KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5506 E., 2024/4620 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/1356 E., 2023/2022 K.
- Davalılar
- ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 08.07.2019
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/350 E., 2021/102 K.
Karar Metni
744 kelime·4 dk okuma·12 bölüm
Taraflar arasındaki mirastan feragat sözleşmesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların, müvekkilinin öz anne ve babası olduğunu, davacının erkek arkadaşı ile evlenmesine davalıların karşı çıktığını, müvekkilinin davalıların zorlaması ile Karşıyaka 6. Noterliğinin 25.03.2014 tarih ve 4757 ve 4758 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki mirastan feragat sözleşmelerini imzaladığını iddia ederek bahsi geçen mirastan feragat sözleşmelerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu mirastan feragat sözleşmelerinin iptali için yasada öngörülen 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddialarının gerçek dışı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/633 Esas, 2016/208 Karar sayılı dosyasında; davacı ...'nın kendisine iş bu davaya konu edilen mirastan feragat sözleşmelerinin korkutularak zorla imzalatıldığından bahisle Cumhuriyet Başsavcılığına davalılardan şikayetçi olma tarihinin 24/08/2015 tarihi olduğu ve 24/08/2015 tarihi itibariyle iddia edilen korkutmanın etkisinin ortadan kalkmış olduğu, iş bu davanın ise 08/07/2019 tarihinde açılmış olduğu , davanın TBK 39. maddesinde belirtilen 1 yıllık hak düşürücü süre geçirildikten sonra açıldığı, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuran
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yargıtayın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde dava açmayı şart koşmadığını, "karşı tarafa yöneltilecek tek taraflı sarih ve zımni bir irade açıklamasını" fesih için yeterli gördüğünü, müvekkilinin bu fesih iradesi açıklamasını 24.08.2015 tarihli savcılık şikayetiyle yazılı olarak ve ayrıca ceza duruşmasında da sözlü olarak süresinde yaptığını, iş bu davanın fesih iradesinin açıklandığı 24.08.2015 tarihinden sonraki 1 yıl içinde açılmadığı gerekçesiyle haksız olarak reddedildiğini, müvekkilinin 24.08.2015 tarihinden sonra 1 yıl içinde dava açmak zorunda olduğu kabulünün yasaya, içtihatlara ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek istinaf isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarına ek olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 559/1 inci maddesinin mirasçıların dava açma süresini düzenlediğini, eldeki dava ile ilgisinin bulunmadığını, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında bu maddeye değinildiğini, davacı tarafından süresinde fesih beyanında bulunulduğunu, korkutmanın etkisinin 24.08.2015 tarihinde ortadan kalktığının kabulünün doğru olmadığını, Karşıyaka 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/633 Esas sayılı dosyasında davalıların tehdit suçunu işlediklerinin belirlendiğini,
bu hususun davacının korkutmanın etkisi altında olup olmadığının tespitinde dikkate alınması gerektiğini, korkutmanın etkisinin müvekkilinin şikayet tarihi olan 24.08.2015 günü bir anda ortadan kalktığının kabulünün hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 528 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 39 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5506, K. 2024/4620, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama