İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5378 K.2024/2297

Taraflar arasında görülen asıl dava miras sözleşmesinin ve borç senedinin iptali, birleştirilen dava borç senedine dayalı alacak davasında yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2023/5378Karar2024/2297Tarih30 Nisan 2024Okuma7 dk · 1.431 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2023/5378 E., 2024/2297 K.·Birleştirilen Davada

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
30 Nisan 2024
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/100 E., 2022/198 K.
Davalılar
... vd. vekilleri Avukat ... vd.
Dava tarihi
28.01.2008
Karar
Asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.431 kelime·7 dk okuma·11 bölüm

Taraflar arasında görülen asıl dava miras sözleşmesinin ve borç senedinin iptali, birleştirilen dava borç senedine dayalı alacak davasında yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından duruşmasız olarak, birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.04.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1. Asıl davada davacı ... vd. vekili dava dilekçesinde; davalının murisi ... ile 18.09.2004 tarihli adi yazılı miras sözleşmesi imzaladığını, davalının hiçbir zaman çalışmadığını, murisin davalıya baktığını, sözleşme yapıldığının iddia edildiği tarihlerde murisin gözlerinin görmediğini ayrıca kanser hastası olduğunu ve akli melekelerinin yerinde olmadığını, senedin beyaza imza niteliğinde olabileceğini belirterek davalının elinde bulunan muris ...'un borçlu olduğu iddia edilen borç senedinin ve miras sözleşmesinin iptalini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; mirasbırakanın 1993- 2000 yılları arasında kendinden borç aldığını, borç miktarı artınca murisin kendi isteği ile 29.12.2000 tarihli borç senedini tanzim ettirdiğini, söz konusu senede göre murisin borcunun 62.000,00 TL olduğunu belirterek ilişikte fotokopisini sunduğu 29.12.2000 tarihli senede göre alacağının müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Asıl davada davalı ... cevap dilekçesinde; tüm kardeşlerinin borç senedinden ve miras sözleşmesinden haberdar olduğunu, kendisinin Sarıkaya Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasına bu belgeleri sunduğunu, bu nedenlerle davanın reddini istemiştir.

2. Birleştirilen davada davalılar ..., ..., ’un ayrı ayrı verdikleri cevap dilekçelerinde; mirabırakanın davacıya bakmışken davacının muristen alacaklı olmasının mümkün olamayacağını, alacağı varsa da zamanaşımına uğradığını, imzanın murise ait olmadığını, imzanın murise ait olması durumunda bile senedin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, senet tanzim tarihinde muris 76 yaşında ve temyiz kudretine haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte belgenin geçerliliğinin belirlenmesi halinde bir borç senedi değil olsa olsa çok eski yıllardaki borçlara işaret eden bir yazı niteliğinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 17.04.2014 tarihli ve 2008/22 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararıyla; asıl davanın reddine birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1. Mahkemenin 17.04.2014 tarihli ve 2008/22 Esas, 2014/185 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 04.10.2016 tarihli ve 2019/448 Esas, 2020/4957 Karar sayılı ilamında,

3. Asıl davada iptali istenilen mirasbırakan ... ile davalı ... arasında imzalandığı iddia edilen 18.09.2004 tarihli miras sözleşmesi başlıklı belgenin, Türk Medeni Kanunu anlamında miras sözleşmesi olmayıp mirasbırakanın sağlığında yapılan ve gayrimenkulün devrini içeren sözleşme niteliğinde olduğunu, Tapu Kanunu (26 ncı madde) ve Türk Borçlar Kanununun (237 nci madde) gereğince geçersiz bulunması nedeniyle, hukuken geçersiz olan belgenin de iptali söz konusu olamayacağından davanın bu sebeple reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddedilmesinin doğru olmadığı,

4. Asıl davada 29.12.2000 tarihli borç senedi başlıklı belgenin de iptalinin istenildiği, birleştirilen davada ise bu belgeye dayanılarak alacak talep edildiği, borç senedi başlıklı borçlusunun ..., alacaklısının ... olduğu, belgenin aslının dosya kapsamında bulunmadığı, birleştirilen davada davalı olan mirasçılar senede ve senetteki imzaya itirazda bulundukları, mirasbırakanın imza ve yazı örnekleri ilgili yerlerden temin edilip bu konuda imza incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesinin doğru bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl davada iptali istenilen 18.09.2004 tarihli miras sözleşmesi başlıklı belgenin miras sözleşmesi niteliğinde olmadığı, taşınmaz devrini içeren bir sözleşme olduğu, Tapu Kanunu (26 ncı madde) ve Türk Borçlar Kanunu'nun (237 nci madde) gereğince sözleşmenin bu anlamda geçersiz olduğu,

hukuken geçersiz olan belgenin de iptali söz konusu olamayacağından asıl davanın reddine, birleştirilen dava yönünden ise davalıların senet altında bulunan imzaya itiraz etmeleri nedeniyle ilgili yerlere müzekkere yazılarak mirasbırakanın imza örnekleri toplanılarak alınan Adli Tıp Kurulu raporuna göre imzanın mirasbırakan ...'ya ait olduğu belirtmiş olduğundan birleştirilen davanın kabulü ile 62.000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davalılardan (İş bu dosya davacılarından) müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili ile asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili tarafından duruşmasız olarak, birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada dava konusu 18.09.2004 tarihli miras sözleşmesi başlıklı belgenin şekil şartlarını haiz olmadığının Yargıtayca belirlendiğini ve iptal edilmesinin gerektiğini, birleştirilen davanın sübut bulmamasına rağmen kabul edildiğini, birleştirilen davada dava konusu edilen borç senedinin sahte olduğunu, mirasbırakanın akıl zayıflığından yararlanarak hazırlatıldığını, altındaki imzanın mirasbırakana ait olmadığını, mirasbırakanın temyiz kudretinin bulunmadığı sırada davaya konu sözleşme ve borç senedinin düzenlendiğini,

belgelerin başından sonuna kadar imzaya itirazlarının olduğunu, Mahkemece bozmaya uyulsa da gereğinin tam olarak yerine getirilmeden karar verildiğini, mirasbırakanın fiil ehliyetine yönelik alınan Adli Tıp Kurulu raporunun yetersiz olduğunu, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

2. Asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; birleştirilen dosya yönünden davanın kabulüne karar verilmesine yönelik bir itirazlarının bulunmadığını ancak gerekçeli kararın infaza elverişli bulunmadığını, gerekçeli kararda davalıların tam olarak anlaşılmaması nedeniyle hükmün açık olmadığını, Mahkemece hükmedilen değerin dava tarihinden itibaren tahsilinin açık şekilde anlaşılır olmadığını,

senet tanzim tarihinden itibaren belirlenen tutarın TL bazında hesaplanarak tanzim tarihinden itibaren faizi ile ödenmesine kabul görmemesi halinde senette belirlenen tutarın TL bazında hesaplanarak dava tarihinden itibaren faizi ile ödenmesine karar verilmesi gerekirken senet tanzim tarihinde belirlenen tutarın o tarihteki TL karşılığının ödenmesine karar verildiğini ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz Yasa yoluna başvurmuştur.

3. Birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; asıl davada müvekkillerinin diğer mirasçılarla zorunlu dava arkadaşlığı bulunmasına rağmen taraf olarak gösterilmediklerini, asıl ve birleştirilen davaların zamanaşımına uğradığını, senedin tanzim tarihinin 29.12.2000 olduğu ve 28.12.2003 tarihinde, üç yıllık süre geçtikten sonra,

senedin emre muharrer senet olma özelliğini yitirdiğini, gerekçeli kararın infaza elverişli olmadığını, birleştirilen dava yönünde davacının mirasbırakana borç vermemesinin mümkün olmadığını, aksine mirasbırakanın ailesinin iaşesini sağlayan bir kimse olduğunu, birleştirilen davada senetteki yazıların ve imzaların eş zamanlı düzenlenip düzenlenmediğine ilişkin Mahkemece yeterli araştırmanın yapılmadığını, birleştirilen dava davacısının ikrara yönelik beyanlarının Mahkemece dikkate alınmadığını, asıl davada iptali istenen miras sözleşmesi başlıklı belgenin geçersiz olduğu,

mirasbırakanın sözleşme ve borç senedinin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini haiz olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla mirasbırakanın davacıya borçlu ise kendisinin aynı zamanda mirasçı olması nedeniyle ödenecek bedelin miras hissesine mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl dava miras sözleşmesinin ve borç senedinin iptali, birleştirilen dava borç senedine dayalı alacak istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı gibi özellikle karar başlığında birleştirilen dava davacısı ...'in birleştirilen davada davacı olarak gösterilmemesi, asıl davada davacı olan ...'un mirasçısı ...'un asıl davada davalı, birleştirilen davada davacı olarak gösterilmesi,

birleştirilen dosyada davalı olan ..., ..., ..., ... ve ...'un ise yalnızca birleştirilen davada davalılar olarak gösterilmesi gerekirken birleştirilen dosyada asıl davada davalılar-birleştirilen davada davacılar olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek bir hata olduğunun anlaşılmasına göre göre temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Asıl davada davacılar-birleştirilen davada davalılar ... vd. vekili, asıl davada davalı-birleştirilen davada davacı ... vekili, birleştirilen davada davalılar ... vd. vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Fazla yatırılan onama harcının davacı ...'a iadesine,

Yargıtay duruşma vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

30.04.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5378, K. 2024/2297, 30 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. Mahkeme Kararı
  6. IV. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  7. A. Bozma Kararı
  8. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
  9. V. Temyiz
  10. A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
  11. B. Temyiz Sebepleri
  12. C. Gerekçe
  13. VI. Karar
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5378
Karar No
2024/2297
Tarih
30 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2023/5378 K.2024/17466
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5378 K.2024/2673
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2023/5380 K.2024/2212
  • Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2023/5382 K.2024/2660
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/5384 K.2024/2812
  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2023/5385 K.2024/4468

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.