KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5524 E., 2023/6538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Aralık 2023
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/675 E., 2023/20 K.
- Karar
- Davanın kabulü
Karar Metni
724 kelime·4 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı tarafın hiçbir haklı sebebe dayanmadan dava konusu taşınmazı kullandığını belirterek el atmanın önlenmesine ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı; dava konusu taşınmazda davacının amcalarının da hissesi olduğunu ve trampa yolu ile onların hissesini kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 06/04/2016 tarihli ve 2016/136 Esas, 2016/264 sayılı Kararı ile davalının el atmasının önlenmesine, 992,52 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsiline verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 20.01.2021 tarihli ve 2018/9959 Esas, 2021/268 sayılı Kararı ile; tüm dosya kapsamı incelendiğinde, davalının cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazı davacının da amcası olan diğer hissedarların rızası ile kullandığını bildirdiği, tanık listesinde de bu kişilerin isimlerinin mevcut olduğu ancak Mahkemece davalının tanıklarının dinlenilmediği, taraf delilleri toplandıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, taşınmazın 1410,99 m²'lik kısmının çok uzun zamandan beri davalı tarafından kullanıldığı, ancak davalının taşınmaz üzerinde kendisine taşınmazı kullanma yetkisi veren şahsi veya ayni bir ... olduğunu ispat edemediği, bu nedenle el atmasının önlenmesine karar vermek gerektiği, dava konusu yeri davacı 2009'da satın aldığını beyan ettiğinden, 2009 ila davanın açıldığı tarih aralığı için ecrimisile hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne; davalının el atmasının önlenmesine, toplam 2.940,93 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı temyiz dilekçesinde özetle; davacının tek başına dava açamayacağını, bozma sonrası dinlenen tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, ecrimisil bedelinin çok yüksek olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Somut olayda, dava dilekçesinde, dava değeri 1.000,00 TL olarak gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırıldığı, daha sonra ecrimisil talebi 2.940,93 TL’ye artırılarak eksik harcın tamamlandığı ancak el atmanın önlenmesi isteği bakımından yargılama sırasında mahkemece harcın tamamlatılmadığı görülmektedir.
2. İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca, dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil bedelinin toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değeri elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İ.B.K.) ibaret olacağı kuşkusuzdur.
3.Öte yandan, Harçlar Kanunu, harç alınması veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini ve harcı yatırılmaması halinde de ne gibi bir mukteza tayin edileceğini 30. ve 32. maddelerinde hükme bağlamıştır.
4.Hal böyle olunca, el atıldığı iddia edilen yerin değerinin belirlenmesi ve bu değer üzerinden, yukarıda değinilen ilkeler ve düzenlemeler gözetilmek suretiyle, harç ikmali yaptırılması, bu koşul yerine getirildiği takdirde davaya devam edilerek işin esasına girilmesi, soruşturmanın eksiksiz tamamlanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, el atılan taşınmazın değeri belirlenmeyerek harç da tamamlanmadan karar verilmesi, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesince kesin olmak üzere istinaf talebinin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
5.Kabule göre de, ecrimisil hesabı yapılırken davacının taşınmazı edindiği tarih ile dava tarihi arasındaki süreye dikkat edilmediği gibi tapudaki payı oranında değil, davalının kullandığı yerin tamamı üzerinden ecrimisil hesabı yapılması doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5524, K. 2023/6538, 26 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama