KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4895 E., 2024/5450 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/752 E., 2023/666 K.
- Dava tarihi
- 09.03.2018
- Karar
- Esastan reddine
- İlk derece mahkemesi
- Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/95 E., 2020/193 K.
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; mirasbırakan ...'ün davacının annesi olup 10.05.1989 tarihinde öldüğünü, dava konusu 196 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ise kök muris ...'dan intikal ettiğini, mirasbırakan ...'ün ölümünden sonra 01.12.2003 tarihinde davalı ... ile imzalanan sözleşme uyarınca dava konusu taşınmazdaki hissesini davacıya sattığını, Medeni Kanun’un 677 nci maddesine göre yazılı belgenin yeterli olduğunu açıklayarak; davalının dava konusu 196 ada 7 parseldeki hissesinin iptali ile davacı adına tesciline, mümkün olmaz ise senet bedelinin günümüz koşullarına uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, sözleşme içeriğinden satımın hangi taşınmaza ilişkin olduğunun anlaşılamadığını, senedin içeriğinin kabul edilmediğini, dava konusu taşınmazın 27.10.2017 tarihinde taksim, 22.12.2017 tarihinde de intikal işlemlerinin yapıldığını ve davacının taşınmazdaki payını 3. kişiye devrettiğini, bu nedenle sözleşmenin uygulanma olanağının olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazda murise ait paylarla ilgili elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verildiği, davanın açıldığı 09.03.2018 tarihinden önce 27.10.2017 tarihinde tapuda yapılan intikal işlemi ile taşınmazdaki miras ortaklığı sona erdiği, taşınmazdaki mülkiyet durumu paylı mülkiyete dönüştürüldüğü, bu işlemin ile bu sebeple miras payının devri sözleşmesi artık hukuki sonuç doğurma özelliğini kaybetmiş olduğu gerekçesiyle;
1-Tapu iptal ve tescil yönünden davanın reddine,
2- Terditli tazminat davasının kabulü ile, 22.048,15 TL'nin 09.03.2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tazminat hakkında usul ve yasaya aykırı karar verildiğini, geçerli bir miras taksim sözleşmesine dayalı olarak hesaplanacak tazminatın, taşınmazın rayiç bedeli karşılığı olması gerektiğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece tazminat yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek, mahkemece eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesindeki nedenleri tekrar ederek, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, miras payının devrine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. TMK'nın 677. maddesi uyarınca miras payı devrine yönelik olarak düzenlenmiş sözleşmelerde, sözleşme tarihinden sonra tüm mirasçıların katılımı ile elbirliği mülkiyetinin, müşterek mülkiyete çevrilmesi durumunda, ya da sözleşmeye göre hak iddiasında bulunan tarafın, iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi davasında davacı olarak yer alması ya da davalı olarak yer aldığı bu davada taşınmazın paylı mülkiyete çevrilmesi yönünde irade açıklamasında bulunması halinde, sözleşmeden dönüldüğünün kabulü gerekir.
3. TMK'nın 677/1 inci maddesi gereğince, terekenin tamamı veya bir kısmı üzerinde miras payının devri konusunda mirasçılar arasında yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlıdır.
3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut olayda, davacı ile davalı arasında 01.12.2003 tarihli miras payının devri sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme konusu taşınmazla ilgili 18.12.2017 tarihinde düzenlenen resmi senede istinaden mirasçılar arasında taksim işleminin yapılmış olduğu ve davacının payını 22.12.2017 tarihinde davadışı 3. kişiye devir temlik yaptığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, miras payının devri sözleşmesinin uygulanma imkanı kalmaması nedeniyle tapu iptali ve tescil talebinin reddine karar verilmiş olmasında isabetsizlik bulunmamakta ise de; miras taksim sözleşmesinin yasada aranan şekil şartına uygun olarak yapıldığı göz önüne alındığında tazminat talebi yönünden dava konusu taşınmazın rayiç bedeli üzerinden tazminat hesaplaması yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; 1.Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4895, K. 2024/5450, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama