KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/3998 E., 2025/694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/130 E., 2024/275 K.
Karar Metni
486 kelime·2 dk okuma·11 bölüm
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/107 Esas, 1996/191 Karar sayılı kesinleşen hükmüne esas alınan senet üzerinde müvekkilinin adına atılan imzanın, müvekkiline ait olmadığının Cumhuriyet Başsavcılığının 2011/1303 soruşturma sayılı dosyasında anlaşıldığını belirterek; Çal Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/107 Esas, 1996/191 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılamasının yenilenmesine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, “davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce; “kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olduğu” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda;“sözleşmedeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiği ve dava konusu taşınmazda paylaşıma yönelik bir anlaşma olmadığı” gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne ve 1995/107 Esas sayılı dosyadaki el atmanın önlenmesi davasının reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairemizce; “davaya konu senedin hükme esas alınmadığı, tanık beyanları ve diğer deliller doğrultusunda karar verildiği, Mahkemece koşullarının oluşmaması sebebiyle yargılamanın iadesi isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesinin doğru görülmediği” gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davaya konu senedin hükme esas alınmadığı, tanık beyanları ve diğer deliller doğrultusunda karar verildiği” gerekçesiyle yargılamanın iadesi isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; talep dilekçesindeki ve aşamalardaki iddialarını tekrarla belirterek talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, yargılamanın yenilenmesi talebine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, uyulan Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda hüküm kurulmuş olmasına göre kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3998, K. 2025/694, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama