KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/356 E., 2024/5517 K.·Birleştirilen Davada Asıl Ve Birleştirilen
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/3784 E., 2023/1013 K.
- Asıl davada davacı
- ...
- Asıl davada davalılar
- ... vekili Avukat ......, ... vekili Avukat ..., ...
- Davada davalı
- ... vekili Avukat ...
- İlk derece mahkemesi
- ... 10. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/172 E., 2022/98 K.
Karar Metni
729 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davacısı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili, ...ilçesi, ... Mahallesi, eski 99 parsel (yeni 18049 ada 247 parsel) sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğunu, hissedarlardan ... ...un taşınmazdaki 19/96 oranındaki hissesini 27.03.2017 tarihinde davalı ...'e 32.000,00 TL bedel ile sattığını, ...'in 28.03.2017 tarihinde 200.000,00 TL bedel ile muvazaalı olarak Yasin'e sattığını, Yasin'in de 02.10.2018 tarihinde muvazaalı olarak 237.000,00 TL bedel ile diğer davalı ...'e sattığını, bildirim yapılmadığını ve ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen dava davacısı Naile vekili, dava konusu taşınmazda hissedar olduğunu, diğer hissedar Yasin'in 02.10.2018 tarihinde 237.000,00 TL bedel ile davalı ...'e sattığını, bildirim yapılmadığını ve ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, fiili taksim bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile fiili taksim bulunmadığı, bedel muvazaası iddiasının ispat edilemediği, ön alım bedelinin (242.250,00 TL) verilen kesin süreye rağmen bedelin tamamının sadece davacı ... tarafından yatırıldığı gerekçesiyle, birleştirilen dava yönünden davanın kabulüne; asıl dava yönünden İsmail hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu ile ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince 10.02.2022 tarihli ek karar ile; davacı vekiline gerekçeli kararının 24.04.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin istinaf süresi geçtikten sonra 11.05.2022 tarihinde istinaf başvurusunda bulunduğu, istinaf başvurusunun süresinde olmadığı gerekçesiyle, istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından 09.05.2022 ile 12.05.2022 tarihleri arasında raporlu olarak istirahatte bulunduğu,
bu sebeple süresi içerisinde istinaf dilekçesi veremediğini beyan ederek eski hale iade talebinde bulunulmuş ise de, davacı vekili tarafından İlk Derece Mahkemesine 11.05.2022 tarihinde verilen istinaf dilekçesi içeriği incelendiğinde 09.05.2022 ile 12.05.2022 tarihleri arasında istirahat raporlu olduğunun belirtilmemiş olması ve ekinde istirahat raporu sunulmamış olması İlk Derece Mahkemesine sunmuş olduğu 12.05.2022 tarihli eski hale getirme talepli dilekçesi ekindeki istirahat raporunun incelenmesinde söz konusu raporun ...
Özel Sağlık Day. San.
Tic.Ltd.Şti.'den alınan diş tedavisine ilişkin olması, İl Sağlık Müdürlüğünün onay tarihinin 12.05.2022 tarihi olması, dosya kapsamında vekili olduğu davacının tek vekille temsil edilmediği yetki belgesi ile yargılama sürecinde Av. ... ...'ın da davayı takip etmiş olması durumları nazara alındığında davacı vekilinin sunduğu mazeret ve raporun HMK'nın 96. maddesi kapsamında eski hale getirme sebebi teşkil etmeyeceği gerekçesiyle, eski hale iade talebinin reddine,
istinaf talebi süresi içerisinde yapılmadığından istinaf talebinin süre yönünden reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı doğru olduğundan davacı tarafın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... temyiz dilekçesinde: istinaf süresinin son günü olan 09.05.2022 tarihinden önceki günlerin resmi tatil olması ve 09.05.2022-12.05.2002 tarihleri arasında istirahat raporu bulunması sebebiyle kararı istinaf süresinde istinaf edemediklerini eski hale iade taleplerinin olduğunu, 11.05.2022 tarihinde istirahat süresi içerisinde istinaf dilekçesi sunulmuş olduğunu, birleştirilen dava davacıları taşınmazın satıldığını iş bu dava ile öğrendiğinden 2 yıllık hak düşürücü süre değil 3 aylık hak düşürücü süre dikkate alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/356, K. 2024/5517, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama