İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /7. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 7. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4235 K.2024/5363

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Esas2024/4235Karar2024/5363Tarih28 Kasım 2024Okuma4 dk · 868 kelime

KÜNYE

7. Hukuk Dairesi 2024/4235 E., 2024/5363 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
28 Kasım 2024
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Sayısı
2021/1828 E., 2023/914 K.
Davacılar
... vd. vekili Avukat ...
Dava tarihi
13.02.2018
Karar
Esastan ret
İlk derece mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2018/90 E., 2021/118 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

868 kelime·4 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/748 Esas, 2013/1365 Karar sayılı ölüme bağlı tasarruf kararı kapsamında resmi vasiyetname düzenleyerek tüm mal varlığını davalıya bıraktığını, vasiyetnamenin açılarak okunduğunu, oysa dava konusu Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/748 Esas, 2013/1365 Karar sayılı kararının vasiyetname hükmünde olmadığını, vasiyetnamenin asgari şekil şartlarını taşımadığını, içerik yönünden ise ehliyet, ikrah ve baskı içerdiğinden iptali gerektiğini, iki tanık huzurunda hazırlanmadığını, tanığın muristen önce beyanda bulunduğunu,

beyan sonrası tanık ve memurların imza atmadığını, murisin okuma yazmasının bulunmadığını, alınan sağlık raporunun 2011 tarihli olmasına rağmen rapor tarihinden 2 yıl geçtikten sonra bu raporun esas alındığını, vekil vasıtasıyla talepte bulunulamayacağını belirterek vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; miras bırakanın resmi vasiyetname başvuru tarihinin 11.03.2011 olduğunu, kararın 18.06.2013 tarihinde verildiğini, aradan geçen 2 yıl içerisinde birçok duruşma yapıldığını ve murisin çoğu duruşmaya katıldığını, korkutulmasının söz konusu olmadığını, murisin beyanlarının ayrı bir vasiyetname olarak yazılmadan direkt hakimin ve tanıkların huzurunda duruşma yapıldığını, hem avukat hem de tanık önünde beyanda bulunduğunu, yani avukatın da tanık olduğunu, 22.09.2011 tarihli rapor ile murisin herhangi bir akıl hastalığının bulunmadığı ve fiil ehliyetinin olduğunun ortaya konulduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "muris ...'ın ölüme bağlı resmi vasiyetname düzenleme fiil ehliyetinin bulunmadığı ve davalının manevi baskı ve hileli davranışları ile murisin bu tasarrufa gerçekleştirmeye zorladığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulü ile vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, Adli Tıp Kurumu Raporunda miras bırakanın vasiyetname tanzim tarihi olan 18.06.2013 tarihinde ölüme bağlı tasarruf yapma ehliyetinin bulunmadığı belirtildiğinden, Mahkeme kararının isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde:

a.

Mahkemenin miras bırakanın fiil ehliyetine sahip olmadığına dair kararının hatalı olduğunu, tüm sağlık raporlarının murisin vasiyetname düzenlenmesi amacıyla yaptığı başvuru sırasında akıl sağlığının yerinde olduğunu gösterdiğini, buna rağmen başvuru tarihi olan 11.03.2011’de akıl sağlığının yerinde olup olmadığının kesin olarak tespit edilemediği gibi bir tespite nasıl ulaşıldığını anlayamadıklarını, murisin akıl sağlığının yerinde olduğunun kendi tanık ifadeleri ile ispatlandığını, davacı tanıkları incelendiğinde ise muris ile görüşmeyen, ziyaretlerine gitmeyen kişiler olduğundan şahitliklerine itibar edilmemesi gerektiğini,

yargılamanın devam ettiği sırada murisin akıl sağlığı ve tasarruf ehliyetine halel getirebilecek en ufak bir delil bulunmadığını, Adli Tıp Raporunda hususa ilişkin bir ifade olmadığını, 11.03.2011-18.06.2013 tarihleri arasında murisin fiil ehliyetinin bulunmadığına yönelik kanaatin nasıl oluştuğunun izaha muhtaç olduğunu, vasiyetnamenin düzenlenmesine ilişkin yargılamada karar 18.06.2013 tarihinde çıkmışken, murise ilk kez alzheimer teşhisinin 20.08.2013 tarihinde konulduğunu, Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda da bu teşhise istinaden karar tarihinde fiil ehliyetinin olmayabileceği şeklinde değerlendirme yapıldığını,

murisin vasiyetname düzenlenmesi için mahkemeye başvurduktan sonra karar aşamasına kadar yapılan duruşmaların (11.03.2011-18.06.2013 tarihleri arası) tamamına katıldığı, duruşmalarda vasiyetname düzenlenmesi iradesini ortaya koyduğunu, hakim tarafından da akıl sağlığı ile ilgili en ufak bir şüphe oluşmadığını, tekrar sağlık raporu alınmasına gerek görülmediğini, murise ilk teşhisin karar tarihinden 2 ay sonra 20.08.2013 tarihinde konulduğunu, sadece "hayal görme" ile ilgili bir şikayeti olduğunu, bu şikayetinin sebebinin de kullandığı ilacın yan etkileri olduğunu, Adli Tıp Kurumu raporuna bu yönden taraflarınca itiraz edildiğini,

fakat itirazlarının değerlendirilmemiş olduğunu,

b. Kendi tanıklarının beyanlarına itibar edilmediğini,

c.Kabul anlamına gelmemekle birlikte, murisin 18.06.2013 tarihinde, yani mahkemenin vasiyetnameyi onaylaması tarihinde akıl sağlığının yerinde olmadığı tespit edilmiş olsa bile bunun hukuken bir önemi olmadığını, önemli olanın murisin vasiyetname düzenlenmesi arzusuyla mahkemeye başvurarak iradesini ortaya koyduğu 11.03.2011 tarihinde fiil ehliyetinin bulunup bulunmadığının olduğunu, d. Müvekkilinin murise manevi baskı uyguladığı ve etki altında ölüme bağlı tasarruf düzenlediğine yönelik tek bir delilin bulunmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.

Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile özellikle murisin iradesini açıkladığı celsede fiil ehliyetinin bulunmadığı ve vasiyetnamenin TMK’nın 532. maddesine aykırı olarak 2 tanık katılımı olmaksızın düzenlendiği hususlarına, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un (HMK'nın) 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

28.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4235, K. 2024/5363, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/4235
Karar No
2024/5363
Tarih
28 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2024/4241 K.2024/9108
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4250 K.2024/9165
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4296 K.2024/9644
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4306 K.2024/4915
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2024/4319 K.2024/5243
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2024/4322 K.2024/9476

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.