İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/2293 K.2023/5114

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/2293Karar2023/5114Tarih26 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.354 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/2293 E., 2023/5114 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
26 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/265 E., 2023/192 K.
Karar
Davanın kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.354 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 3. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın Almanya, Donauwörth'de 30.10.1987 tarihinde bir vasiyetname düzenlediğini, söz konusu vasiyetnamenin ...

Hukukuna göre şekil şartları yönünden geçerlilik koşullarına uygun olarak yapılmadığını ve esas yönünden de geçerli olmadığını, bu vasiyetnamenin muris tarafından sonraki tarihte düzenlenen başka bir vasiyetname nedeniyle geçersiz kaldığını, bu vasiyetnamenin de 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nce 9135 yevmiye No.lu düzenlenme şeklindeki vasiyetname olduğunu, 03.06.1996 tarihli vasiyetnamenin tamamlayıcı bir vasiyet olarak düşünülemeyeceğini, murisin eşi kendisinden önce vefat ettiğinden vasiyet hükümleri uygulanamayacağından mirasının kanuni mirasçıları arasında yasal payları oranında bölüştürülmesi gerektiğini ileri sürerek,

30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmişlerdir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili; 30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin ... Hukukuna göre düzenlenmediğinden hükümsüz olduğunu, yine murisin bu vasiyeti dışında Bursa 15. Noterliği'nden düzenlediği 03.06.1996 tarihli bir vasiyeti daha bulunduğunu, 1987 tarihli vasiyetnamenin 1996 tarihli vasiyetnamenin bulunması nedeniyle geçersiz hale geldiğini, kaldı ki Gemlik Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan 1996 tarihli vasiyetin, vasiyet alacaklısı olan murisin eşi ...'nın muristen önce ölümü nedeniyle geçersiz hale geldiğini, nitekim murisin eşi ...'nın 2001 yılında vefat ettiğini, murisin ise 2009 yılında vefat ettiğini ileri sürerek, 30.10.1987 tarihli vasiyetin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Asıl ve birleştirilen dosya davalı vekili cevap dilekçesinde. 1987 tarihli vasiyetnamenin 02.01.1988 tarihli Münih Ünv.

Uluslararası Hukuk Enstitüsü raporu ile yapıldığını, vasiyetin geçerliliği konusunda rapor verildiğini, bu rapora göre ise Almanya'da yapılan vasiyetin geçerli olduğunu, yine söz konusu bu vasiyet ortak vasiyet olarak yorumlanır ise de, Alman Medeni Kanunu madde 2269'da eşler arasında yapılan bu tarz vasiyetlerin geçerli olduğunun belirtildiğini, bu durumda MÖHUK 20/4 yollaması ile madde 7'ye göre işlemlerin yapıldıkları yer hukukuna göre geçerli ise geçerli hale geleceğini, 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nde düzenlenen vasiyetnamenin murisçe yapılma amacının 1987 tarihli vasiyeti geçersiz kılmak değil aksine tamamlamak olduğunu,

1996 tarihli vasiyetin yapılış amacının 1987 tarihli vasiyetin geçerliliğini korumak olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 02.06.2016 tarihli ve 2012/991 Esas, 2016/222 ... Kararıyla; murisin Bursa 15. Noterliği'nde düzenlediği ikinci vasiyetname ile yurtdışında düzenlediği ilk vasiyetnamesinden döndüğü kabul edilerek asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı kabulü ile 30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 01.07.2019 tarih ve 2018/7547 Esas, 2019/6014 Karar ... ilamında. “Mahkeme gerekçesi bir bütün olarak incelendiğinde, gerekçede murisin 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nde düzenlediği vasiyetname ile tüm malvarlığını eşi olan ... ...'a vasiyet ettiği belirtilmiş ise de,

30.10.1987 tarihli Almanya Donauwörth'de düzenlenen vasiyetname incelendiğinde muris ve eşi ...'nın vefat etmeleri halinde karşılıklı olarak tek başına birbirlerini mirasçı tayin ettikleri,her ikisinin vefatı halinde ise murisin (kocanın) erkek kardeşi olan davalı ...'ı tek başına mirasçı olarak belirledikleri;murisin 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nde düzenlettirdiği düzenleme şeklindeki vasiyetnamesi incelendiğinde ise,Türkiye'de bulunan ve tek tek saydığı taşınmazlar ile Türkiye Cumhuriyeti hudutlarında bulunan bilumum resmi ve hususi bankalardaki vadeli vadesiz hesaplarında bulunan paralarının tamamını eşi olan ... ...'a vasiyet

ettiği görülmektedir. Her ne kadar mahkemece murisin 03.06.1996 tarihinde yaptığı vasiyet ile tüm malvarlığını eşi ...'ya vasiyet ettiği ve bu şekilde ilk vasiyeti olan 30.10.1987 tarihli Almanya Donauwörth'de düzenlediği vasiyetinden döndüğü gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabullerine karar verilmiş ise de, öncelikle murisin ikinci vasiyetinde tüm malvarlığını eşi ...'ya vasiyet etmediğinin 1996 tarihli vasiyetname metni ile sabit olduğu,

kaldı ki murisin eşi olan ve 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nde düzenlenen vasiyet alacaklısı ... ...'ın dosya kapsamında yer alan ölüm belgesi ile de sabit olduğu üzere murisin ölüm tarihi olan 09.12.2009 tarihinden önce 19.06.2001 tarihinde vefat ettiği,bu şekilde 03.06.1996 tarihli Bursa 15. Noterliği'nde düzenlenen vasiyetnamenin artık hükümsüz hale geldiği kuşkusuzdur.

Bu noktada ise eldeki davada tartışılması gereken husus; asıl ve birleşen davada iptali istenen 30.10.1987 tarihli Almanya Donauwörth'de düzenlenen vasiyetnamenin geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İptali istenen 30.10.1987 tarihli vasiyet Alman Hukukuna uygun düzenlenmesi halinde geçerli olacağı açıktır. Ancak mahkemece dava konusu vasiyetnamenin Alman Kanunlarına uygunluğu yönünden yeterli inceleme ve araştırma yapılmamıştır.

Bu itibarla mahkemece; dava konusu 30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukunun muhtevasının araştırılması, bu hususta tarafların yardımının istenmesi, gerekirse vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması; vasiyetnamenin, yapıldığı ülke hukukuna uygun olarak yapıldığının anlaşılması halinde ise davada ileri sürülen diğer iptal sebepleri de araştırılarak; sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.

Bozmayı gerektirir. Ne var ki, mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken zuhulen onandığı yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından Dairemiz onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı bozulmalıdır.” şeklindeki gerekçe ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; vasiyetnamenin yapıldığı ülke hukukunun öngördüğü şekle uygun olarak yapılıp yapılmadığı konusunda uzman bilirkişiden rapor alındığı, Doç.

Dr. ... tarafından düzenlenen 10.10.2021 tarihli raporda, 30.10.1987 tarihli belgenin vasiyetname olma özelliğini içermediği, bunlara rağmen Almanya'da noter huzurunda düzenlenmiş bir vasiyetnamenin bulunduğunun davalı tarafça ileri sürülmesi halinde, Alman hukuku uyarınca noter tarafından düzenlenen vasiyetnameler noter tarafından Alman mahkemesine ve vasiyetname siciline tevdi edilmek zorunda olup bu makamlarca hıfz edildiğinden, milletlerarası istinabe yoluyla Alman makamlarınca hıfz edilen mirasbırakanlarca tanzim edilmiş bir vasiyetnamenin bulunup bulunmadığının belirlenmesinin de mümkün olduğu hususlarında değerlendirme yapıldığı,

bilirkişi raporu ile yetinilmeyerek ilgili konsolosluk vasıtasıyla mirasbırakanlarca tanzim edilmiş vasiyetname bulunup bulunmadığının sorulduğu ve gelen cevabi müzekkerede vasiyetnamenin bulunmadığına yönelik bilgi verildiği anlaşıldığından denetime elverişli bilirkişi raporunun benimsendiği belirtilerek ispatlanan asıl ve birleştirilen davanın kabulü ile 30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen dosya davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

30.10.1987 tarihli vasiyetnamenin Almanya’da Donauwörth Noterliğinde imza altına alındığını, 02.01.1988 tarihli Prof.

Dr. Hans Sonneberger raporu ile geçerli olduğunun belirtildiğini, ortak vasiyetname sayılması durumunda Alman Kanunlarına göre geçerli olduğunu, Bursa 15. Noterliği'nde düzenlenen vasiyetnamenin dava konusu vasiyetnamenin devamını sağlamak üzere hazırlandığını, 1987 tarihli vasiyetnamenin yurtdışına istinabe ile gönderilen evraklar arasına itirazlarına rağmen alınmadığını, Lahey Sözleşmesi kapsamında değerlendirilmediğini, davacı tarafından eksik evrak tercümesi yaptırıldığını, çevirinin adliye içindeki bürolardan yaptırılması gerektiğini,

vasiyetnamenin Almanya’da geçerli olup olmadığının Adalet Bakanlığına hazırladıkları evrakta sorulmadığını, noter evraklarının noterden sorularak geçerliğinin araştırılmadığını, vasiyetnamenin Alman Kanunlarına uygunluğu hususunun yeterince araştırılmadığını, davacıların mirasçı sıfatı olmadığı halde dava açtığını ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda vasiyetnamenin iptali isteğine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 5718 ... Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 7 nci maddesi, 20 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 4 üncü fıkraları, Vasiyet Tasarruflarının Biçimine İlişkin Kanun Uyuşmazlıkları konusundaki 05.10.1961 tarihli La Haye Sözleşmesi, 4721 ... ... Medeni Kanunu’nun 531 inci vd maddeleri ile 557 nci maddesi, 6100 ... HMK’nun 294 üncü ve 297 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

Somut olayda, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim görevlisi Doç. Dr. ... tarafından 10.10.2021 tarihli bilirkişi raporu düzenlenerek mahkemeye sunulmuştur.

İlgili raporda, iptali istenen 30.10.1987 tarihli belgenin, murislerin ilerde düzenlemek istedikleri ölüme bağlı tasarrufun geçerli bir şekilde tanzim edilebilmesi için Münih Üniversitesi Milletlerarası Hukuk kürsüsünden mütalaa alınması konusunda Donauwörth Noterliğine verilen bir talimat olduğu, vasiyetname olma özelliğini içermediğinin belirtildiği anlaşılmıştır.

Mahkemece gerekçesinde, 10.10.2021 tarihli bu bilirkişi raporunun benimsendiğini belirtmiş olmasına rağmen davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar vermiştir.

Dava konusu 30.10.1987 tarihli belge vasiyetname niteliğinde olmadığından hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerekirken, bu nitelikleri taşımayan belgenin vasiyetname kabul edilerek iptaline karar verilmesi suretiyle hüküm fıkrası ile gerekçe arasında çelişki oluşturulması usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI.KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl ve birleştirilen dosya davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin yatırılan harcın istek hâlinde yatırana iadesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

26.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2293, K. 2023/5114, 26 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. Vı.karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2293
Karar No
2023/5114
Tarih
26 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2293 K.2023/8589
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2293 K.2023/5063
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2294 K.2023/8244
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/2294 K.2023/6429
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/2295 K.2023/8591
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/2295 K.2023/5064

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.