KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1032 E., 2024/5714 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2024
- Mahkemesi
- Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/228 E., 2023/1527 K.
- Davacılar
- ... vekili Avukat ..., ... ... vd. vekilleri Avukat ... vd.
- Dava tarihi
- 18.12.2017
- Karar
- Esastan ret
- İlk derece mahkemesi
- Bozova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/687 E., 2020/372 K.
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; toplulaştırma öncesi 49 parsel numaralı olan dava konusu taşınmazın bu işlem sonrası 108 ada 5 parsel numarasını aldığını, davalının 1994 yılında şu anda maliki olduğu petrol istasyonunun diğer hissesini satın alabilmesi için nakit paraya ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle taşınmazın 1994 yılında üvey kardeşleri olan davacılara haricen sattığını, satış işleminin tüm aile ve köy halkı tarafından bilindiğini, bölgenin gelenek ve görenekleri, aynı zamanda tarafların kardeş olmasından dolayı taşınmazın dava tarihine kadar davalı üzerinde kaldığını ileri sürerek,
dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkilleri davacılar adına eşit olarak kayıt ve tesciline, bu talebin kabul edilmemesi halinde taşınmazın güncel bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı davacılara satmadığını, davacıların bahse konu taşınmaz üzerinde inanç sözleşmesinin olduğunu belirttiklerini ancak bu durumun gerçekten uzak olduğunu, davalının böyle bir sözleşme de yapmadığını, inanç sözleşmesinin varlığından bahsedilmesi durumunda dahi ileri sürülen iddianın yazılı delil ile ispatlanması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2020 tarihli ve 2017/687 Esas, 2020/372 Karar sayılı kararı ile "...taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için resmi şekilde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğu..." gerekçesiyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli ve 2021/228 Esas, 2023/1527 Karar sayılı kararı ile "...dava konu taşınmazın 04.05.1983 tarihinde çapa bağlandığı ve 1994 yılında taşınmaz tapulu iken.. davacılarca haricen satın aldığını iddiasında bulunulduğu, davacıların ikinci talebinin tazminata ilişkin olduğu, dosyaya dava konusu taşınmaza ilişkin davacılar veya murisleri tarafından herhangi bir bedel ödendiğine yönelik somut bir delil ibraz edilemediği ve bu hususun ispatlanamadığı, mahkemece bu talep yönünden de davanın reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle "...davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine...." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda (IV) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; a.Dava dilekçesinde dayanılan nedenleri tekrarla, kardeşler arasında yapılan işlemlerin senetle ispat kuralının istinası olduğunu,
b.Davalının altı numaralı celsede, babasından aldığı borçtan kardeşlerinin haberinin olmadığını, bu borç nedeni ile kendisinin paydan çıkarıldığını, kalan 10.000,00 TL borca karşılık muris babalarının davalının tarlayı davacılara vereceğini beyan ettiğini,
c.İlk Derece Mahkemesince terditli talebin değerlendirilmediğini,
d.Emsal kararlara göre davanın kabulünün gerektiğini ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, haricen satış işlemine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1032, K. 2024/5714, 16 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama