KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4551 E., 2024/5257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/856 E., 2023/1590 K.
- Dava tarihi
- 02.07.2014
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/414 E., 2022/75 K.
Karar Metni
977 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti ve terditli olarak tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 26.11.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde temyiz eden davacı vekili Avukat ... geldi. Karşı taraftan jgelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenin sözlü açıklaması dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kardeş olan tarafların 1977 yılında Bulgaristan'dan göçerek Türkiye'ye geldiklerini ve dava konusu taşınmazın davacı tarafından alınmasına karşın, kültürel yapıları gereği tapuda muris babaları adına kaydedildiğini, 1979 yılında temeli atılan binanın 1980 yılında zemin katın duvarları örülerek orada yaşamaya başladıklarını, davalının 25.04.1980 tarihinde evlenerek evden ayrıldığını, 03.05.1983 tarihinde tamamlanan bodrum ve zemin katın tamamen müvekkili tarafından yapıldığını, 2. katın tamamlanmasından sonra bu kata ait elektrik aboneliğinin ise 04.09.1990 tarihinde davacı adına yapıldığını,
tarafların murisinin göç sonrası toplam çalışma süresinin 460 gün olduğunu, murise yalnızca davacı tarafından bakıldığını, davalının ise evlenerek gittiğini ve herhangi bir katkısının olmadığını ileri sürerek muhtesatın davacıya ait olduğunun tespitini istemiş.
16.05.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; davacı ile tarafların ortak murisi olan babaları arasında dolaylı temsil ilişkisini içeren vekalet sözleşmesi bulunduğunu, bu ilişki çerçevesinde davacı tarafından alınmasına karşın iadesi sağlanamadan babasının vefat ettiğini, bu durumda taşınmazı tapuda iade borcunun diğer mirasçı davalıya geçtiğini ileri sürerek taşınmazın davacı adına tescilini; bu olmadığı taktirde TMK’nın 724 üncü maddesi uyarınca taşınmazın mülkiyetinin uygun bir bedel karşılığında iyiniyetli malzeme sahibi konumundaki davacı adına tescilini;
bu da olmadığı taktirde TMK’nın 723 üncü maddesi uyarınca uygun bir tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davalının Bakırköy l. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/249 Esas sayılı dosyasında açtığı muris muvazaasına dayalı tapu iptali tescil davasının lehine sonuçlandığını, Bakırköy 10.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/6 Esas sayılı dosyasında açtığı ecrimisil davası ile Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/29 Esas sayılı izale-i şüyu davasının derdest olduğunu, binanın anne ve babaları tarafından yapıldığını savunarak davanın reddini istemiş; ayrıca, davayı uzatmaya yönelik olduğunu ve kötü niyetle yapıldığını savundukları ıslah talebini de kabul etmediklerini bildirmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescili davasında davacının ekonomik olarak taşınmazı alamayacak durumda olduğunun ortaya konulduğu ve bu hususun Yargıtay tarafından da kabul gördüğü, dolayısıyla davacının dava konusu edilen parsel üzerindeki binanın kendisi tarafından yapıldığı iddiasını desteklemediği böyle bir ekonomik güce sahip olmadığı, ayrıca davacı vekilinin ıslah talebine ilişkin açıklamalarında inançlı işleme dayalı olmayan vekalet ilişkisine dayalı bir dava olduğu beyanında bulunulduğu, ıslah dilekçesindeki tüm taleplerinin sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin içeriğini tekrarla, mahkemece davanın muris muvazaasına ilişkin 2012/249 Esas sayılı dosyaya atıfla reddedildiğini, oysa söz konusu dosyanın muvazaa iddiasını değerlendirdiğini, taşınmazı satın alacak ekonomik güç üzerinde bulunduğunu, binanın ise zaman içinde yapıldığını, bu nedenle satın alma gücü olarak değerlendirilemeyeceğini, ıslah talebine konu hususlar bakımından mahkeme kararının gerekçe içermediğini, davada sadece TBK'nin 40 ıncı maddesine değil, TMK'nın 723 ve 724 üncü maddelerine de dayanıldığını, davacı ile muris arasında dolaylı temsil ilişkisi olduğunu,
vekalet sözleşmesi yapıldığını, buna göre davalı arsanın devri borcunu murisin üstlendiğini, murisin kendi adına ve hesabına aldığı taşınmazı davacıya devir borcu altında olduğunu, bu talep kabul edilmezse TMK'nın 723 ve 724 üncü maddelerine göre tescil istediklerini, iyiniyetle arsa üzerine bina yapıldığını, bina değerinin zeminden fazla olduğunu, az olması halinde ise 723/1 maddesi uyarınca tazminat istekleri bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/249 Esas 2013/401 Karar sayılı dosyada ... tarafından açılan muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil davasının kabulüne karar verildiği, 14/01/2016 tarihinde kesinleştiği, mahkeme kararında da benimsendiği üzere ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili duruşmalı olarak temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleriyle hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti; ıslah sonucunda ise kademeli olarak öncelikle dolaylı temsil ilişkisi nedeniyle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde TMK’nın 724 üncü maddesi uyarınca uygun bedel karşılığında temliken tescil; bu da olmadığı taktirde TMK’nın 723 üncü maddesi uyarınca uygun bedel istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 684, 718, 723, 724 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4551, K. 2024/5257, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama