İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4010 K.2023/4715

Taraflar arasında görülen muhdesat aidiyetinin tespiti ve tapu kütüğüne şerh edilmesi istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Esas2023/4010Karar2023/4715Tarih12 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.934 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/4010 E., 2023/4715 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Ekim 2023
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2022/242 E., 2023/116 K.
Karar
Kısmen kabul, kısmen ret
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.934 kelime·10 dk okuma·13 bölüm

Taraflar arasında görülen muhdesat aidiyetinin tespiti ve tapu kütüğüne şerh edilmesi istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili, taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasına konu olan 110 ada, 6 parsel ... taşınmaz üzerindeki bina, ahır olarak kullanılan kargir yapı, yarım bodrum ve normal kattan oluşan iki katlı kargir bina ve bu binaya bitişik müştemilatın müvekkillerinin yakın murisi ... Soğuksulu tarafından meydana getirildiğini ileri sürerek; dava konusu muhdesatların müvekkillerine ait olduklarının tespitini ve tapu kaydına şerh edilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, tespite konu bir kısım muhdesatların kök muris ... Soğuksulu'dan intikal ettiğini, beş katlı binanın ise kök muristen intikal eden gelirler ile yapıldığını belirterek; davanın reddini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 09.01.2020 tarihli ve 2018/196 Esas, 2020/34 Karar ... kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin, yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin 07.04.2022 tarihli ve 2021/4485 Esas, 2022/2647 Karar ... ilâmında;

"...Somut olayda; mahkemece yapılan tahkikatta tarafların gösterdikleri delillerin toplandığı, taraf tanıklarının dinlenmiş olup, bozma akabinde fen bilirkişisince dosyaya sunulan 12.12.2018 tarihli rapor ekindeki kadastro yenileme tutanağına göre, dava konusu taşınmazın evvelinin 1019 parsel ... taşınmaz olduğu, sonrasında 110 ada, 6 parsel numarasını aldığı yenileme tutanağında: “…parsel üzerine kadastrodan sonra 1985 yılında parsel maliklerinden ... oğlu ...

Soğuksulu'nun krokide "A" ile işaretli olan dört katlı kargir binayı inşa ettiği ve kendisine ait olduğunun muhtar ve bilirkişi beyanlarından anlaşıldığı…” ibaresinin yer aldığı, 14.01.1998 tarihinde tespitin yapıldığı, tespit tutanağının 16.04.1998 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından,

mahkemece, gerektiğinde kesinleşmiş kadastro yenileme tutanağında atıfta bulunulan muhtar ve bilirkişilerin re’sen celbiyle tanık sıfatıyla beyanları alınıp, beyanlar arasındaki çelişki de giderilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin, başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararında;

"... Dava konusu taşınmazın müştereken davacı ve davalılar adına tapuda kayıtlı olduğu, üzerindeki 5 katlı bina, 1 adet kargir yapı, 2 katlı kargir bina ve bu yapıya bitişik müştemilatın davacıların murisi ... Soğuksulu tarafından yapılması nedeniyle mülkiyetinin davacılara aidiyeti nedeniyle eldeki davanın açıldığı..., taşınmazın kadastro yenileme tespit ve tescil tutanağı incelendiğinde. 25/02/1997 tarihinde Trabzon ili, Merkez ilçesi, ...

Mahallesi, 1019 parsel ... taşınmazda "parsel üzerinde kadastrodan sonra 1985 yılında parsel maliklerinden ... oğlu ... Soğuksulu'nun krokide A ile işaretli olan dört katlı kargir binayı inşa ettiği ve kendisine ait olduğu" hususunun tespit edilerek beyanlar hanesine "bu parsel üzerindeki A ile işaretli dört katlı kargir bina hissedarlardan ... oğlu ...

Soğuksulu'ya aittir." ibaresi eklenerek yenileme tespiti yapıldığı, tespit tutanağının ilan süresi içerisinde dava açılmadığından 16/04/1998 tarihinde kesinleştirilerek 110 ada 6 parsel olarak taşınmazın tapuya tescil edildiği, 09/12/2014 tarihli keşif sonrası alınan fen ve teknik raporda taşınmaz üzerinde keşif tarihi itibariyle beş katlı bina ve ahır olarak kullanılan tek katlı kargir yapı bulunduğunun tespit edildiği, dinlenen tutanak tanıkları ve davacı tanık anlatımlarının birbirini doğruladığı ve beyanları nazara alındığında; taşınmaz üzerindeki beş katlı yapının davacılar murisi ...

Soğuksulu tarafından kendi nam ve hesabına meydana getirildiğinin ve murisin o dönemde muhdesat inşaa edecek ekonomik durumunun bulunduğunun sabit olduğu, ancak tespiti talep edilen 1 adet kargir ahır yapının ise kim tarafından inşa edildiğinin bilinmediği ve bu yapının davacılar murisi tarafından meydana getirildiğinin tespit edilemediği anlaşıldığından, öte yandan 3402 ...

Kadastro Kanunu'nun 19/II maddesi uyarınca aidiyet bilgisinin tapunun beyanlar hanesine tescili talebinin reddi gerektiği..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile. Trabzon ili, Ortahisar ilçesi, ...

Mahallesi, 110 ada 6 parsel ... taşınmazda fen bilirkişisi ... tarafından tanzim edilen 12.12.2018 tarihli fen raporu ve 12.12.2018 havale tarihli teknik raporda nitelik ve nicelikleri belirtilen ve ekli krokide "A" harfiyle gösterilen zemin kat üzeri 4 normal kattan oluşan 5 katlı 680,25 m² yüzölçümlü yapının davacılar murisi ...

Soğuksulu tarafından meydana getirildiğinin tespitine, bu hususta fazlaya ilişkin talebin reddine, aidiyet bilgisinin tapunun beyanlar hanesine tescili talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davacılar vekili; muhdesatın aidiyeti bilgisinin tapunun beyanlar hanesine şerhedimesi gerekirken bu yönde verilen ret kararının yerinde olmadığını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

2. Davalılar vekili; muhdesatın kim tarafından ve hangi gelirle yapıldığının tespit edilmesi gerektiğini, tarafların kök murisleri ...

Soğuksulu'ya aitken ölümüyle tüm mirasçılarına kalan ve sıradan bir mal olmayan 1972 model - "mercedes" marka yolcu otobüsünün davacıların yakın murisi ... tarafından 1978 yılında satıldığını; ancak yengesi ...'ya ve yeğenleri olan davalılara bu satıştan düşen paylarının verilmediğini, ...'nın otobüs alıcılarına gönderdiği ihtarnamenin ve kayınbiraderi ...'i, yolcu otobüsünün satışına ilişkin vekillikten azlettiğine ilişkin ...'e gönderdiği belgelerin dosyaya sunulduğunu, Yomra Noterliğinin 09.02.1978 tarihli, 425 ve 426 yevmiye ... ihtarnamelerinin bu iddiaların ispatı olduğunu,

hatta otobüsün satış parasından düşen hisselere karşılık davalı ... ...

Soğuksulu'ya verdiği senet bedelinin de hâlen ödenmediğini, senet suretinin dosyada bulunduğunu, ortak muris dedeleri ...'nin ve babaları ...'in ölümü sonrasında ailenin tek erkek büyüğü olan ...'in kalan tüm malvarlığını (ticari işletme, mercedes marka yolcu otobüsü, tarla, bahçe, ev, ahır, hayvanlar ve onlardan elde edilen ürünler, 13 dönüm fındıklık, ot, meyve, kap - kacak, yakacak odun... akla gelebilecek ne varsa) dilediği şekilde tasarruf edip ölen kardeşinin eş ve çocuklarının haklarına riayet etmediğini, davalıların babası ...'in 20.11.1976'da vefatından beş ay sonra dede ...

Soğuksulu'nun vefatı nedeniyle davalıları da yanına alarak babasının evine dönen dul eş ...'nın hiçbir taşınmazı ve diğer malvarlığını kullanmadığını, otobüsün satışından elde ettiği bedeli de ...'in yed'ine geçirdiğini, ...'in bir zanaatı olmadığı gibi başkaca bir gelirinin bulunmadığını, otobüsün ve ortak dükkanın işletilmesine ilişkin kayıtların getirtilmesi gerektiğini, önceki delil ve beyanların hiç önemi yokmuş gibi muhtar ve tutanak bilirkişilerinin beyanlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, çelişkilerin giderilmesi gerekirken önceki beyanların tümüyle yok sayıldığını, davalıların babalarının adını taşıyan "...

Ticaret" adlı işletme Değirmendere'de olup açılmasına az süre kala ...'in trafik kazasında vefat ettiğini, işletmenin ise ...'in ölümünden dört ay sonra 01.04.1977 tarihinde tescilli olarak açıldığını, binayı yapan inşaat ustasının inşaat malzemelerinin parasını ...'in ödediğine ilişkin beyanı dışında davayı ispatlayan hiçbir delilin bulunmadığını, ailenin ortak gelirinden başka geliri olmayan ...'in başkaca geliri olduğunun da ispatlanamadığını, ...'e ait İstanbul'daki bir taşınmaz satılarak borçların ödenmesi ve hacizlerin kaldırılması için ...'e verildiğini ve keşif sırasında bu yönde ifadesinin bulunduğunu,

davacı tanığı ...'ın da beyanında ...'in kök murisinden gelen taşınmazı sattığının sabit olduğunu, taşınmazın tapu kaydı bulunmayıp 1980'de kadastro çalışması yapılması sebebiyle senetsizden satıldığını, tanık ...

Celap'ın "İnşaat yapımı sırasında ... bana, bu binadan yetimler ... ve ...'a daire vereceğini söyledi." şeklinde beyanda bulunduğunu, daire vereceğini söyleyip de vermemişse otobüs ve ticari işletmenin parasını da vermediğini, fındıkları toplayarak satışından elde ettiği paranın dahi dava konusu evin yapım parasına yeteceğini, murisleri ...'in ölümü ile anneanne ve dedelerinin yanına sığınmak üzere başka bir köye geri dönen dul kalan eş ve çocuklarının kadastro çalışmalarını takip edip itiraz ederek haklarını arayabilmelerinin hayatın olağanına aykırı olduğunu, kanunlar olaya uygulanırken toplum yapısı, zaman dilimi,

yaş ve cinsiyet özelliklerine göre şekillenen davranış modellerinin doğru değerlendirilmesi gerektiğini, aksi taktirde sadece kanunun olaya uygulanmasıyla somut adaletin sağlanmış olmayacağını ileri sürerek; hükmün bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti ve tapu kütüğüne şerh edilmesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1. 6100 ... HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir."

2. 4721 ... ... Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

3. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371inci maddeleri.

4. Bilindiği üzere ve kural olarak tespit davalarında; tespit davası açanın hukuki yararının varlığı gerekir. 6100 ... Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 106 ncı maddesinin 2 nci fıkrasında “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” denilmektedir.

5. 6100 ... Kanun'un 114 üncü maddesinin (h) bendine göre, davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115 inci maddesi uyarınca mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır ve dava şartı noksanlığının tespiti hâlinde davanın usulden reddine karar verir.

6. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesat aidiyetinin tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

4721 ... ... Medeni Kanununun ilgili maddeleri şöyledir: “A. Taşınmaz mülkiyetinin içeriği

III. Arazideki yapılar

1. Arazi ve yapı malzemesi b. Tazminat Madde 723- Malzeme sökülüp alınmazsa arazi maliki, malzeme sahibine uygun bir tazminat ödemekle yükümlüdür. Yapıyı yaptıran arazi maliki iyiniyetli değilse hâkim, malzeme sahibinin uğradığı zararın tamamının tazmin edilmesine karar verebilir. Yapıyı yaptıran malzeme sahibi iyiniyetli değilse, hâkimin hükmedeceği miktar bu malzemenin arazi maliki için taşıdığı en az değeri geçmeyebilir.

IV. Araziye dikilen fidanlar

Madde 729- Bir kimse başkasının fidanını kendi arazisine ya da kendisinin veya bir üçüncü kişinin fidanını başkasının arazisine dikerse, başkasının malzemesini kullanarak yapılan yapılara veya taşınır yapılara ilişkin hükümler bunlar hakkında da uygulanır. Ağaçlar ve ormanlar üst hakkına konu olamaz.”

4721 ... ... Medeni Kanunu'nun “Beyanlar” başlıklı 1012/2 ve 3 üncü maddesine göre ise, taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. Tapu Sicili Tüzüğü'nün 60 ıncı maddesine göre de, kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır. Mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtme kütüğün beyanlar sütununda gösterilemez.

Bir kişi lehine muhdesatın tespitine ve bunun kütüğün beyanlar hanesine yazılmasına 3402 ... Kadastro Kanun'un 19/II nci maddesi imkân sağlamaktadır. Gerçekten, anılan hüküm uyarınca “Taşınmaz mal üzerinde malikinden başka bir kimseye veya paydaşlardan birine ait muhdesat mevcut ise bunun sahibi, cinsi, ihdas tarihi ve iktisap sebebi belirtilerek tutanağın ve kütüğün beyanlar hanesinde gösterilir”.

Bu şekilde bir belirtmenin yenilik doğrucu bir sonucu olmadığı, esasen var olan şahsi hakka aleniyet kazandıracağı ve muhdesat sahibi lehine kanıt oluşturacağı kuşkusuzdur. 3402 ... Kadastro Kanun'u kural olarak kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde çalışma yapılan taşınmazlara uygulanır.

Ancak, Yasa'nın 33 üncü maddesinde Kadastro Kanun'un bazı hükümlerinin kadastro çalışma bölgeleri dışındaki genel hükümlere göre açılan davalara da uygulanacağı kabul edilmiş, bu hükümlerin Yasa'nın 14, 15, 17, 18 20 ve 21 inci maddeleri olduğu sayılmıştır. Görülüyor ki, 3402 ...

Kadastro Kanun'un 19/II nci maddesine dayanılarak taşınmaz mal üzerinde muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi kadastro bölge ve çalışma alanlarında üzerinde kadastro çalışması yapılan taşınmazlarda, tutanakların askıya çıkarıldığı tarihten itibaren 30 gün içinde kadastro mahkemesinde açılan davalarda veya bu süre içinde dava açılmamış tutanak kesinleşmişse, Kadastro Kanunu'nun 12/3 üncü maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre içinde kadastrodan öncesi nedenlere dayanılarak genel mahkemelerde açılacak davada istenebilir.

Değişik bir anlatımla, kadastrodan sonraki hukuki sebeplere dayanılarak, genel mahkemelerde açılan davada, Kadastro Kanunu'nun 19/II nci maddesine sığınılarak muhdesat tespiti ve bunun kütüğün beyanlar hanesinde gösterilmesi dava edilemez.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 ... Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 ... Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

SONUÇ / HÜKÜM

12.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4010, K. 2023/4715, 12 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. III. Arazideki yapılar
  14. IV. Araziye dikilen fidanlar
  15. VI. Karar
  16. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4010
Karar No
2023/4715
Tarih
12 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2023/4012 K.2023/6847
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2023/4012 K.2023/2755
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4013 K.2023/5078
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/4015 K.2023/4768
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2023/4017 K.2023/8971
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2023/4018 K.2023/11537

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.