KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2403 E., 2025/1533 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2025
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/959 E., 2024/1061 K.
- Davacılar
- ... vd. vekili Avukat ... vd.
- İlk derece mahkemesi
- Suluova 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/441 E., 2024/11 K.
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davalının dava konusu taşınmazlarda haksız işgalci olduğunu ileri sürerek ecrimisil talebinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu taşınmazlarda davacılar ile davalının, murisler Mahmut Zafer Atakan ve Filiz Atakan'dan davacılara intikal eden hisseler nedeniyle elbirliği halinde malik oldukları, taraflar arasında görülen Suluova Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/274 Esas ve 2021/3 Esas sayılı dosyaları ile dava konusu taşınmazlar hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığı ve davaların kabulüne karar verildiği, davaya konu taşınmazlardan kiraya verilmek suretiyle davalı ve murisler tarafından ortak kullanıldığı, murislerin vefatına dek icar paralarının muris Filiz Atakan'a ödendiği,
vefatından sonra davalı ...'a ödendiği, davacıların paylarına bu surette müdahalede bulunulduğu ve muris Filiz Atakan'ın ölüm tarihi gözetilerek belirtilen parseller bakımından 2021 ve 2022 yılları için davacıların ecrimisile hak kazandığı” gerekçesiyle 111 ada, 13 parsel ve 101 ada, 16 parsel sayılı taşınmazlar bakımından davanın reddine, diğer parseller bakımından 04.11.2023 havale tarihli ek bilirkişi raporunda 2021 ve 2022 yılları için davacıların taşınmazlardaki payları gözetilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,
vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı” gerekçesiyle davacılar vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 hükmü uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davalının, davacı müvekkillerinin vefat eden miras bırakanlarının paylarını sürekli kullandığını, müvekkillerinin istifade etmesine engel olunduğunu, reddedilen taşınmazlar bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, kademeli faiz talebinin yerine getirilmediğini, ecrimisilin hatalı hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazların murislerce kiraya verildiğini, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2403, K. 2025/1533, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama