KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4226 E., 2025/3048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2022/1287 E., 2024/1199 K.
- İlk derece mahkemesi
- Gaziosmanpaşa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/282 E., 2021/350 K.
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 17.06.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen olmadı. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı ... ve diğer davalıların murisi ... 'ün kardeş olduklarını, müvekkilinin, babalarından taraflara intikal ... parsel sayılı taşınmazın davalıların hisselerine düşen paylarına karşılık gelen o günün piyasa koşullarına göre belirledikleri 200.000,00 TL bedeli ödediğini, bunun karşılığında da ... ve ...'ün ...
Noterliği 12.10.1989 tarih ve ... yevmiye numaralı vekaletname ile ... adlı kişiyi hisselerinin devrini davacıya vermesi için vekil tayin ettiklerini, ancak müvekkilinin davalıların hisselerini tapuda devralmadığını, müvekkilinin kardeşi ... 'ün 19.07.2005 tarihinde öldüğünü, davacı ... 'ün hissesine karşılık bedelin ödenmesine rağmen devrin resmi şeklide yapılmadığını bilen ... mirasçılarınının hisse devrine yanaşmadıklarını, davalı ...'ün,
davacının oğlu ...'e yeniden ....Noterliği 18.06.2016 tarih ... yevmiye numaralı vekaletname ile vekil tayin ederek dava konusu taşınmazdaki hissesine karşılık bedeli elden aldığını kabul ettiği yazılı evrak teslim ettiğini, davacı tarafından dava konusu taşınmazdaki davalıların hisselerinin bedellerinin ödenmiş olmasına rağmen tescile yanaşmadığını ileri sürerek davalıların dava konusu ... parsel sayılı taşınmazdaki hisselerinin iptali ile davacı adına tesciline,
olmadığı takdirde davacının davalılara ödemiş olduğu bedelin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği vekaletnamelerin satış anlamına gelmeyeceğini, ... 'ün ölümünün üzerinden uzun süre geçmiş olması nedeniyle müvekkillerinin vekaletnameden haberlerinin bulunmadığını, davalı ...'in 12.10.1989 ve 18.06.2016 tarihlerinde verdiği vekaletnamelerin doğru olduğunu ancak müvekkilinin hisse karşılığı ödenmediğinden vekillerin azledildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılamada davacı, davalı ...'ten ve bir kısım davalıların mirasbırakanı ... 'ten dava konusu taşınmazdaki hisselerini satın aldığını ileri sürdüğü, dava konusu taşınmazın kök mirasbırakan ... adına kayıtlı olduğu, Tapu Kanun'u, Noterlik Kanun'u ve TMK'da taşınmazların satışının resmi şekilde yapılacağının düzenlendiği, davacının iddia ettiği satışın ise geçersiz bir satış olduğu, taşınmazın davacının tasarrufunda olması iddia edilen satışı geçersizliğini etkilemeyeceği, diğer yandan davacı tarafından davalılara bedel ödendiğinin ispat edilemediği,
davacının dayandığı vekâletnamenin ise davacı tarafından işleme de konulmadığı, davacı tarafından sözleşmenin varlığı ispatlanamadığı gibi davalıların sözleşmenin varlığını inkar ettiği, davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı, dava dilekçesine eklenen adi senedin ise davalı ... ile dava dışı ... arasında düzenlendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın 11.02.1975 tarihli tapulama ile tarafların kök mirasbırakanı ... adına kayıtlı bulunduğu, davacının ise, dava konusu taşınamzda davalıların miras paylarını 1989 tarihinde satın aldığını ileri sürdüğü, tapuya kayıtlı taşınmazların harici satışının geçerli olmadığı, TMK'nın 706. maddesinde öngörülen resmi şekil bir ispat şartı olmayıp geçerlilik şekil olduğu,
bu nedenle resmi şekilde yapılmayan harici satışlar geçersiz olduğundan buna dayalı olarak iptal ve tescil isteğinde bulunulamayacağı, ayrıca, TMK'nın 677.maddesinin 1. fıkrasına göre miras payının devri sözleşmelerin geçerliliğinin yazılı şekle tabi olduğu, davacı tarafça miras payının devrine ilişkin adi yazılı sözleşme sunamadığı, diğer yandan bedel ödediğini de ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosyaya ispata yarar deliller sunmalarına, dinlenen tanık beyanlarıyla davayı ispatlamalarına rağmen Mahkemece taleplerinin reddedildiğini, tanıklarının tamamının görgüye dayalı bilgisi bulunmasına rağmen davalı tarafın tanık dinletmediğini, delillerinin yok sayıldığını, Mahkeme gerekçesinde yemin deliline dayanmadıkları ifade edilse de dava dilekçesinde yemin haklarını saklı tuttuklarını, Mahkemece yemin teklifinin hatırlatılmadığını, davalı ... ve dava dışı ... arasında düzenlenen adi senedin içeriğine göre dava konusu ilişkinin ortaya konduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkili lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, miras payının devrine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçelsinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4226, K. 2025/3048, 17 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama