KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/269 E., 2024/5117 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
- Mahkemesi
- Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2021/689 E., 2023/547 K.
- Davalılar
- ... vd. vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, dava dilekçesinde; muris ...’in 08.10.2017 tarihinde vefat ettiğini, adı geçen murisin 05.02.2016 tarihinde düzenleme şeklinde yaptığı vasiyetnameyle müvekkili ile davalılardan ...’ya terekeden herhangi bir malvarlığı bırakmadığını, murisin ehliyetsiz olduğunu, ayrıca murisin mirasçıların etkisinde kaldığını, manevi olarak ikrah altında olduğunu ve vasiyetnamenin geçersiz olduğunu ileri sürerek vasiyetnamenin iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davanın 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, davacının ne mirasçı ne de vasiyet alacaklısı sıfatının bulunmadığını, murisin eşi ve alt soyunun bulunmadığını, müvekkilleri ile davacının murisi kardeşi olan Tekin Balcı’nın yasal mirasçısı olduğunu ve davacının iddialarının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2021 tarihli ve 2019/70 Esas, 2021/61 Karar sayılı kararında belirtilen "...dava konusu vasiyetnamenin açılmasına ilişkin Hatay 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/1031 Esas ve 2018/906 Karar sayılı dosyasıyla ilgili olan yargılamanın 20.02.2018 tarihli oturumunda vasiyetnamenin okunduğu, bir kısım mirasçıların açılıp okunan vasiyetnameye 'bir diyeceğimiz yoktur, itiraz etmeyeceğiz' şeklinde beyanda bulunduklarının görüldüğü, davacıya vasiyetnamenin posta yolu ile 24.02.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davacının bu şekilde vasiyetnamenin içeriğinden haberdar olmasının sağlandığı,
eldeki davanın ise 08.04.2019 tarihinde açıldığı, dolayısıyla işbu davanın öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 12.04.2023 tarihli ve 2021/689 Esas, 2023/547 Karar sayılı kararında belirtilen "...davacının 24.02.2018 tarihinde vasiyetnameden haberdar olduğu, eldeki davanın ise 08.04.2019 tarihinde açıldığı, bu nedenle vasiyetnamenin iptali için gerekli olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği..." gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, 1.Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2.Müvekkilinin yasal mirasçı olduğunu, 3.Murisin müvekkiline terekeden mal bırakmadığını, 4.Murisin ehliyetinin bulunmadığını, 5.Bununla birlikte murisin manevi olarak ikrah altında tutularak iradesinin etkilenmiş olduğunu, 6.Vasiyetnamenin bu nedenlerle geçersiz olduğunu, 7.Vasiyetnamenin açılmasına yönelik kararın müvekkiline 28.02.2019 tarihinde tebliğ edilmesiyle talebe yönelik hak düşürücü sürenin geçmediğini, 8.Eksik araştırma sonucunda hüküm tesis edildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptaline ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Hak düşürücü süreler” başlıklı 559 uncu maddesi; “İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her halde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer. Hükümsüzlük, def"i yoluyla her zaman ileri sürülebilir."
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/269, K. 2024/5117, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama