KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4616 E., 2024/4276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3002 E., 2023/879 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 22.02.2018
- Karar
- Esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Tüketici Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/151 E., 2022/781 K.
Karar Metni
821 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptali, tescil ve tazminat terditli sözleşmenin feshi ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali, tescil ve tazminat taleplerinin reddine, alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı Banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı...şirketinin taşınmaz satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesi imzaladıklarını, müvekkilinin dava konusu 13 numaralı taşınmazı almayı vaad ettiğini, satın alacağı dairenin bedelinin bir kısmı için müvekkilinin diğer davalı olan bankadan bağlı konut kredisi kullandığını, sözleşme uyarınca dairenin 30.04.2017 tarihinde teslim edilmesi gerekirken teslim edilmediğini ileri sürerek sözleşmenin aynen ifası, taşınmazın tapu kaydının davacı üzerine tescili ve gecikme sebebiyle uğramış olduğu zararın tazminini aksi halde sözleşmenin feshi ile ödediği bedelin iadesini ve menfi zararlarının tazminini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin inşaat yapım sözleşmesinin tarafı olmadığını, inşaatın tamamlanması, tapunun davacı adına tescil edilmesi gibi edimleri yerine getirmesinin mümkün olmadığını, kredinin bağlı kredi olmadığını ve davanın haksız olduğunu savunarak müvekkili yönünden davanın reddini istemiştir.
2. Davalı...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sözleşmenin feshi yoluna gitmesinin ahde vefa kuralına aykırı olduğunu ve davacının taleplerinin çelişkili olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inşaatın %55 oranında tamamlanmış olması nedeniyle tapu iptal ve tescil talebinin kabulünün mümkün olmadığı ancak sözleşme ile dava konusu taşınmazı 30.04.2017 tarihinde teslim etme taahhüdüne uymayan davalı...AŞ.'nin bedel iadesinden sorumlu olduğu, bağlı kredi kullandıran diğer davalı Katılım Bankası AŞ'nin ise sorumluluğunun kullandırdığı kredi miktarıyla sınırlı olduğu gerekçesiyle terditli talebin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Türkiye Finans Katılım Bankası AŞ. vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile dava süresince inşaatın devam ettiğini ve halihazırda tamamlanmak üzere olduğunu dolayısıyla taşınmazın müvekkili adına tescili gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiş; 15.11.2023 tarihli dilekçesi ile müvekkili ile davalı...A.Ş.'nin sulh olduklarını, ekte sundukları sulh protokolü hükümleri gereğince tapu iptali ve tescil taleplerinin konusuz kaldığını, yargılama giderleri ve vekalet ücreti taleplerinin ise devam ettiğini beyan etmiştir.
2. Davalı Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. vekili istinaf dilekçesi ile; müvekkilinin satış vaadi ve inşaat yapım sözleşmesindeki edimlerden sorumlu tutulamayacağını ve davacıya kullandırılan kredinin bağlı kredi vasfını taşımadığını ileri sürerek kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların 14.11.2022 tarihli protokol ile sulh oldukları ve yargılama gideri talep etmedikleri gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, sulh nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı lehine vekalet ücreti ile yargılama gideri takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 15.11.2023 tarihli dilekçeleri ile de belirttikleri üzere 14.11.2023 tarihli sulh protokolüne göre müvekkilinin yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden taleplerinin devam ettiğini, buna aykırı verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, yüklenicinin temlikine dayalı tapu iptal, tescil ve tazminat terditli sözleşmenin feshi ve alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369, 370, 371, 313 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Somut olayda, yargılama sırasında davalı...Otomotiv A.Ş. ile protokolde "Malik" sıfatıyla tanımlanan davacı ... arasında "Tapu Devir ve Katılım Bedeli Ödeme Protokolü" başlıklı sözleşme yapılmış olup Bölge Adliye Mahkemesince protokol esas alınarak esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuş, hükmün 7 ve 8 inci maddelerinde tarafların talebi doğrultusunda davacı lehine yargılama gideri ile vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince sulh protokolü doğrultusunda karar verildiğine göre vekalet ücreti ile yargılama gideri konusunda da tarafların beyanlarının dikkate alınması gerekmekte olup protokolün 3 üncü maddesinin 5 inci paragrafında "Malikin" (davacının) yargılama giderleri ve vekalet ücreti talebinin devam etmekte olduğu kararlaştırılmıştır.
Bu madde hükmü gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücreti konusunda da bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4616, K. 2024/4276, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama