KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4948 E., 2023/6460 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/613 E., 2023/172 K.
- Karar
- Davanın vasiyetnamenin iptali yönünden reddine, tenkis yönünden kabulüne
Karar Metni
889 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; vasiyetnamenin iptali yönünden reddine, tenkis yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; muris ...'ın birinci eşi ...'nin vefatı sebebiyle aynı isimli davalı ... ile ikinci evliliğini yaptığını, bu evliliğinden davalı çocuklarının olduğunu, murisin Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/179 Esas ve 1999/221 Karar sayılı kararı ile uhdesinde bulunan 5 parça taşınmazı davalılara vasiyetname ile bağışladığını, bu vasiyetten şu ana kadar davacının bilgisinin bulunmadığını, murisinin vasiyetname yaptığı tarihte 80’li yaşlarda olduğunu, bu aşamada akıl sağlığının yerinde olmadığını,
mahkeme huzurunda vasiyetname düzenlenmeden önce akıl sağlığı raporu alınması gerektiğini ancak rapor aldırılmaksızın karar verildiğini, muris adına kayıtlı olan taşınmazların muvazaa sebebi ve/veya irade fesadı sebebiyle miras hisseleri oranında iptali ve davacı adına tesciline karar verilmesini olmadığı takdirde saklı pay oranında mirasın tenkisi ile tapu iptali ve tescil; mümkün olmadığı takdirde tapu bedellerinin tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 17.04.2015 tarihli ıslah dilekçesinde; halen ortak muris adına kayıtlı olan ve davalılara vasiyet edilen taşınmazlara ilişkin vasiyetnamenin irade fesadı ve muvazaa sebebi ile iptalini, ispat edilememesi hali için saklı payları oranında vasiyetnamenin iptalini, olmadığı takdirde hisse bedellerinin dava tarihi itibariyle faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; vasiyet edenin Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesinde iki şahit huzurunda ve bilinci yerindeyken denilmek suretiyle vasiyetname düzenlediğini, noterde düzenlettiği farklı bir vasiyetnamesine de ek olarak akıl sağlığının yerinde olduğunu gösterir rapor eklendiğini, bilincinin yerinde olduğunu, vasiyetnamede muvazaa olmayacağını, vasiyet edenin 2-3 yıl kadar önce bankadan kredi için kefil olduğunu, doktor raporu aldığını ayrıca vasiyet edenin ölümünden kısa bir süre önce davacıya ve eşine tapuda bazı taşınmazları devrettiğini duyduklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 25.06.2015 tarihli ve 2014/229 Esas, 2015/397 Karar sayılı kararıyla; terditli belirli davanın ıslahının mümkün olmadığı ve tapu kayıtlarının halen muris üzerinde bulunduğu gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 28.02.2019 tarihli 2016/6063 Esas, 2019/1421 Karar sayılı kararıyla.
Davanın hukuki ehliyetsizlik ve irade fesadına dayalı vasiyetnamenin iptali, olmazsa tenkis, bunun da mümkün olmaması halinde tazminat isteğine ilişkin olduğu, her ne kadar mahkemece, davacı tarafın 17.04.2015 tarihli dilekçesi ıslah dilekçesi olarak kabul edilmiş ise de, anılan dilekçenin davayı aydınlatıcı mahiyette ibraz edildiği, dava dilekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde dayanılan maddi vakıalar ile netice-i talebi açıkladığı, davacının iddiasını değiştirmediği ya da genişletmediği, davanın yukarıda açıklanan mahiyeti itibariyle davacının dava açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu,
bu nedenle taraf delillerinin usulüne uygun toplanması ile hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile.
Ilgın Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/179 E- 1999/221 K sayılı dosyası ve 21/07/2008 tarihli raporda da belirtildiği üzere murisin akli melekelerinin yerinde olduğunun ve medeni haklarını kullanmakta herhangi bir sakıncasının olmadığının anlaşıldığı, ayrıca saklı payın ihlalinin vasiyetnamenin iptali sebebi olmayacağı, koşulların varlığı halinde tenkise konu olacağından vasiyetnamenin iptali yönünden talebin reddine karar verildiği, tenkis yönünden ise bilirkişi raporu doğrultusunda davacının davalı ...'ten 62.325,00 TL ve davalı ...'dan 62.325,00 TL alacaklı olduğu,
davalı ...'nin ise terekeden aldığı miktar ve vasiyetten aldığı pay toplamının saklı payının altında kaldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davanın konusunun öncelikli olarak taşınmazın aynına ilişkin tapu iptali talepli olduğunu, para alacağının ikincil nitelikte olmasına rağmen taşınmazın aynına ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinin yasal olmadığını, davalı ... yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin isabetli olmadığını, davalılara devredilen taşınmazların değerinin olması gerekenden düşük hesaplandığını, aynı bölgede bulunan sulanabilir tarım arazilerinin gerekçesiz olarak farklı değerde gösterildiğini, rapora yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, vasiyete konu taşınmazlar ile muris adına kayıtlı taşınmazların farklı bilirkişilerce değerlendirilmesinin görüş farklılığına neden olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali; terdiden tenkis istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 557 nci ve devamı maddeleri ile 560 ıncı ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkemenin bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4948, K. 2023/6460, 21 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama