KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/4981 E., 2024/4600 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2024
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/2180 E., 2023/2364 K.
- Dava tarihi
- 15.06.2016
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/437 E., 2023/405 K.
Karar Metni
943 kelime·5 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 5-6 komşusuyla birlikte su şebekesinden yararlandığını, 40 yıldan beri bu şekilde kullanılmakta olan şebekeye davalı tarafından müdahale edilerek gelen su borularının iptal edildiğini, suyun 40 yıl önce inşa edilen depo ve ondan çıkan şebeke ile dağıtılmakta olduğundan suyun genel su niteliğinde olduğunu, söz konusu suyun birçok hanenin kullanımına yeterli olmasına rağmen, davalının müvekkiline ulaşan su şebekesini tahrip ederek müvekkilinin susuz kalmasına neden olduğunu, bu alanda başka bir su şebekesinin de bulunmadığını ve davalının haksız olarak müdahale ettiğini ileri sürerek el atmanın önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; davacının iddialarının doğru olmadığını, dava dilekçesinde bahsedilen suyun 139 ada 46 ve 47 sayılı parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazlardan toplanan suyun depoda biriktirilmesi sonucunda elde edildiğini, adı geçen taşınmazda kendisi ile çocuklarının paydaş olduğunu, taşınmazlardaki su şebekesinin, borularının ve su deposunun kendisi tarafından alındığını, su şebekesinin özel mülkiyete konu olduğunu ve umuma açık olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. YARGILAMA AŞAMALARI VE İLK DERECE MAHKEMESİNİN SON KARARI
1. Akçaabat Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/305 Esas, 2017/562 Karar sayılı kararıyla "suyun çıktığı 43 parsel sayılı taşınmazın dava dışı 183 kişi adına paylı olarak kayıtlı bulunduğu, bilirkişi raporunda suyun 98 kişiye yeteceğinin belirtildiği, bu nedenle suyun özel su niteliğinde olduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuş olup Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 25.09.2019 tarihli ve 2019/2033 Esas, 2019/1893 Karar sayılı kararıyla "mahkemece suyun fiili kullanım şeklinin araştırılmadığı, söz konusu suyun kaç kişi tarafından kullanıldığının tespit edilmediği, kullanım şekli ile fiili taksimin olup olmadığının araştırılmadığı,
bu nedenle tanıkların tekrar dinlenilmesi ile suyun genel su olup olmadığının saptanmasının gerektiği, bununla birlikte davacının suya ihtiyacının olup olmaması ile suyun genel su olarak tespit edilmesi halinde su rejiminin kurulmasının gerektiği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden inceleme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Akçaabat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.05.2023 tarihli ve 2019/437 Esas, 2023/405 Karar sayılı kararıyla "...tüm tanık beyanları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde kaynak suyunun genel su niteliğinde olduğu, kullanımının herkese açık olduğu,
davalının su kaynağının bulunduğu parsel ile kurnanın bulunduğu parsele müdahalesinin olduğu..." gerekçesiyle davanın kabulü ile "Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, Oğulkaya Mahallesinde kain, 139 ada 43 parselde bulunan genel su kaynağından davacının kullanmasına ve aynı yer 139 ada 18 parselde bulunan taksimat için yapılan su deposundan (kurnadan) suyun borular ile davacıya ait Trabzon ili, Akçaabat ilçesi, Oğulkaya Mahallesinde kain, 139 ada 14 parselde kayıtlı taşınmaza ulaşmasına davalının engellemek suretiyle yaptığı el atmasının önlenmesine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Yapılan keşif esnasında müvekkili tarafından yapılan bir el atmanın tespit edilemediğini,
2. Bilirkişi raporunda da buna yönelik bir tespitin yapılmadığını,
3. Su kaynağından çıkan davacıya ait su borusu ya da müstakil şebekesinin tespit edilemediğini,
4. Araştırmanın eksik yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 29.09.2023 tarihli ve 2023/2180 Esas, 2023/2364 Karar sayılı kararıyla "...tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Yapılan keşif esnasında müvekkili tarafından yapılan bir el atmanın tespit edilemediğini,
2. Bilirkişi raporunda da buna yönelik bir tespitin yapılmadığını,
3. Su kaynağından çıkan davacıya ait su borusu ya da müstakil şebekesinin tespit edilemediğini,
4. Davacının maliki olduğu taşınmazda barınma ve yaşamsal faaliyetleri için evininin bulunup bulunmadığına yönelik bir araştırma yapılmasının gerektiğini,
5. Müvekkili ve 6 arkadaşı tarafından bedeli ödenmek üzere satın alınan su borusunun davacıya kullandırılmış olmasının hukuk tarafından korunamayacağını,
6. Araştırmanın eksik yapıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683 üncü maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4981, K. 2024/4600, 16 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama