İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3126 K.2023/3920

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/3126Karar2023/3920Tarih19 Eylül 2023Okuma6 dk · 1.180 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/3126 E., 2023/3920 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Eylül 2023
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/51 E., 2023/784 K.
İlk derece mahkemesi
Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2014/318 E., 2017/450 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.180 kelime·6 dk okuma·14 bölüm

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacı tarafın istinaf nedenlerinin esastan reddine, davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü

I. DAVA

Davacı vekili; dava konusu 5933 parsel sayılı taşınmazın, öncesinde tarafların babaları adına tapuya kayıtlıyken, muvazaalı devirle tapu kaydının davalı üzerine aktarıldığını açıklayarak, taşınmaz üzerindeki dubleks ev ve garaj binasının mülkiyet hakkının davacıya ait olduğunun tespitine ve tapu kaydına şerh verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazın vekil edeni tarafından babasından satın alınmakla tapuda adına kayıtlı olduğunu, davacının malik olmaması nedeniyle taşınmaz üzerinde bulunanların mülkiyetine ilişkin iddiada bulunamayacağını, üzerindeki yapıları da davalının yaptığını, inşaatın yapıldığı tarih itibariyle davacının maddi gücü bulunmadığından söz konusu yapıları yapmasının mümkün de olmadığını, açılmış olan izale-i şûyû davası bulunmadığından binanın mülkiyetinin tespitine ilişkin davanın dinlenebilir bulunmadığını belirterek reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 25.10.2017 tarihli ve 2014/318 Esas, 2017/450 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazların kadastro tespit gününden önce meydana getirildiği gözetildiğinde, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı olduğu, dava konusu 5933 parsele ilişkin kadastro tespitinin 26/01/1995 tarihinde kesinleştiği, davanın 12/08/2014 tarihinde açıldığı ve tespit öncesi nedene dayalı davada hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 22.11.2018 tarihli ve 2018/820 Esas, 2018/1259 sayılı Kararıyla; davacının uyuşmazlık konusu muhdesatın bulunduğu parselde paydaş olmadığı, 1/4 payın davalı üzerindeki tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline hükmen karar verilmiş ise de, henüz söz konusu kararın kesinleşmediği, davaya konu taşınmaza ilişkin açılmış bir ortaklığın giderilmesi davası da olmadığı,

her ne kadar Mahkemece, davanın Kadastro Kanunu’nun 12/3 maddesinde belirtilen hak düşürücü süreden sonra açıldığı belirtilerek reddine karar verilmiş ise de, dava dilekçesi ve davacı tarafın açıklamaları değerlendirildiğinde, davanın muhdesatın tespiti niteliğinde olması nedeniyle anılan maddenin somut olayda uygulama alanı bulunmadığı, açıklandığı üzere dava konusu taşınmazda davacının dava tarihi itibariyle paydaş olmadığı, derdest ortaklığın giderilmesi davası, kentsel dönüşüm uygulaması ya da kamulaştırma işleminin bulunmadığı, dolayısıyla davacının muhdesatın tespiti davası açmasında güncel hukuki yararının olmadığı,

hukuki yararın da dava koşulu olduğu belirtilerek istinaf talebinin esastan reddine karar vermiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/2981 Esas, 2021/3772 Karar sayılı ilamıyla; davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, HMK’nın 353/1-b/2 maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesinin ret gerekçesinin değiştirildiği durumlarda ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurması gerekirken, istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, kabule göre de, davaya konu muhdesatların kadastro tespitinden önce yapıldığının sabit olduğu,

kadastro tespitinin 26.01.1995 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın da 12.08.2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davanın 3402 sayılı Kanunun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü süreden reddi gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesince gerekçenin değiştirilerek, hukuki yarar yokluğundan ret kararı verildiği gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar vermiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 24.11.2021 tarihli ve 2021/2151 Esas, 2021/2479 Karar sayılı kararı ile; davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı

1. Bölge Adliye Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2019 Esas, 2022/6485 Karar sayılı ilamıyla; “..Bölge Adliye Mahkemesince, uyulan bozma ilamı doğrultusunda yeniden esas hakkında karar verilmeksizin, yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

D. Bölge Adliye Mahkemesince İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1. Dava konusu evin 1987 ve garajın ise 1993 yılında yapıldığı,

2. Kadastro tespitinin 26/01/1995 tarihinde kesinleştiği,

3. Davacının yargılama aşamasında kesinleşen kararla paydaş haline geldiği,

4.Ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve uyuşmazlığın tespit öncesi nedene ilişkin olduğu gerekçesiyle davacı tarafın istinaf nedenlerinin esastan reddine, bozmaya uyulmakla yeniden hüküm tesisi gerektiğinden davanın hak düşürücü süreden reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili özetle; 1. Dava konusu muhdesatın vekil edeni tarafından meydana getirildiğini,

2. İnşaatın yapımı esnasında davalının küçük olduğunu,

3. İnşaat ve yapım masraflarının davacı tarafından karşılandığını,

4. Dava konusu evin ve garajın kesintisiz bir şekilde müvekkilince kullanıldığını,

5. Hak düşürücü süreden ret kararının doğru olmadığını,

6. Muvazaalı şatış yolu ile oluşan yeni tapu kaydının dikkate alınmadığını,

7. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 718, 724, 728, 729 ve 1012/2, 3 üncü maddeleri,

3. 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 ve 19 uncu maddeleri,

4. Tapu Sicili Tüzüğünün 60 ıncı maddesi,

3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Somut olayda, Dairenin 02.11.2022 tarihli ve 2022/2019 Esas, 2022/6485 Karar sayılı ilamıyla; “..Bölge Adliye Mahkemesince, uyulan bozma ilamı doğrultusunda yeniden esas hakkında karar verilmeksizin, yazılı şekilde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir...” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmesine rağmen Bölge Adliye Mahkemesince yeni hüküm tesis edilirken (tekrar) “...Davacı tarafın istinaf nedenlerinin esastan reddine...” şeklinde karar verildiği görülmektedir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla işin esası hakkında karar verilmesi halinde ayrıca istinaf isteğinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekir. Yeniden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru değildir.

4. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2. Davacı vekilinin, Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının “1.” hüküm fıkrasının hükümden tümüyle çıkartılmasına ve sonraki fıkraların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

19.09.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3126, K. 2023/3920, 19 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
  8. B. Gerekçe ve Sonuç
  9. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  10. A. Birinci Bozma Kararı
  11. C. İkinci Bozma Kararı
  12. VI. Temyiz
  13. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  14. B. Temyiz Sebepleri
  15. C. Gerekçe
  16. VII. Karar
  17. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3126
Karar No
2023/3920
Tarih
19 Eylül 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3127 K.2023/2785
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3127 K.2023/4120
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3128 K.2023/2784
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2023/3129 K.2023/5249
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3129 K.2023/4003
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3140 K.2023/5023

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.