KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4764 E., 2025/287 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
- Mahkemesi
- Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/797 E., 2024/1358 K.
- İlk derece mahkemesi
- Artvin 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/751 E., 2021/647 K.
Karar Metni
728 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; müvekkillerinin mirasbırakanı Abbas Yalçinkaya'nın 26.04.2019 tarihinde vefat ettiğini, miras bırakanın düzenlediği vasiyetnamenin açılıp okunduğunu, itiraz olmaksızın kesinleştiğini belirterek vasiyetnamenin tenfizini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ... ve ... duruşmadaki beyanlarında davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava tarihi itibariyle dava konusu taşınmazın mirasbırakan adına kayıtlı olmadığı, mirasçılara intikal ettiği, vasiyetnamenin ifasını talep etmenin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, yasal mirasçılar mirasbırakanın külli halefi olduğundan, taşınmazın mirasbırakan adına tapuda kayıtlı bulunması ile mirasçıları adına intikal ettirilmesinin hukuki sonuçları bakımından bir farkı bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesine katılma olanağı bulunmadığı ancak Mahkemece eksik incelemeyle karar verildiği, dava konusu taşınmazın tarım arazisi olduğu,
ifraz kararı verilebilmesi için 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereği dava konusu taşınmazların niteliğinin tarla vasfında olduğu dikkate alınarak ifrazının mümkün olup olmadığı değerlendirilmesi gerektiği, ifrazının mümkün olması durumunda bilirkişilerce ifraz krokisi hazırlanması ve ilgili kurumdan onay alındıktan sonra hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda ifraz mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1.21.06.2021 tarihli bilirkişi raporuna göre emsal içtihatlar uyarınca vasiyetnameyi ayakta tutmak amacıyla taşınmazın ifraz edilmesine bir engel olmadığını,
2.Her ne kadar belediyeden gelen yazı cevabında taşınmazın yola cephesinin olmadığı belirtilmiş ise de müvekkillerinin vasiyetnameye konu taşınmaza kendi imkânlarıyla yol yaptığı, bilirkişi raporunun ekindeki kroki doğrultusunda dava konusu taşınmazın ifrazına karar verilmesi hâlinde hem müvekkillere kalacak taşınmazda hem de davalılara kalacak taşınmazda fiziki olarak yola cephe bulunduğunu,
3.Mahkemece, taşınmazın ifraz edilemeyeceğine kanaat edilmesi hâlinde davanın reddedilmemesi gerektiğini, vasiyet ile müvekkillerine bırakılan yerin davacılara ait olduğunun tespiti ile tapunun beyanlar hanesine şerh verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davaya konu 28.08.2018 tarihli vasiyetname içeriğinden, muris tarafından dava konusu taşınmazın 2500 m2’sinin ve üzerinde bulunan iki katlı evin eşit hisselerle davacılara bırakıldığının anlaşıldığı, Mahkemece yapılan incelemede ise vasiyete konu taşınmazın ifraz edilemeyeceğinin tespit edildiği, bu durumda Mahkemece tenfiz talebinin reddine karar verilmesi doğru ise de vasiyet edilen yerin davacılara ait olduğunun tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik şerhe ilişkin temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “Davacı tarafça açılan davanın REDDİNE” ibaresinden sonra gelmek üzere “Artvin Noterliği 6174 yevmiye nolu 28.08.2018 tarihli vasiyetnamesine göre taşınmazın 2500 m²'si ve 2500 m² üzerinde bulunan iki katlı evin tapusu eşit hisselerle ... ve ...'ya verilmiştir.” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz karar harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞIOY
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden kararın onanması görüşündeyim. Sayın çoğunluğun kararın düzeltilerek onanması kararına bu nedenle katılamıyorum.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4764, K. 2025/287, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama