KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4088 E., 2025/2212 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/890 E., 2024/1200 K.
- İlk derece mahkemesi
- Yalova 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/207 E., 2021/359 K.
Karar Metni
542 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 799 ve 1016 parsel sayılı taşınmazların 1955 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 38/96 payının ...oğlu ..., 8/96 payının ...oğlu ... ... 8/96 payının ...oğlu ..., 33/96 payının ... oğlu ..., 9/96 payının ...oğlu ... ...adına tespit edildiğini, ... isimli birinin var olup olmadığının belli olmadığını, nüfus kayıtlarında böyle bir mirasçının bulunmadığını, davacı ile babasının davasız ve aralıksız malik sıfatıyla yaklaşık 27 seneden beri taşınmazları kullandığını, ...'ün "maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan" kişi durumunda olduğunu belirterek 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun 713/2. maddesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın ilgili Belediye ve köy tüzel kişiliğine yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın, TMK 713/2 maddesinde yazılı malikin bilinememesi sebebine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olduğu, kadastro tutanağı incelendiğinde, 17.05.1951 tarih, 21 sıra ve 12.11.1948 tarih, 20 sıra sayılı tapu kayıtlarına istinaden kayıt malikleri ... ve müşterekleri adına 03.06.1955 tarihinde tespit yapılarak kesinleştiği, kayıt malikinin açık adresinin bilinememesi ve mirasçılarının belirlenememiş
olması gibi hallerden o kişinin bilinmeyen kişi olduğu sonucunun çıkarılamayacağı, kaldı ki, kayıt maliki ...'ün yurtdışında yaşadığı ve 1983 yılında öldüğünün dosya kapsamı itibariyle belirlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu payın kayıt maliki ...'ün yurtdışında yaşadığını ve 1983 tarihinde öldüğünün belirlenmesine göre, bilinmeme nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine karar verilmesinde ve kendisini vekille temsil ettiren kayyım lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Tapu maliki İnal ...mirasçılarının davaya dahil edilmek suretiyle davaya devam edilerek istem gibi karar verilmesi gerektiği halde salt "bilinmeme nedeni" esas alınarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, Vekalet ücreti takdiri yönünden yaptığı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık TMK'nın 713/2 maddesinde düzenlenen maliki tapu kütüğünden anlaşılamayan hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4088, K. 2025/2212, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama