KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/1775 E., 2025/1083 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/911 E., 2024/311 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/96 E., 2023/71 K.
Karar Metni
525 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacıların murisi ...'in paydaşı olduğu 460 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 4 adet ihtiyati tedbir kararı bulunduğunu, uzun yıllar geçtiğinden bu şerhlerin hükmünü yitirdiğini ileri sürerek; ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili; 1937, 1938, 1940 ve 1944 yıllarına ait olan ihtiyati tedbir şerhlerinin kaldırılmamasında davacının murisinin ihmali bulunduğunu, bu ihtiyati tedbirlerin lehdarı veya mirasçılarının kimler olduğu veya bu davaların devam edip etmediğinin araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddini, aksi durumda ise yasal hasım olmaları ve davanın açılmasına sebep olmamaları gözönüne alınarak aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmemesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tapu müdürlüğünden tedbirlerin dayanağı olan belgelerin getirtildiği, ilgili dosyaların adliye arşivinde araştırıldığı fakat bulunamadığına dair tutanak düzenlenmiş olduğu ve yeniden yapılan yargılama sonucunda eski tarihli ihtiyati tedbirler mahkeme kararına dayansa bile re’sen terkin edilebileceği ve dosyaya konu tedbirlerin dayanak ilgi kayıtlarının bulunmadığı” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “davaya konu 460 parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması sonucunda 432 ada, 4 parsel numarasını aldığı, taşınmazda davacıların murisi ...'in paydaş olduğu ve muris ... hissesine HS 10, HS 69, HS 29 ve HS 48 ibareleri ile ihtiyati tedbir kararı konulduğuna dair şerhler bulunduğu, mahkemece ihtiyati tedbirlerin dayanağı olan dosyaların arşivde araştırıldığı fakat bulunamadığı,
Tapu Müdürlüğünden gelen belgelerde HS:48 sayılı ihtiyati tedbir evrakına rastlanmadığının bildirildiği, HS:69 sayılı şerhin ihtiyati tedbir olmayıp ihtiyati haciz niteliğinde olduğu, HS:29 ve HS:10 sayılı şerhlerin ise esas davaya ilişkin olmayıp müstakilen ihtiyati tedbire ilişkin olduğu görüldüğünden bu tedbirler sonrasında esasa yönelik dava açıldığına dair herhangi bir şerh bulunmaması da göz önüne alındığında davanın kabulüne dair kararın isabetli olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ihtiyati tedbirin neden kaynaklandığının araştırılmamasının yerinde olmadığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu kaydındaki şerhin terkini istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1775, K. 2025/1083, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama