KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1634 E., 2024/3770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2018/1655 E., 2022/1527 K.
- Dava tarihi
- 15.09.2010
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·11 bölüm
Taraflar arasındaki ortaklığın giderilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların paydaş olduğu 9 adet taşınmazda ortaklığın giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 18.10.2012 tarihli 2012/11260 Esas, 2012/13673 Karar sayılı ilamına uyularak 03.06.2014 tarihli ve 2012/1179 Esas, 2014/838 sayılı Kararıyla davanın kabulüne, dava konusu taşınmazlardaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 03.06.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 29.03.2018 tarihli 2018/54 Esas ve 2018/2416 Karar sayılı ilamıyla; "1. Dava konusu 251 parsel (yeni 28437 ada 85 parsel) sayılı taşınmazın paydaşı ... oğlu ...'ın davada taraf olmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bu kişi sağ ise kendisinin, ölü ise alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davada taraf olmaları sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan karar verildiği,
2- Dava konusu eski 334 parsel (yeni 28420 ada 4 parsel) sayılı taşınmaz üzerinde 2942 sayılı yasanın 7. maddesine göre DSİ lehine kamulaştırma şerhi bulunduğu, bozma ilamında belirtildiği halde şerhin akibetinin araştırılmadığı,
3- Dava konusu eski 334, 236, 252, 215, 247, 390, 218, 253 ve 134 parsel sayılı taşınmazların yargılama sırasında yenileme çalışmaları ile kapalı kayıt niteliğini aldığı dosyadaki tapu kayıtlarından anlaşılmaktadır. Bu durumda Mahkemece taşınmazların yeni ada ve parsel numaralarının ne olduğu araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken kapalı kayıtlar hakkında infazı mümkün olmayacak şekilde hüküm kurulduğu,
Eksik araştırma ve inceleme ile taraf teşkili de sağlanmadan yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 29171 ada 16 parsel, 28420 ada 4 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ortaklığın satış suretiyle giderilmesine, dava konusu diğer taşınmazlar yönünden ise yargılama sırasında yapılan toplulaştırma işlemi sonucunda paydaşlığın sona erdiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Bir kısım davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilen 2 adet taşınmazda paydaşlığın aynen taksim suretiyle giderilmesinin mümkün olduğunu, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 628 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanunun 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşıldığından; bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple; Bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Taşınmaz malın satış bedelinden payına düşecek paranın %011,38 oranında hesaplanacak onama harcından peşin alınan 179,90 TL’nin mahsubu ile bakiyesinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1634, K. 2024/3770, 12 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama