşim yeri olarak işgal edilerek mera, yaylak ve kışlak olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek Hazine adına tescilleri yapılır.

Ancak, bu nitelikteki taşınmazlardan ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam eder. Bunlar hakkında Hazinece dava açılmaz, açılmış davalardan vazgeçilir.

Hazinece bu nitelikteki taşınmazlar hakkında ilgili belediye veya kamu kurum ve kuruluşları aleyhine açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda işlemleri yapılmamış olan taşınmazlar hakkında da aynı hüküm uygulanır.

Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken gerçek ya da özel hukuk tüzel kişileri adına tescil edilmiş taşınmazlara ilişkin Hazinece açılan davalardan, taşınmazların emlak ve rayiç bedellerinin toplamının yarısı üzerinden hesaplanacak bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla vazgeçilir. Bu hüküm, henüz dava açılmamış taşınmazlar hakkında da uygulanır. Evvelce açılan davalarda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen ve kesinleşen kararlara konu olan bu nitelikteki taşınmazların tapuları da talep etmeleri halinde aynı esaslara göre önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.

(Ek fıkra: 3/6/2007-5685/1 md.. Değişik: 26/2/2014 – 6527/25 md.) Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazlardan Hazine adına tescil edilmesi gerekirken belediyeler adına tescil edilen ve belediyelerce konut veya iş yeri yapılmak üzere bedelsiz olarak veya bedeli karşılığında gerçek veya özel hukuk tüzel kişilerine tahsis edilen ancak,

Hazinece ilgili belediye aleyhine açılan davalar sonucunda mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmesi üzerine mera özel siciline yazılan fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre meralık vasfı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlar ile doğrudan Hazine adına tesciline karar verilen taşınmazlardan;

herhangi bir kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen ve hâlen tapuda Hazine adına kayıtlı olan taşınmazlar, tahsis tarihindeki arsa değerine devir tarihine kadar geçen süre için yasal faiz eklenerek belirlenecek bedelin ilgililerce Hazineye ödenmesi kaydıyla adlarına tahsis yapılanlara veya bunların haleflerine devredilir. Bu fıkranın uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Bakanlığın görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca belirlenir.

(Ek fıkra: 23/2/2017-6824/8 md.) Birinci fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazları belediyeler, il özel idareleri veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarından bedeli karşılığında satın alan gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile bunların kanuni ve akdi haleflerinden bedel istenilmez, bu taşınmazlar hakkında dava açılmaz, açılan davalardan vazgeçilir.

Açılan davalar sonucunda Hazine adına tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda infaz edilmeyen kararlar tapuda infaz edilmez.

Kesinleşen kararlar gereğince doğrudan tapuda Hazine adına tescil edilen veya mera özel siciline yazılan fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre meralık vasfı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan herhangi bir kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu edilmeyen ve hâlen tapuda Hazine adına kayıtlı olanların tapuları da talep etmeleri hâlinde bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni mirasçılarına devredilir.

3. Kadastro Kanunu Madde 18 - Yukarıdaki maddelerin hükümleri dışında kalan ve tescile tabi bulunan taşınmaz mallar ile tarım alanına dönüştürülmesi veya ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerler Hazine adına tespit olunur.

Orta malları, hizmet malları, ormanlar ve Devletin hüküm ve tasarrufu altında olup da bir kamu hizmetine tahsis edilen yerler ile kanunları uyarınca Devlete kalan taşınmaz mallar, tapuda kayıtlı olsun olmasın kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisap edilemez.

3. Değerlendirme

1. Dava konusu 611, 637 ve 639 parsel sayılı taşınmazlar kadastro sırasında tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak sırasıyla 67.900 m², 2.400 m² ve 47.000 m² yüzölçümleri ile davacıların miras bırakanı Kazım Türkyılmaz adına tespit edilmiştir.

Tespite ilişkin Tapulama Komisyonunca itiraz üzerine verilen karara karşı Çatalca 1. Kadastro Mahkemesinde açılan ve 1985/ 208 Esas, 2002/32 Karar sayılı dosya ile görülen davada, 611 parsel sayılı taşınmazın 61.706 m² yüzölçümündeki bölümünün Kazım Türkyılmaz adına tapuya tesciline geriye kalan 6.194 m² yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına, 637 parsel sayılı taşınmazın 919 m² yüzölçümündeki bölümünün Kazım Türkyılmaz adına tapuya tesciline geriye kalan 1.481 m² yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına,

639 parsel sayılı taşınmazın 3.843 m² yüzölçümündeki bölümünün Kazım Türkyılmaz adına tapuya tesciline geriye kalan 43.157 m² yüzölçümündeki bölümünün mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay (Eski) Dairemizin 22.02.2010 tarih ve 2009/502 Esas, 2010/812 Karar sayılı ilamı ile hüküm onanarak 12.05.2011 tarihinde kesinleşmiştir.

3402 sayılı Yasa'nın 22/A maddesi uyarınca yapılan yenileme çalışmaları sonucunda 611 parsel 180 ada 7 parsel, 637 parsel 180 ada 40 parsel ve 639 parsel de 180 ada 9 parsel olmuştur.

Dava konusu taşınmazların Kadastro Mahkemesi kararı ile davacılara ait tapu kaydının ve vergi kaydının sınırda mera olduğundan miktar fazlası olarak mera vasfı ile sınırlandırıldığı, meradan genişletildiği, taşınmazın bulunduğu alanda 2003 tarihinden önce yapılmış bir imar düzenlemesinin yapılmadığı, yerleşim alanı içinde olmadığı dosya içerisindeki delillerden tespit edilmiştir. Her ne kadar tarım arazisi olarak kullanılsa da meraların zilyetlikle edinilemiyeceği de dikkate alındığında mahkemece yapılan yargılama sırasında yasal koşullar oluşmadığından yeniden araştırmayı gerektiren bir durum da bulunmadığından yerel mahkeme kararının bu kez yapılan inceleme sonucunda onanması gerektiği anlaşılmış bu nedenle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.12.2022 tarih ve 2022/6840 Esas, 2022/7994 Karar sayılı bozma ilamının KALDIRILMASINA, yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün ONANMASINA,

Peşin alınan harcın istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

25.04.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/1664, K. 2023/2266, 25 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Yerel Mahkeme Kararı
  6. IV. Temyiz
  7. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  8. B. Temyiz Sebepleri
  9. V.bozma Kararı
  10. Vı-karar Düzeltme
  11. B. Kara Düzeltme Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1664
Karar No
2023/2266
Tarih
25 Nisan 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/1665 K.2023/898
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/1665 K.2023/1633
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1666 K.2023/1957
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/1668 K.2023/1947
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/1668 K.2023/6119
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2023/1669 K.2023/6120

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.