İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3698 K.2023/4864

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/3698Karar2023/4864Tarih18 Ekim 2023Okuma7 dk · 1.481 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/3698 E., 2023/4864 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
18 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2019/124 E., 2021/646 K.
Karar
El atmanın önlenmesi talebinin kabulü, ecrimisil talebinin reddi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.481 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili ve bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 9089 ada 1 parsel ... taşınmazda inşa edilen, çekme kat, 9 No.lu daireyi yüklenici olan dava dışı ... ...’dan satın alarak taşınmazda 3/25 pay sahibi olduğunu, ancak daireye davalının haklı ve geçerli bir hukuki sebebe dayanmaksızın müdahale ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı; taşınmazın mirasbırakanı ... ...’a ait olduğunu, yüklenicinin açmış olduğu el atmanın önlenmesi davasının reddedildiği ve kararın kesinleştiğini, fuzuli şagil durumunda olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davacının pay satın aldığı yüklenicinin, davalının mirasbırakanı olduğu ve davalı hakkında açmış olduğu davanın reddedilerek kararın kesinleştiği, bu davada verilen kararın davacı için de kesin hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…paydaşlar arasındaki el atmanın önlenilmesi davalarında öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması, varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın TMK'nın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, belirtilen hususlarda araştırma ve soruşturma yapılması, bu arada sözü edilen 04.05.2009 tarihli karşılık yazının da nazara alınarak,

yeni imar durumu muvacehesinde değerlendirme yapılmak suretiyle, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olmasının doğru olmadığı...” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma kararına karşı direnilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; “…yüklenicinin, arsa maliki aleyhine açtığı davada çekişmeli bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi açısından hukuksal durumu ve konumunun tartışıldığı, bu nedenle çekişme konusu 9 No.lu bağımsız bölümün kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca kime ait olacağı yönünden, kararın taraflar açısından kesin hüküm oluşturacağı, ancak davalının satın aldığı payın hangi bağımsız bölüme ait olacağı yönünden anılan ilamda değerlendirme yapılmadığı için davacı payının 9 No.lu bölümü kapsayıp kapsamadığı yönünden kesin hüküm oluşturmayacağı,

bu nedenlerle işin esasına girilerek Özel Daire bozma ilamında belirtilen şekilde paydaşlar arası el atmanın önlenmesi yönünden gerekli araştırma ve inceleme yapılması gerekirken, yukarıda belirtilen maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan kesin hüküm varlığından bahisle hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu...” gerekçesiyle direnme kararı yukarıda belirtilen değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmuş, davalı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.

Mahkemece bozma kararı sonrası yapılan yargılama sonucunda; kesin hüküm nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: “…Şişli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/88 Esas, 2005/242 Karar ... dosyasında; davacısının pay satın aldığı yüklenici ... ... tarafından taşınmazda paydaş bulunan davalının mirasbırakanı ... ... aleyhine açılan el atmanın önlenmesi davasında. Mahkemece, 08.04.2003 tarihli kararla, el atmanın önlenmesi davasının kabulüne karar verildiği, temyiz üzerine Yargıtay l5.

Hukuk Dairesinin 08.04.2004 tarihli ilamı ile dava konusu olan çekme katın imara aykırılığı sebebiyle yıkım kararı kapsamında kalan bölümde olduğu, 3194 ...

İmar Kanunu uyarınca her türlü inşaatın projesine uygun olarak yapılmasının zorunlu olduğundan yapıdaki çekme katın kaçak olduğu, kaçak oluşu sebebiyle yıkımı gereken bu bölümün ekonomik değeri olduğunun düşünülemeyeceği, mahkemelerce yasaya aykırılığın devamını sağlar biçimde bu gibi yerlerde mülkiyet iddiası dinlenemeyeceğinden davanın reddine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, Mahkemece de usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyularak açılan davanın reddine karar verildiği,

kararın Yargıtay 15. Hukuk Dairesince 25.01.2007 tarihinde onanarak kesinleştiği, gerek özel daire kararı gerekse hükmüne eylemli olarak uyulan HGK kararında bahse konu kararın eldeki davada kesin hüküm oluşturmayacağı kabul edilmiş olmasına rağmen, davanın kesin hüküm gerekçesiyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, yeni imar durumu ve bozma sonrası yapılan tespitlere göre dava konusu taşınmazda öncelikle tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi ve özel bir parselasyon planın olup olmadığı veya fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığı üzerinde özenle durulması,

varsa çekişmeli yerin kimin kullanımına terk edildiğinin saptanılması, harici veya fiili taksim yoksa uyuşmazlığın Medeni Kanun’un müşterek mülkiyet hükümlerine göre davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir yer olup olmadığının saptanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile Beyoğlu 32. Noterliğinin 09.11.1995 tarih, 30242 yevmiye No.lu rızai taksim sözleşmesi ile tüm paydaşları bağlayan harici bir taksim sözleşmesi düzenlendiği, özel bir parselasyon planının bulunmadığı, davaya konu 9 No.lu bölümün davacıya bölümü satan müteahhit ... ...'a bırakıldığı ancak bu bölümün davalı tarafından kullanıldığı, davacının taşınmazda ayrıca kullanımına bırakılan yer olmadığı gibi, davacının payına karşılık çekişmesiz olarak kullanabileceği boş bir yerin bulunmadığı,

davalıların taşınmaza haksız bir el atmalarının bulunduğu gerekçesiyle davalıların dava konusu çekme kata yapmış oldukları el atmanın önlenmesine... kural olarak dava tarihi itibari ile doğmuş ecrimisil tazminatı talep edebilecekken davacının dava tarihinden sonraki dönemlere ait ecrimisil talebinde bulunduğu gerekçesiyle ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava tarihi öncesinde ihtar çekildiğini davalıların murisine, kesin hüküm olan dosyada 9 No.lu dairenin kime ait olacağının belli olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; tapuya tescil edilmiş bir sözleşmenin bulunmadığını, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin eki olduğunu, tüm paydaşları bağlayan bir sözleşme olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arası el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan payına vaki el atmanın önlenilmesini her zaman isteyebilir. Hatta elbirliği mülkiyetinde dahi paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine el atmanın önlenilmesi davası açabilir.

Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı veya kullanabileceği bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenilmesi davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre, payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu el atmanın önlenilmesi davası ile değil, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, hak sahibinin, hak sahibi olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 ...

İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır.

Bu nedenle, haksız işgalden ... normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ve malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nin 25.02.2004 tarihli ve 2004/1-120-96 ... kararı).

25.05.1938 tarih ve 29/10 ... Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.

Hemen belirtelim ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık olmalı ve değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere uygun şekilde HMK'nin 266 vd. maddelerine uygun olarak açıklanması gereklidir.

Bu nedenle, özellikle tarım arazilerin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler getirtilmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için birim fiyatlar getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.

3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

18.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3698, K. 2023/4864, 18 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3698
Karar No
2023/4864
Tarih
18 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2023/3698 K.2023/4941
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3698 K.2023/13905
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3699 K.2023/3611
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3700 K.2023/4853
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/3700 K.2023/6678
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2023/3701 K.2023/6416

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.