KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/3749 E., 2023/6370 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2023
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/2912 E., 2023/623 K.
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/136 E., 2022/329 K.
Karar Metni
1.794 kelime·9 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil veya tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar vekili dava dilekçesinde; bir kısım davalıların miras bırakanı ... ile müvekkili ... arasında düzenlenip Beyoğlu ....
Noterliğinin 05.04.1966 tarih ve 4131 yevmiye numarası ile onaylanan mabeyn senedine göre satıcı ... 'in kendisine toprak tevzi komisyonu tarafından verilen 143 parsel sayılı taşınmazın 150 metrekarelik kısmının tapuya tescil ve zilyetlik haklarını ...'a bedeli karşılığında devrettiğini, taşınmazın tapusunun ifraz edilip müstakil tapuya dönüştürüldüğünde devredileceğinin taahhüt edildiğini, davacı ... tarafından taşınmaz üzerine 19.04.1975 tarihinde belediyeden gerekli izinler alınarak bina yapıldığını, 1976 yılından bu yana taşınmazın vergisinin davacı tarafça ödendiğini,
taşınmaz üzerinde inşa edilen dört katlı bina ile ilgili 13.06.1983 tarihinde 2981 sayılı Yasa kapsamında müracaatta bulunulduğunu, belirlenen arsa bedelinin ödendiğini, taşınmazın 50 metrekaresini belediyenin yol olarak aldığını ve dava konusu taşınmaz için 20.11.1986 tarihinde tapu tahsis belgesi düzenlendiğini, daha sonra taşınmazın belediye tarafından davalı ... mirasçılarına satılmış olduğunu öğrendiklerini ve davalılar tarafından müvekkilleri aleyhine el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davası açıldığını, davalılara yapılan satışın muvazaalı olduğunu, davalılar adına yapılan tescilin yolsuz tescile dayandığını belirterek;
davalılar adına mevcut tapu kaydının iptaline, taşınmazın davacılar adına tesciline veya binanın ve arsanın rayiç değerinin dava tarihinden itibaren faiziyle tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacılar vekili 06.12.2013 tarihli dilekçesinde; müvekkillerine ait binanın değerinin arsanın değerinden yüksek olduğunu ve dolayısıyla müvekkillerinin dava konusu taşınmazda bu sebeple de hak sahibi olduğunu beyan etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davacı adına düzenlenmiş bir tapu tahsis belgesi bulunmadığını, 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2990 parsel sayılı taşınmazın ıslah imar planı uygulaması neticesinde oluştuğunu ve 11.04.2000 tarihinde davalılar adına tescil edildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; davaya dayanak sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacıların kötü niyetli olduğunu ve davanın zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın satış tarihinde taşınır hükmünde olduğu, 05.04.1966 tarihli senetle yapılan devrin geçerli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, tapu iptali ve tescil talebinin kabulüne, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil taleplerinin reddine, davalı Hazine ve Belediye yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; davanın tapu tahsis belgesine dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, dava konusu taşınmazla ilgili davacılar adına düzenlenmiş herhangi bir tapu tahsis belgesine rastlanmadığı, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu taşınmazın geldisinin 2990 parsel sayılı taşınmaz olduğunu, tapu tahsis belgesinin 2992 parsel sayılı taşınmaz için düzenlendiğini, 05.04.1966 tarihli mabeyn senedine dayalı olarak tapu iptali ve tescil istenemeyeceğini, mabeyn senedine dayalı olarak başka davaların senet geçersiz olduğundan reddedildiğini ve kararların onandığını beyan ederek ve re'sen gözetilecek sebeplerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların gecekondusunun gerçekte 2990 parselde iken yeminli haritacıların raporunda yanlış gösterildiği ve imar uygulamasında 2992 sayılı parsel için tahsis belgesi düzenlendiği ancak tahsis belgesi karşılığında davacıya verilmiş bir yer olmadığı, davacının taşınmazı tapusu oluşmadan evvel harici satışla aldığı ve 1955 yılından 1989 yılına kadar çekişmesiz zilyet olduğu, bu zilyetliğine dayanarak tahsis belgesi edindiği, tahsise konu gecekonduyla ilgili başvuru ve ödemeleri yaptığı, imar uygulaması sırasında kazanılmış hakkının korunmadığı,
mağdur edildiği İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ..., ..., ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, onaylama şeklinde noter senedine, tapu tahsis belgesine ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 724 üncü maddesine dayalı tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun ( TMK, 4721 sayılı Kanun) 706 ncı maddesi ( mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi (MK,743 sayılı Kanun) 634 üncü madde) ile 724 üncü maddesi,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK, 6098 sayılı Kanun) 33 üncü, 237 inci maddesi (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK, 818 sayılı Kanun) 213 üncü maddesi),
3.2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26 ıncı maddesi,
4.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun (1512 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası, 89 uncu maddesi,
5. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı kararı.
3. Değerlendirme
1. 6100 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesi uyarınca; hâkim Türk hukukunu resen uygular. 04.06.1958 tarihli ve 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hâkimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hâkime aittir . Anılan yasal düzenlemeye göre davayı aydınlatma görevinin mahkeme hâkimine ait olması karşısında uyuşmazlığın çözümüne dair hukuki nitelendirmeyi de yine hâkim yapacaktır. Bu nedenle maddi vakıayı etkilememek kaydıyla salt hukuki sebebin değiştirilmesi de bu yasak kapsamında değerlendirilemez.
2. Davacılar, Beyoğlu 2. Noterliğince 05.04.1966 tarih 4131 yevmiye numarası ile onaylanan "Mabeyin Senedi" ile 20.11.1986 tarihli tapu tahsis belgesine dayalı olarak ve dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmaza iyi niyetli olarak bina yaptıklarını belirterek tapu iptali ve tescil ikinci kademede tazminat isteminde bulunmuşlardır.
3. Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davaya dayanak Beyoğlu 2. Noterliğinin 05.04.1966 tarih 4131 yevmiye numaralı onaylama şeklinde "Mabeyin Senedinde", "Bana toprak ve tevzi komisyonu tarafından verilen tapunun 07.03.1955 tarih 1550 yevmiye 252 cilt 12 sahife429 sıra numarasında kayıtlı ...
6 ada 143 parsel sayılı ve yüzölçümü 10400 metre kareden ibaret olan yerden tarafımdan parsellenmiş bulunan yerlerden müfrez 17 parsel sayılı ve yüz ölçümü 150 metre kareden ibaret olan yerin ihya, imar tapuya rapt, tescil ve zilyetlik haklarını bu kerre kendisinden nakden tamamen ve peşinen aldığım 1.750 lira bedel mukabilinde ......'a devir ettim" ibaresine yer verildiği; dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 2990 parsel sayılı taşınmazın şuyulandırılması sonucu oluştuğu.
2990 parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sahife numarasının 2988 olduğu ve 25.02.1967 tarihli tapulama işlemi ile ... adına tescil edildiği; dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sayfasına göre, taşınmazın eski sahife numarasının 2988 olduğu ve 08.09.1989 tarihli ıslah imar planı işlemiyle ... adına, 11.04.2000 tarihli intikal işlemiyle ise davalılardan ..., ..., ... ve ... adına tescil edildiği; buna göre, dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2990 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağının incelenmesinde; tespit tarihinin 10.07.1965, kesinleşme tarihinin 25.02.1967 olduğu,
dayanak tapu kaydının ise 07.03.1955 tarih 429 sayı 252 cilt 12 sayfa, cilt no:1, sayfa no:23 olduğu; söz konusu 07.03.1955 tarih 429 sayı numaralı zabıt kaydının, taşınmaz bilgilerinin 6 ada 143 parsel, iktisap sebebinin "Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu hükümlerine göre tahsis edilmekle tescil yapıldı", malikinin ... olduğu ve 2990 parsel sayılı taşınmaza revizyon gördüğü anlaşılmıştır.
Öte yandan; davaya dayanak 20.11.1986 tarihli tapu tahsis belgesine konu taşınmazın 2992 parsel sayılı taşınmaz, gecekondunun ise ... Sokak'ta bulunan 54 kapı numaralı 4 katlı yapı olduğu; söz konusu tapu tahsis belgesine konu 2992 parsel sayılı taşınmazın tapu kütük sahife numarasının 2990 olduğu, taşınmazın 13.09.1973 tarihli tapulama işlemi ile ... adına tescil edildiği ve dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmaz ile irtibatının olmadığı ve bilirkişi raporuna göre, ...
Sokak 54 kapı numaralı yapının 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunduğu tespit edilmiştir.
4. Bilindiği üzere; 4721 sayılı Kanun'un "Arazinin mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesi" kenar başlıklı 724 üncü maddesinde, "Yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir. " hükmü yer almaktadır.
5. Diğer taraftan; tapulu bir taşınmazın mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin resmi şekilde yapılması, geçerlilik koşuludur (MK m. 634; TMK m. 706; BK m. 213; TBK m. 237; 2644 sayılı Kanun m. 26; 1512 sayılı Kanun m. 60). Tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davası kural olarak kabul edilemez. Bunlarla birlikte; 1512 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ile 89 uncu maddesi, taşınmaz satış vaadi sözleşmelerinin noterlerce düzenleme şeklinde (re'sen) yapılacağı kuralını getirmiştir.
6. Bu açık hükümler göstermektedir ki, resmi senede bağlanmayan tapuda kayıtlı taşınmaz satımları ile noterde düzenleme biçiminde (re'sen) yapılamamış olan taşınmaz satış vaadine ilişkin sözleşmeler geçersizdir. Burada kanunun öngördüğü şeklin bir geçerlilik şartı olarak düzenlendiğini, buna uyulmadan yapılan sözleşmelere "geçersizlik" müeyyidesinin bağlandığını, bunun hukuki mahiyet olarak emredici nitelikte olduğunu, bu nedenle de "geçersizlik" müeyyidesine bağlanan şekil eksikliğinin hakim tarafından taraflar ileri sürmeseler dahi, yargılamanın her aşamasında re'sen gözününe alınması gerektiğini belirtmekte fayda vardır.
7. Kuşkusuz, henüz kadastrosu yapılamamış yerlerde mevcut zabıt defteri veya kayıt defterinde kayıtlı eski tapulu taşınmazlar da yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler kapsamında tapulu taşınmazlardır.
8. Somut olayda; dava konusu 9515 ada 1 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 2990 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin yapıldığı 10.07.1965 tarihinden sonra, 05.04.1966 tarihinde noterce onaylanan ve 6 ada 143 parsel sayılı (gittisi 2990 parsel sayılı) tapulu taşınmazı konu edinen davaya dayanak onaylama şeklindeki sözleşme, şekil koşullarına uygun düzenlenmediğinden, başka bir ifadeyle noterde düzenleme şeklinde yapılmadığından bu sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil isteme olanağı bulunmamaktadır.
9. Diğer taraftan; 6 ada 143 parsel sayılı taşınmazdan gelerek davalıların murisi ... adına tapu kaydı oluşturulduğuna göre, ... adına kayıtlı 2992 parsel sayılı taşınmaza yönelik düzenlenen tapu tahsis belgesine dayalı olarak ... 'den tapu iptali ve tescil isteğinde bulunulamayacağı da açıktır.
10. Ne var ki; davacılar, binalarını iyi niyetle inşa ettiklerini ileri sürerek ve 4721 sayılı Kanun'un 724 üncü maddesi gereği hak sahibi olduklarını açıklayarak talepte bulunduklarına göre, Mahkemece anılan yasal düzenleme doğrultusunda inceleme yapılarak koşulları oluşursa tapu iptali ve tescil isteminin kabulüne karar verilmesi aksi halde tazminat talebinin değerlendirilmesi gerekir.
11. Mahkemece, değinilen hususlar gözetilmeden, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3749, K. 2023/6370, 19 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama