KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/2722 E., 2024/3721 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2024
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/32 E., 2023/297 K.
- Karar
- Davanın kısmen kabulü
Karar Metni
1.214 kelime·6 dk okuma·13 bölüm
Taraflar arasında görülen ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 462 ada 3 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki ...'nın gaip olduğunu, Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.04.2007 gün ve 2007/203 Esas, 2007/316 Karar sayılı kararıyla İstanbul Defterdarının kendisine kayyım tayin edildiğini, tarla vasıflı taşınmazın 803,00 metrekarelik kısmını davalıların 3 katlı bina ve bahçe olarak kullanmak suretiyle işgal ettiklerini, ecrimisil ihbarnamesi gönderildiği halde herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek 01.01.2003 ile 31.12.2008 tarihleri arası için toplam 42.720,00 TL ecrimisilin yıllara göre tahakkuk edecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare ıslah istemiyle; belirtilen dönemler için toplam 57.948,00 TL ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalılar, iddiaların yersiz olduğunu belirtip davanın reddini savunmuş, ıslahla zamanaşımı itirazında bulunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesince: “....karar ve ilam harcının peşin olarak yatırılması gereken miktarı ile maktu başvuru harcı ödenmedikçe, davaya devam edilmesi olanağı bulunmadığı, Mahkemece dava açılırken usulünce yatırılmış yargı harcı olmadan yargılamaya devamla hüküm kurulmuş olmasının doğru olmadığı, Mahkemece davacı kayyıma anılan yargı harçlarını ödemesi konusunda usulünce önel verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine...” değinilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, harç ikmal ettirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraflarca temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
C. İkinci Bozma Kararı
Yargıtay 1.Hukuk Dairesince; “...çekişme konusu, tarla vasıflı, 462 ada-3 parsel sayılı, 14.212 metrekare yüzölçümlü taşınmazın 6.11.1950 tarihli tesis kadastrosu işlemi ile ... adına kayıtlı olduğu, İstanbul (kapatılan) 24.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2007/203 E-2007/316 K sayılı ilamı ile içerisinde dava konusu taşınmazın da yer aldığı toplam 5 parça taşınmazın maliki olan ...’ya TMK’ nin 427 nci maddesi gereğince en büyük mal memuru İstanbul Defterdarı ...’in kayyum olarak atanmasına karar verildiği, dava konusu taşınmazın tapu kaydında kayyum tayinine ilişkin hususun beyanlar hanesinde şerh verildiği,
davalıların kayda dayalı bir haklarının bulunmadığı, taşınmaz üzerinde 40 kadar kaçak bina ve bahçe bulunduğunun, davalılar tarafından işgal edilen kısmın 450 metrekarelik yer olduğunun keşfen sabit olduğu, davalılardan, ... ... temyiz aşamasında tapu senedi ibraz etmek suretiyle dava konusu taşınmazda 18.05.2010 tarihinden itibaren zilyetliğinin başladığını belirtmiş ise de yargılama aşamasında öne sürülmeyen savunmanın (kamu düzeni hariç) kanun yolu aşamasında ileri sürülemeyeceği nazara alındığında davalının bu hususa yönelik temyiz itirazlarının yerinde görülmediğinden reddine, ancak davanın 29.03.2011 tarihinde açıldığı,
davalıların ıslahla zamanaşımı def’inde bulunduğu, bu durumda dava tarihinden geriye doğru 5 yıl için ecrimisil hesaplanabileceği, davacı tarafından dönemsel faiz istendiğine göre 29.3.2006 tarihinden itibaren birer yıllık dönemler ile hesaplanan ecrimisile ilk dönem için 29.03.2007 tarihinden itibaren, diğer ecrimisil dönemleri için dönem sonu itibariyle faiz işletilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile takvim yılı itibariyle ecrimisil döneminin belirlenmesi ve buna göre faize hükmedilmesinin doğru olmadığı..." gerekçeleriyle karar bozulmuştur.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama soncunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece Yargıtay 1. Hukuk Dairesi ilamına uyularak 16.07.2021 tarihli bilirkişi raporu alındığı, hüküm kurmaya elverişli rapor doğrultusunda, 29.03.2006-29.03.2007 dönemi için 10.200,00 TL, 29.03.2007-29.03.2008 dönemi için 11.196,00 TL, 29.03.2008-31.12.2008 dönemi için günlük 32,61 TL ile 277 gün üzerinden 9.032,97 TL ile toplamda 30.428,97 TL ecrimisile ilk dönem için 29.03.2007 tarihinden itibaren, diğer ecrimisil dönemleri için dönem sonu itibariyle faiz işletilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; taraflarınca açılmış olan tapu iptali ve tescil davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır.
Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2722, K. 2024/3721, 11 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama