KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2023/5623 E., 2024/5595 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2024
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1322 E., 2023/1517 K.
- Dava tarihi
- 24.02.2021
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/134 E., 2022/36 K.
Karar Metni
792 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 10.12.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait 152 ada 12 parselde bulunan...İşhanı kat 2'de bulunan işyerinin 21.01.2020 tarihinde yazılı kira sözleşmesi ile davalıya kiraladığını, davalının bu kira sözleşmesinden sonra davacıya ait işhanının 1. asma katında bulunan alanı da müvekkilinin rızası olmadan işgal ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 21.01.2020 ile 28.01.2021 tarihleri arası süreye ait aylık 3.000,00 TL'den toplam 13 aylık 39.000,00 TL ecrimisil bedelinin davalıdan tahsili ve davalının haksız müdahalesinin men'ini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında kira sözleşmesi olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, dava konusu yerin davacı ile akdedilen kira sözleşmesinin kapsamı dahilinde olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; dava konusu yapılan zemin üstü asma katın kullanıldığının davalı tarafından inkar edilmediği, kira sözleşmesine dayalı olarak kullanımın gerçekleştirildiğinin beyan edildiği, ancak sözleşmenin 2.kata ilişkin yapıldığı, davaya konu 145 m²'lik alanın kira sözleşmesine konu olmadığı, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilerek davalı tarafından haksız kullanılan 152 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki zemin üstü asma katta yer alan işyerine el atmanın önlenmesine ve 21.01.2020-28.01.2021 tarih aralığı için hesaplanan 34.931,50 TL ecrimisil tazminatının kabulüne, fazlaya dair ecrimisil talebinin ise reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, ecrimisil yönünden kesin; el atmanın önlenmesi yönünden temyiz yolu açık olmak üzere karar vermiştir.
Davalı vekili tarafından ecrimisil istemi yönünden kesin olarak karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle hükmün sonuç kısmının düzeltilmesinin istenmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi 27.10.2023 tarihli kararı ile tavzih talebinin reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili asıl kararı ve tavzih kararını temyiz ettiği temyiz dilekçesinde; Usul ve yasaya aykırı karar ilamı ile tavzih taleplerinin reddine dair verilen ek kararın bozulması gerektiğini,
Görevsiz mahkemede yargılama yapıldığını,
Dava konusu asma katın da kira sözleşmesine dahil olduğunu, bu konuda tanıklarının dinlenmediğini, her iki katın doğalgaz ve elektrik aboneliğinin tek faturadan sağlandığını,
Davacı tarafın 1 yıl boyunca sessiz kalmasının müvekkilinin fuzuli şagil olmadığını gösterdiğini,
Dava konusu 1. katın müvekkilden önceki kiracılara da aynı şekilde 2. katla beraber kiraya verildiğini,
Taşınmazda kat irtifakı olmadığından zemin üstü asma kata el atmanın önlenmesi kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
Bölge Adliye Mahkemesince ecrimisil yönünden kesin olarak karar verildiği ve tavzih ile bu hususun düzeltilmesi talep edildiği halde tavzih talebinin reddine karar verildiğini,
Davacı, dava konusu 12 parselin 1/2'sinde hissedar olduğu halde tam hisse üzerinden davacı lehine ecrimisile hükmedilmesinin doğru olmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi 27.10.2023 tarihli ilamında hükmedilen ecrimisil miktarının 2023 yılı temyiz kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında olduğundan bahisle davalı vekilinin tavzih başvurusunun reddine karar vermiş ise de; gerek 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddesi gerekse 1953 tarihli 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemli davalarda dava değeri, her iki isteğin toplamından ibaret olup her iki istem bakımından harçlandırılan değer kesinlik sınırı üzerindedir.
Hâl böyle olunca ecrimisile yönelik verilen kararın kesin olduğundan bahisle davalı vekilinin tavzih talebinin reddine dair 27.10.2023 tarihli karar kaldırılarak hem el atmanın önlenmesi hem ecrimisil istemi yönünden davalı vekilinin temyiz itirazları incelenmiştir.
Yapılan inceleme sonucunda temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
28.000,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5623, K. 2024/5595, 10 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama