KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5023 E., 2023/5948 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1888 E., 2023/1062 K.
- Karar
- İstinaf başvurusunun süreden reddi
- İlk derece mahkemesi
- Tefenni Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/207 E., 2023/122 K.
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki asıl davada temliken tescil, birleştirilen davada el atmanın önlenmesi ve kâl davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun süreden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili, müvekkilinin 11/04/2013 tarihinde yapı ruhsatı alınan büyükbaş hayvan çiftliğinin inşaatını kendi arazisi sınırları içinde yaptığını, 2015 tarihinde yapılan toplulaştırma işlemleri sırasında davacıya ait çiftliğin eklentisi niteliğinde olan idari bina ve personel konaklama evi olarak düşünülen yapıların bir kısmının 359 ada 4 parsel sınırlarında kaldığını, bu kısmın satın alınması için davalıyla yapılan görüşmede tarlanın tamamının satın alınmasını istediğini belirterek tecavüz edilen bölgeyle sınırlı olacak şekilde uygun bedel karşılığında mülkiyetinin davacıya verilmesini talep etmiş, birleştirilen davanın reddini savunmuştur.
2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili, müvekkiline ait 359 ada 4 parsel sayılı taşınmaza komşu parsel malikinin bina yapmak suretiyle işgal ettiğini belirterek elatmanın önlenmesini ve kal talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı vekili, taşınmazın bulunduğu yerde toplulaştırma yapıldığını, toplulaştırma sahası içinde bulunan taşınmazların ifrazının mümkün olmadığını, davalının arazisi üzerinde 3 tane yapının olduğunu, bu yapıların arazinin ortasında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazın, kadastro tespiti kesinleşmiş ve çapa bağlanmış bir taşınmaz olduğu, bu durumda davacının taşkın yapı ya da temliken tescil sebebiyle aranan şartlardan, iyiniyet şartını ikmal ettiğinin düşünülemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleştirilen davada davalının geçerli bir hukuki durum ve hak bulunmadan davalı- birleştirilen davada davacının taşınmazına el atıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 359 ada 4 parsel sayılı taşınmaza davacı -birleştirilen davada davalının el atmasının önlenmesine, tecavüzlü kısım olan fen bilirkişi raporundaki A, B ve C olarak gösterilen binaların kal'ine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin 11.04.2013 tarihli ruhsatla binayı yaparken kendi arazisi içine yaptığını, 18.06.2015 tarihli toplulaştırma işlemi sonucunda davalının arazisi içinde kaldığını, birleştirilen davada dava dilekçesinin kendilerine usulüne uygun tebliğ edilmediğini, harç tamamlanmadan karar verildiğini, asıl davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda esas ve karar sayısı belirtilen kararı ile davacı- birleştirilen davada davalı vekiline gerekçeli kararın 13/06/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, 13/07/2023 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurduğu, HMK'nın 345 inci maddesi gereğince iki haftalık istinaf süresinin son gününün 27/06/2023 tarihine isabet ettiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın elektronik ortamda 13/06/2023 tarihinde kendilerine tebliğ edildiğini, 20/06/2023 tarihinde istinaf dilekçesinin dosyaya sunulduğunu (İş Emir No:11999677013 EK-1) ancak sehven asıl dosya yerine UYAP ortamında 2021/211 Esas numaralı birleştirilen dosya içerisine gönderildiğini, yapılan maddi hatanın kalem tarafından fark edilmesi üzerine dilekçe gönderilmesi gereken asıl dosya olan 2021/207 Esas sayılı dosyaya 13/07/2023 tarihinde tarandığını, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf dilekçesinin 13/07/2023 tarihinde taranmış olması sebebiyle başvuru tarihi olarak bu tarihin esas alındığını ve istinaf talebinin reddedildiğini,
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2020/1208 Esas, 2020/2169 Karar ve 04.03.2020 tarihli benzer kararında istinaf dilekçesinin sehven yanlış dosya içine girmesinin sonuca etkisinin bulunmadığı ve süresi içerisinde istinaf dilekçesinin sunulduğuna karar verildiğini belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, temliken tescil, birleştirilen dava ise, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 683, 722, 724 üncü maddeleri.
3. Değerlendirme Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekiline 13/06/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olup davacı vekili istinaf dilekçesini UYAP sistemi üzerinden 20/06/2023 tarihinde göndermiştir. Ancak dilekçenin sehven asıl dosyaya değil birleştirilen 2021/211 Esas sayılı dosyaya kaydedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda süresinde istinaf isteminde bulunulduğundan, dilekçenin sehven yanlış dosya içerisine girmesinin sonuca etkisi bulunmadığı ve davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurduğu kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istinaf talebin reddi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5023, K. 2023/5948, 4 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama