İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/3828 K.2023/6406

Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; birleştirilen davada ise el atmanın önlenmesi, kâl ve bedel istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının…

Esas2023/3828Karar2023/6406Tarih20 Aralık 2023Okuma6 dk · 1.218 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/3828 E., 2023/6406 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Aralık 2023
Ahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2020/222 E., 2022/605 K.
Karar
Asıl davada ecrimisil talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.218 kelime·6 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasındaki asıl davada el atmanın önlenmesi, kâl ve ecrimisil; birleştirilen davada ise el atmanın önlenmesi, kâl ve bedel istenmesi üzerine verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davada ecrimisil talebi yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına, asıl ve birleştirilen davalarda el atmanın önlenmesi ve kâl taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalılardan İlyas tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; maliki olduğu 813 ada 2 parsel sayılı taşınmaza bitişik taşınmaz olan 1 parsel sayılı taşınmazda inşa edilen yapının taşkın olduğunu ileri sürerek davalıların el atmasının önlenmesine, taşkın kısmın yıkılmasına ve ecrimisile, yıkım fahiş zarar doğuracaksa bedeli karşılığında taşkın kısmın mülkiyetinin davalılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, birleştirilen davada yıkım isteğini genişleterek 10 m² alanın daha yıkılmasına karar verilmesini istemiş, ecrimisil isteğini atiye bırakmıştır.

II. CEVAP

Davalılar, binanın yıkılması halinde büyük zararlarının doğacağını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulüne, ecrimisil isteği ile ilgili talep atiye bırakıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: "...dava konusu olan yapının imar uygulaması sonucu davacı taşınmazına taşkınlığının ortaya çıktığının sabit olduğu, taşkın yapı bedeli davacıya depo ettirilmek suretiyle el atmanın önlenmesi ve yıkıma karar verilmesi, tecavüzlü durumun davalıların iradesi dışında kamusal tasarruf ile oluştuğu dikkate alınarak davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerekirken değinilen hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

3. Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davaların kabulü ile 2,54 m²'lik kısma davalıların el atmanın önlenmesine, taşkın kısmın yıkılmasına, depo edilen 5.994,00 TL'nin davalılara ödenmesine, ecrimisille ilgili olarak karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karara karşı davalılarca temyiz başvurusunda bulunulmuştur.

4. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince: “…yapılan inceleme ve araştırmanın karar vermeye yeterli olmadığı, her ne kadar bozma ilamı doğrultusunda taşkınlığın imar uygulaması sonucu oluştuğu tespit edilerek bedel depo edilmiş ise de yapının taşkın kısmının yıkılması durumunda tüm binanın mı yıkılacağı veya yıkım sonucunda yapının statik durumunun ne şekilde etkileneceğinin tespit edilmeden sonuca gidildiği, mahallinde keşif yapılarak, taşkın kısmın yıkılması durumunda binanın tamamının mı yıkılacağı yoksa taşkın kısmın ayrı olarak yıkılmasının mümkün olup olmadığı yönünde bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli rapor alınması,

yıkım sonucunda binanın statik durumunun bundan ne şekilde etkileneceğinin saptanması, binanın tümünün yıkılması gerekiyorsa tüm binanın değeri, aksi takdirde yıkılacak kısmın değerinin depo edilmesi gerektiğinin değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik bilirkişi raporu ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı;

kabule göre de davacının terditli istekte bulunduğu gözetilerek bedeli karşılığında taşkın arazi parçasının davalılar adına tescili isteği tartışılıp değerlendirilerek bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilerek karar verilmiş olmasının da doğru olmadığı…” gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 30.11.2022 tarihli ve 2020/222 E., 2022/605 K. sayılı kararıyla; davalıların kayden maliki oldukları 2 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın imar uygulaması sonucu davacı taşınmazına taşkın duruma geldiği, dava konusu olan 813 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların öncesini oluşturan 1311 parsel sayılı kadastral parselde davacı ile davalılar ile bir kısım davalıların miras bırakanı paydaş iken Bakırköy Belediye Encümeninin 06.11.1989 tarih 7236 sayılı kararı ile 3290 ve 2981 sayılı Yasa'sının 10/c md. gereğince söz konusu taşınmazı da kapsar alanın imar şuyulandırılmasına tabi tutulduğu ve imar parsellerinin oluştuğu,

813 ada 1 parsel sayılı taşınmazın bir kısım davalılar ve davalıların mirasbırakanı, 813 ada 2 parselin ise davacı adına tescil edildiği, yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ve krokisine göre de 813 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki yapının (A) harfiyle gösterilen 2,54 metrekarelik bölümünün 813 ada 2 parsel sayılı taşınmaza taşkın olduğu, imar öncesi kadastral parselde hak sahibi olan davalı ...'un anılan taşınmazda yapısının bulunduğu,

taşkın kısmın ayrı olarak yıkılmasının fahiş zarar doğuracağı ve deprem açısından risk taşıdığı bilirkişi kurulunca belirlenmiş olmakla binanın tümünün yıkımının gerekmesi nedeniyle binanın değerinin davacıya depo ettirildiği ve davacıların yıkım talebinde ısrarlı olmaları ve bilirkişinin belirlediği bina yapı bedelini yatırmaya hazır olduklarını beyan ettikleri gerekçesiyle, asıl ve birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve yıkım isteklerinin kabulüne, asıl davada ecrimisil isteği hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan İlyas temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalılardan ... temyiz dilekçesinde özetle; taşkınlığın kendilerince meydana getirilmediğini, iyiniyetli olduklarını, davacı tarafın anlaşmaya yanaşmadığını, bina bedelinin kabul edilemez olduğunu, günümüz şartlarında bu bedelle altı katlı bir binanın yapılamayacağını, taşkın kısmın değerinin belirlenip ödenmesi için Mahkemece imkan verilmediğini, davacının 20 metrekarelik bir alanı olduğunu, buna 2,54 metrekarenin daha eklenmesinin bir faydası olmadığını, bu alana bina yapılamayacağını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, asıl ve birleştirilen davalar el atmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. Bilindiği üzere, yasal ayrıcalıkların dışında ayrılmaz parçanın (mütemmim cüz’ün) mülkiyeti ve buna bağlı olarak tasarruf ... üzerinde bulunduğu arza bağlıdır. Bu husus M.K.’nın 684 üncü maddesinde açıkça vurgulanmıştır. Ne var ki, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) olan yapı ile arz arasındaki hukuki ilişki kesilmiş bazı durumlarda yapı, üzerinde bulunduğu yerin malikinden başkasına bırakılarak imar parselinin oluşturulabileceği öngörülmüştür. Böylece yapıların bedellerin ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmediği veya aralarında bu yönde bir anlaşma yapılmadığı ya da ortaklığın giderilmesi davacı açılmadığı sürece bu yapıların ömürlerini dolduruncaya kadar eski sahiplerine kullanma imkanı sağlanmıştır.

2. Öte yandan, zeminin maliki olan kişinin taşınmazı bizzat kullanma yetkisi sınırlanmış, ayrılmaz parça (mütemmim cüz) durumunda olan yapı üzerinde tasarruf etme gücü “özel yasa” ile kısıtlanmıştır. 3. Gerçekten, bir kimse kendisine veya Yasa'nın himaye ettiği bir hakka dayanarak üçüncü bir şahsa ait bir taşınmaz üzerine ayrılmaz parça (mütemmim cüz) niteliğinde yapı inşa etmiş imar uygulaması sonucu bu yer davacıya ait imar parseli içerisinde kalmış ise kendi arzu ve iradesi dışında idari kararla oluşan bir durum söz konusu olduğundan kusurlu sayılmaz. İşte bu nedenle yukarıda denildiği gibi imar parseli malikine karşı yapı sahibini koruma zorunluluğu doğmaktadır.

3. Değerlendirme

Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacıya ait taşınmaza yönelik el atmanın imar uygulaması neticesinde meydana geldiği, tecavüzlü durumun davalıların iradesi dışında, kamusal tasarruf ile oluştuğu, Mahkemece verilen ilk hükme yönelik temyiz incelemesinde Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 18.02.2015 tarihli ve 2015/1514 E., 2015/2381 K. sayılı bozma kararında belirtildiği gibi tecavüzlü yapı bedelinin davacı tarafından depo edilmesi gerektiği açıktır.

Bunun yanında fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince imar uygulaması ile taşkın hale gelen yapının maliklerinin gerçek zararlarının tazmini gerekmektedir. Bu sebeplerle uzman bilirkişi heyetinden, karar tarihine yakın bir tarihte alınacak bilirkişi raporuyla, davalılara ödenecek bedel belirlenmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bu sebeple hüküm bozulmuştur.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Davalılardan İlyas'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,20.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/3828, K. 2023/6406, 20 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3828
Karar No
2023/6406
Tarih
20 Aralık 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3828 K.2023/9302
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/3829 K.2023/15051
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3831 K.2023/9892
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2023/3833 K.2023/10491
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2023/3834 K.2023/4145
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2023/3835 K.2023/9814

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.