KÜNYE
7. Hukuk Dairesi 2024/4771 E., 2025/515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Mahkemesi
- Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1303 E., 2023/1642 K.
- İlk derece mahkemesi
- Emirdağ 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2020/180 E., 2023/64 K.
Karar Metni
717 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 19.02.2020 tarihinde vefat etmiş olan muris ...'in; müvekkili dışında beş yasal mirasçısı bulunduğunu, murisin terekesinin tespiti ve defterinin tutulması talebiyle açılan davanın 29.09.2020 tarihli duruşmasında davalı ... tarafından 05.12.1996 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin dosyaya sunulduğunu, sözleşmede muris adına kayıtlı olup ölümünden sonra iki adet taşınmaz bırakılması şartı ile davacının diğer tüm hak ve hisselerinin tamamından davalılar lehine feragat ettiğini, ancak muris tarafından sözleşme düzenlenmeden bir gün önce iki adet taşınmazın ...'a tapudan devredilmiş olduğunu, ifa imkansızlığı ve aldatma nedeniyle sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili ayrı ayrı verdiği cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı ve muris arasında yapılan mirastan feragat sözleşmesinin geçerli olduğunu, davacının eski eşinin borçları nedeniyle davacının isteği üzerine dava konusu taşınmazların ...'a devredildiğini, satış işlemi nedeniyle murisin para almadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tanık beyanlarından davacı ...'in eski eşi ...'ün borçları nedeniyle dava konusu taşınmazların ...'a devredilmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının aldatma olgusunu ispatla mükellef olduğu, tanık beyanları ile aldatma olgusunu ispatlayamadığı gibi aksine sözleşme tarihinden önce taşınmazların devredilmesinin kendi bilgisi dahilinde gerçekleştiğinin sabit olduğu, miras taksim sözleşmesinde kararlaştırılan ivazın sözleşme akdedilmeden bir gün önce davacının rızası ile üçüncü bir kişiye devredilmiş olması karşısında ivazın yerine getirilmediğinden bahsedilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
Hükmün davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davaya konu 05.12.1996 tarihli mirastan feragat sözleşmesinin muris ... ile davacı ve dava dışı kardeşleri ..., ... arasında yapıldığı, davacı ve kardeşlerinin ivazlı olarak davalılar lehine mirastan feragat sözleşmesi yaptığı, sözleşmenin içeriğine göre ivaz olarak davacı ve sözleşmeyi imzalayan diğer iki kız kardeşine ayrı ayrı ikişer tane taşınmazın bırakılmasının kararlaştırıldığı,
davacıya bırakılması kararlaştırılan taşınmazların ise 04/12/1996 tarihinde muris tarafından dava dışı ...'a satış yoluyla devredilmiş olduğu, ifanın imkansız hale geldiği, sözleşme gereği ivaz olarak belirtilen şartın yerine getirilmesi mümkün olmadığından davacı açısından söz konusu sözleşmenin iptali gerektiği, her ne kadar davalı, taşınmazların muris tarafından davacının eşinin borçlarının ödenmesi için dava dışı ...'a devredildiğini, böylece sözleşme gereğinin yerine getirildiğini ileri sürmüş ise de; sözleşmede böyle bir hükmün geçmediği,
noterde yapılan resmi belgenin aksinin yine aynı mahiyette delille davalı tarafından ispat edilemediğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulü ile davacı açısından mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; sözleşmenin geçerli olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının aradan 24 yıl geçtikten sonra dava açtığını, bu süre zarfında alacağını alamamış olsaydı çoktan dava açmış olacağını, murisin babası ile gerektiği gibi ilgilenmediğini, davacı tarafın iddiası bir an için doğru kabul edilse bile İskender tarafından murise verildiği iddia edilen satış parasınn akıbetine ne olduğunu, murisin satışı yaptığı ve parasını aldığı iddiası karşısında o dönemki murisin banka ve tapu kayıtlarının da araştırılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istediklerini belirtmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mirastan feragat sözleşmesinin iptali istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesinde; murisi ile arasında 05.12.1996 tarihli ivazlı mirastan feragat sözleşmesi akdettiklerini ancak sözleşme yapıldığı tarihte davacıya ivaz olarak verilmesi kararlaştırılan taşınmazların murisi ölümü üzerine muris üzerinde kayıtlı olmadığının anlaşıldığını, murisin aslında malik olmadığı taşınmazları ivaz olarak gösterdiğini, sözleşme sırasında iradesinin fesada uğratıldığını belirterek mirastan feragat sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Tüm dosya kapsamı ve dinlenen tanıkların beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davacının eşinin borçları nedeniyle dava konusu feragat sözleşmesinde ivaz olarak kararlaştırılan taşınmazların dava dışı ...'a devredildiği, aradaki alacak ve borç ilişkisinden kaynaklı olarak borcun ödenmesi amacıyla temlik işleminin davacıdan alacaklı kişilere yapıldığı, bu haliyle ivazlı mirastan feragat sözleşmesindeki ivazın sözleşme düzenlenmeden önce davacıya sağlandığı anlaşıldığından davanın reddi yerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilamında yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4771, K. 2025/515, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama